AKŞAM | CUMARTESI | 07 MART 2009, CUMARTESİ

Filistin hip hop'la başkaldırıyor

22 Åžubat'ta biten !F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nin en ilgi çekici filmlerinden biri, Filistin'deki hip hop camiasını anlatan 'Slingshot Hip Hop / Sapan ve Hip Hop' adlı belgeseldi. Filmin yönetmeni Jackie Salloum'la konuÅŸtuk.
c_kat

Her yıl ÅŸubat ayında düzenlenen !F İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nin dikkat çeken filmlerinden biri, Filistin kökenli Amerikalı sanatçı Jackie Salloum'un 'Slingshot Hip Hop / Sapan ve Hip Hop' adlı belgeseliydi. 'Sapan ve Hip Hop' Filistin'deki hip hop kültürü ve grupları üzerine çekilmiÅŸ farklı bir çalışma. Film bir yandan Filistin'deki gençlerin kendilerini ifade etmek için adım adım yarattığı hip hop kültürünün izlerini sürerken diÄŸer yandan Filistin ve İsrail'deki günlük yaÅŸamı anlatıyor. BaÅŸta Sundance olmak üzere pek çok önemli festivalden ödüllerle dönen belgeselin yönetmeni Jackie Salloum'la Filistin'deki hip hop kültürünü, oradaki gençlerin yaÅŸamlarını ve Amerika'da 'Arap' olmanın zorluklarını konuÅŸtuk.
n Bu sizin ilk uzun metrajlı belgeseliniz. Ama Filistin ve Araplar üzerine yaptığınız bir çok farklı çalışma var.
Evet deneysel videolar, kısa filmler, kolajlar ve fotoÄŸraflarım var konuyla ilgili. New York Üniversitesi'nde sanat eÄŸitimi alırken yaptığım Arap stereotiplerini sorgulayan, politika ve pop kültürünün karışımı olan iÅŸler bunlar. İnsanlar artık Araplar ya da Filistin'le ilgili konuları televizyonlarda görmekten, gazetelerde okumaktan sıkıldı. Bu konuları onların ilgisini çekebilecek ÅŸekilde anlatmak gerekiyor. Bu yüzden de ben yaptığım iÅŸleri dozunda bir mizah ve pop kültürle harmanlamaya çalışıyorum.

BEKLEMEDİĞİM BİR İLGİ GÖRDÜM
Filistin'deki hip hop camiasıyla ilgili bir belgesel yapma fikri nasıl ortaya çıktı peki?
Bu tamamen bir tesadüftü. Bir gün yerel bir radyo istasyonunda Filistinli bir hip hop grubunun ÅŸarkısını dinledim. Çok heyecanlandım. O güne kadar böyle bir ÅŸeyin varlığından bile haberim yoktu. İnternette araÅŸtırma yapmaya baÅŸlayınca karşıma konuyla ilgili kapsamlı bir site çıktı. 2002 yılında burada dinlediÄŸim ÅŸarkılardan birine deneysel bir video hazırladım sınıfımdaki arkadaÅŸlarıma göstermek için. Ama o kısa video beklemediÄŸim kadar ilgi gördü. Galerilerde gösterildi, festivallere davet edildi. Oysa ben sadece oralarda neler olup bittiÄŸini göstermek istemiÅŸtim. Bunun konuyla ilgili bir film yapmaya karar verdim.

Bu kısa videolar dışında bir sinema geçmiÅŸiniz yoktu yani belgesele baÅŸlarken?
Hayır. Bu yüzden de en baÅŸta altından kalkabilirmiÅŸim gibi geldi (gülüyor). Kuzenimle birlikte kameralarımızı alıp ailemizin bir bölümünün hala yaÅŸadığı Batı Åžeria'ya gittik. Bir kameramanımız ya da teknik ekibimiz yoktu. Paramız da... Üstelik daha kameranın tam olarak nasıl kullanılacağını bile bilmiyorduk. Her ÅŸeyi çekimler sırasında öÄŸrendik (gülüyor).

GAZZE YARI AÇIK CEZAEVİ GİBİ
Filmin çekimleri ne kadar  sürdü, nasıl çalıştınız biraz anlatır mısınız?
Filmi çekmeye 2003'te baÅŸladık. 2007'de çekimler bittiÄŸinde elimizde 700 saatlik görüntü vardı. Bu süre boyunca Filistin'e 3'er aylık sürelerle 6-7 kere gittim.

Neden 3'er aylı sürelerle?
Amerika'da yaÅŸayan bir Arap olduÄŸum içi en fazla o kadar vize veriyorlar. Bu sürenin sonunda giriÅŸ çıkış yapmak zorundasınız.

Kaç müzisyeni çektiniz bu 700 saat içinde?
15-16 grup çektim. Ama filmin temasını oturttuktan sonra bu grupların çoÄŸunu atmak zorunda kaldım. Filmde sadece 7 grup var.

Filistin'de çekim yapmak zor muydu?
Çok zordu. Gazze'ye girmek için beni içeri sokabilecek bir organizasyon bulmak gerekti. İçerisi yarı açık cezaevi gibiydi. Batı Åžeria'daki güvenlik noktalarında çok takıldık. Arap olduÄŸum için kamera ya da teypleri ben taşımadım çünkü el koyuyorlar. Bunu benim için içeriye Arap olmayan arkadaÅŸlarım soktu. Ayrıca havaalanlarında çok fazla eziyet çektim. Her geliÅŸimde en az 7 saat beklettiler. Bunu yurtdışında yaÅŸayan Arapların hepsine yapıyorlar...

Neden?
Filistinlilerin kendi topraklarına dönmesini ÅŸartları zorlaÅŸtırarak engellemeye çalışıyorlar. Sırf bu yüzden yıllardır memleketine gelemeyen insanlar var. YaÅŸlı bir tanıdığımız sırf bu yüzden yıllarca gelmedi. Ölümüne yakın kızı onu cesaretlendirdi ama ta California'dan gelen bu yaÅŸlı adamı saatlerce bekletip içeri almadan havaalanından geri gönderdiler. Çünkü Batı Åžeria'da malları vardı. O insan doÄŸduÄŸu toprakları, yakınlarını bir kere bile göremeden öldü.

Gençlerin durum nasıl peki Filistin'de? Nasıl yaşıyorlar, neler yapıyorlar?
Filistin'de genç insanların yapacağı pek fazla ÅŸey yok. SavaÅŸ var ve olanaklar kısıtlı. Böyle bir ortamda müzik oradaki genç insanların yaÅŸadıklarını dışa vurmasına ve öfkelerini akıtmalarına yardımcı oluyor. Hip hop'ın en güzel yanlarından biri de bu. Kendilerini, yaÅŸadıklarını anlatıyorlar ve bu onların kendilerini daha iyi hissetmelerini saÄŸlıyor. Zaten hip hop müziÄŸin Filistin'de bu kadar hızlı bir ÅŸekilde yayılmasının sebebi bu. Biz çekimlere ilk baÅŸladığımızda sadece 10 tane rapper vardı. Åžimdi sayıları 40'ı buluyor.

Belgeselinde de gördük bu gençlerin arasında pek çok genç kız var. Hip hop genelde erkeklerin egemen olduÄŸu bir müzik türüdür. Erkek rapçilerin onlara tepkileri nasıl?
Erkek rapçiler kızları destekliyor. Bence bu da Filistin hip hop'ının en güzel yanlarından biri. Ancak dünyanın diÄŸer bölgelerindeki pek çok kadın gibi onların da yaÅŸadıkları zorluklar oluyor. Erkeklerin yönettiÄŸi bir düzende kadınların eÅŸitlik saÄŸlayabilmek için uÄŸraÅŸması gerekiyor. Yine de Filistin'deki rapçi kızların bu zorlukları aÅŸmak için diÄŸer kadınlara örnek olduÄŸunu düÅŸünüyorum.

Barış için adalet
Bölgeye barışın geleceÄŸine   inanıyor musun?
Bu zor bir soru. Bugünlerde bir ÅŸeylere inanmak her zamankinden daha zor. Hele de son yaÅŸananlardan sonra. Tabii ki bölgeye barışın gelmesini istiyorum. Ama dünyadaki tüm güçler bunun karşısında dururken savaÅŸmak öyle zor ki. Filistinliler çok dayandı ve dayanmaya devam ediyor. Anneleri, kardeÅŸleri, babaları ölüyor ve onlar hala barıştan bahsedebiliyorlar. Sürekli saldırılar oluyor ve bu saldırıların dozu giderek artıyor. Filistin'de yaÅŸayan bir arkadaşım son Gazze saldırının bugüne kadar yaÅŸadıklarının en kötüsü olduÄŸunu söyledi. 'Boyutlarını tahmin bile edemeyeceÄŸin bir kabus gibiydi' dedi. Filmdeki rapçilerden birinin evi bombalandı, babası öldü. Tüm bu olanlara bakarak barışı umut etmek çok zor. Ama ne yapılabilir ki baÅŸka? Elden bir ÅŸey gelmiyor... Adalet olmadan barış da olmaz. Önce adalet olmalı...

ÖZLEM KÖYOÄžLU

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3