AKŞAM | CUMARTESI | 07 MART 2009, CUMARTESİ
Uzun yıllar yurtdışında edindiÄŸi müzik deneyimi ve Kangroove grubu ile yakaladığı popülaritesiyle Bora Uzer, ilk solo albümünü yayınladı. İlk albüm 'B1'in hikayesini Uzer'den dinledik.
Kangroove'un, İstanbul gece hayatında cover yapan gruplar arasında kolay elde edilmeyecek bir kitlesi oldu. Bora Uzer, Alp Ersönmez ve Mert Önal'ın kurduÄŸu topluluÄŸun baÅŸarısının formülü, coverları, ÅŸarkıların sahiplerinden bile iyi çalmaya çalışmaktı. TopluluÄŸun dinleyicisi için iyi haber grubun ön adamı Bora Uzer'den geliyor... Yurtdışında yaptığı müzik çalışmalarıyla piÅŸen ve bir dönem Jay-Lal ismi ile yola devam eden Bora Uzer, ilk albümü 'B1' ile ilk solo çalışmasına imza attı. Ama korkmayın Kangroove projesi de devam edecek!
Albümden yayınlanan çıkış ÅŸarkısı 'Aramızda Bir Gerginlik mi Var?' MFÖ'den Özkan UÄŸur ve 'Avrupa Yakası'nın Tanrıverdi'si Sarp Apak'ın da yer aldığı video klibi ile dikkat çekti. Albüm ise rahat ve doÄŸal tarzıyla herkesin kendinden bir parça bulabileceÄŸi bir çalışma olarak gönülleri kazanacak gibi görünüyor. Bora Uzer, Kangroove ile baÅŸlayan müzik yolculuÄŸunu anlattı.
Bora Uzer ismini ilk olarak İstanbul'un canlı performans toplulukları arasında en ünlülerinden olan Kangroove'u ile tanıdık. Hikayeyi bir de sizden dinleyelim mi?
1998 senesinde Rotterdam Konservatuarı'ndan döndükten sonra Alp Ersönmez ve Mert Önal'la birlikte kurduk Kangroove'u. 1 yıl sonra da Can Çankaya katıldı. İstanbul'da o dönem tüm mekanlarda aynı tarz müzik yapan gruplar çalıyordu. Bizse farklı bir ÅŸeyler yapmak istiyorduk. Bir cover grubu olarak en iyisini çalmaya çalıştık. Böylece Kangroove adı duyulmaya baÅŸladı. Ben albüm yayınladıktan sonra da dağılacak bir proje deÄŸil Kangroove. Orada 4 ses var. Bora Uzer projesi ise benim hayata bakışım, benim sesim ve nasıl hissedip yaÅŸadığımı anlatan bir yolculuk. Kangroove'un gerçekten kemik ve sıkı bir kitlesi var.
ÜNLÜLERE BENZETİLMEKTEN HEP GURUR DUYDUM
Onun için de dinleyici ile kimyası tuttu deÄŸil mi?
O iÅŸi aÅŸkla yaptığımızı dinleyiciler de anladı. Yıllarca bu proje içinde beni kimi zaman Stevie Wonder'a kimi zaman Justin Timberlake'e kimi zamansa Jamiroquai'a benzettiler. Ve bunu yaparken sanki kızacağım bir ÅŸeymiÅŸ gibi söylediler. Halbuki gurur duyarım! Biz zaten cover grubuyuz, cover grubu ne demek? BaÅŸkalarının ÅŸarkılarını çalarken de en iyisini çalmaya çalıştık hep...
Bora Uzer müzik iÅŸine nasıl girdi peki?
Bir gün kaykay kayarken gitar çalan bir çocuk gördüm ve günlerce dedemin başına ekÅŸidim 'ben de bir gitar istiyorum' diye... Ciddi olduÄŸumu da anladılar! Günde 12 saat çalışıyordum. Çünkü benim için ilk görüÅŸte aÅŸktı, hani hissedersin ya... Sonra Rotterdam'da konservatuar bursu kazandım. Londra, Hamburg ve İstanbul'da müzik çalışmalarıma devam ederken New York ve Atlanta'da yaÅŸadım. Yurtdışında birçok konserde yer aldım ve Beverly Knight'ın ön grubu olarak İngiltere turnesine çıktım... Bu arada tanıştığım prodüktör Osman Kent hayatımı deÄŸiÅŸtirdi. Türkçe bir albüm yapmak için yüreklendirdi beni...
Müzik, hayatının aÅŸkı ama çalışkan da birisiniz belli ki...
Durmaya baÅŸlayınca ortaya sıkıntı çıkıyor. Hem ÅŸimdi durursak ne zaman çalışacağız? Bir ÅŸey üretip bitirdiÄŸimde huzurlu oluyorum bu enerji beni hayatta tutuyor. Hiperaktif olduÄŸum için baÅŸka türlüsü de düÅŸünülemez zaten. Ama yaÅŸadıklarımdan öÄŸrendim ki takım oyunu içinde yer almak çok önemli.
ALBÜMDEKİ HER ÅžEY BEN KOKUYOR
Albüm sürecinde ÅŸanssızlıklar da yaÅŸadın...
2003 senesinde 'Sweat It Of' isimli bir single yaptım; plak ÅŸirketim Safety Records kapandı. EMI Atlanta'da çalışmalar yaptım ama sonra Londra'ya dönüp bir stüdyo açtım. Yılan hikayesine dönen Bora Uzer albümü böyle bir ÅŸanssızlıkla zaman kaybetti tabii. Ama sonra Osman Kent bana ve müziÄŸime çok inandı, neye ihtiyacım olduÄŸunu sordu. Ben de 'bana balık vermeyin, balık tutmayı öÄŸretin' diyerek bir stüdyom olursa sınırsız üretim yapabileceÄŸimi anlattım. Böylece kendime ilk baÅŸlarda güvenmesem de Türkçe albümün yolu açılmış oldu.
Tüm bunlardan sonra da ilk albüm 'B1' yayınlanmış oldu...
Her ÅŸeyin bir ortaya çıkış noktası ve zamanı var. İnsan önce kendi içinde bütün olmadıkça dışarıya bir ÅŸey yansıtamıyor. Önce kendin huzur ve barışı bulacaksın. Bir iÅŸe giriÅŸince de 'ya olmazsa' dememek lazım. Hayat kendi yolunu buluyor.
Gelelim 'B1'E...
Kangroove'la tanıyanlar dışında göz önünde bir insan olmadım ve böyle bir dileÄŸim de olmadı zaten. Ama senelerdir bu ortamın içinde olunca birçok insanla tanışıyorsun. Albümün çıkış ÅŸarkısı 'Aramızda Bir Gerginlik mi Var?'ın klibinde yer alan Sarp Apak ve Özkan UÄŸur gibi isimleri de böyle tanıyorum. Sarp, insan gibi insan dediÄŸim bir dostum. Özkan AÄŸabey'in ise öyle bir enerjisi var ki bir odaya girince oradaki herkesin de enerjisi yükseliyor. Albümde bir ÅŸarkıda bana eÅŸlik eden Kenan DoÄŸulu ve Mazhar Alanson, Gülse Birsel gibi isimlerin ayrıca Doublemoon'un çok emeÄŸi var bende. Senelerdir İngilizce ÅŸarkı söyledikten sonra Türkçe bir albüm için onlar yüreklendirdi beni. Uzun zaman yurtdışında yaÅŸayıp da Türkiye'ye dönüp albüm yapmak 'yapmacık' gibi geliyordu bana. Oysa 'Aramızda Bir Gerginlik mi Var?' ı dinleyenler, her ÅŸeyin çok doÄŸal olduÄŸu konusunda hemfikir oldular. Bu albümdeki her ÅŸey de ben kokuyor; doÄŸal ve Bora Uzer'in hayatında ne varsa ondan ibaret...
SELİN ÖZAVCI