Bir kere kolonya kokulu Fehmi Koru'yu baÅŸa getirirler... Ama o da yalnız gelmez tabii ki. Yanında Ali BayramoÄŸlu'nu taşıyıverir. Ne de olsa Bülent Ersoy da her yere Oya AydoÄŸan'la gidiyor, yıldızların yanlarında daima birisi olur ya...
Fehmi hayal ettiÄŸi koltuÄŸa yerleÅŸir en sonunda. Kendisine de önce üçüncü sayfada bir köÅŸe açar; Taha Kıvanç orada baÅŸlar.
Bilir misiniz yıllar önce ErtuÄŸrul Özkök ona Hürriyet'te yazmasını teklif etmiÅŸti, ama sadece Taha Kıvanç olarak! Bunun intikamını da alır böylece, bizzat Özkök'ün köÅŸesine 'Fehmi Koru' olarak yerleÅŸerek...
İnsan Kaynakları ilk olarak Bekir CoÅŸkun'u çağırır. 'YumuÅŸak geçiÅŸ' istediklerini söylerler, ona eklerde sadece Postal hakkında yazmasını önerirler. Kabul etmez, çıkışı verilir. Zaten sayfası da yoktur artık.
Yılmaz Özdil sakin kalacak biri deÄŸil. Öyle İnsan Kaynakları'nı, Fehmi'nin açıklamasını falan beklemeden kavga çıkarır, istifa eder, bir de ağır bir yazı yazar; tabii basılmaz.
Fehmi, eski arkadaşı Cüneyt Ülsever'i arar ve 'Lütfen yazılarındaki tonlamayı deÄŸiÅŸtir, biraz Hadi gibi yaz' der... Mesaj açıktır, Hadi Uluengin kalacaktır.
İlk yazıiÅŸleri toplantısında 'Hürriyet aynen devam edecektir, birkaç yazar getireceÄŸim' der... Cengiz Çandar grup içi transfer olarak açıklanır... Emre'yle karısı dışarıdan getirtilir...
İlk icrada Abdurrahman gibi adları olan yeni üyeler önce 'Åžu AyÅŸe Arman'ın fotoÄŸraflarına bir ÅŸey yapalım' gibi önerilerle gelirler, 'Kelebek'e bir müdahale etmek gerek' derler, Fehmi'ye 'ek maaÅŸ' kaynağı bulunmasına dair karar çıkar...
Arman Kırım'ın köÅŸesinin adı 'Simit Havyar'dan 'Simit Peynir'e dönüÅŸür... Kubilay daha çok fasıllara, Sultanahmet'e, nargilecilere, kısacası baÅŸka gecelere akar... Niobe'nin rüya yorumları yerine emekli müftü getirilir... Nil Karaibrahimgil'in yerine Åžebnem Kısaparmak gelir... Kanat Atkaya ise görevi Selahattin Yusuf'a devreder...
Spor müdürü Esat Yılmaer'e 'bundan böyle' kadın sporcu fotoÄŸraflarını kullanırken hassasiyet göstermesi rica edilir...
Oktay EkÅŸi yaÅŸ haddinden, DoÄŸan Hızlan sınıf ve kültür farklarından emekli edilir... Ali BayramoÄŸlu 'günün yazısını' yazar ve 15 sene önceki yarı karanlık, yarı yakışıklı fotoÄŸrafıyla mistik bakışlar çakar Hürriyet okurlarına...
'Oral'ı getirelim' der Fehmi ve böylece eski Cumhuriyet gazetesi yazarı AKP'ye verdiÄŸi yaÄŸcılık hizmetinin karşılığını alır...
Ahmet Hakan da maalesef Fehmi 'katına' çaÄŸrılmadan gönderilir Hürriyet'ten. Rivayet odur ki 'Atın bu adamı' demiÅŸtir Fehmi... Fakat bu söz internet sitelerinde çıkınca açıklamayı Taha yapar...
Ahmet Hakan'ın 'çakması' Akif Beki Radikal'den, Nuray Mert'in 'çakması' ise Habertürk'ten transfer edilir. 'Çakma AyÅŸe Arman' arayışları bir süre devam eder...
Bu süreçte koltuÄŸunu tek bir kiÅŸi korur: Fehmi Abisi'ne yaptığı yalakalıkların karşılığında devrik TV yazarına tekrar köÅŸesinden televizyon yazıp iÅŸ baÄŸlamasına izin verilir.
Birkaç ay içinde ise geçiÅŸ iyice tamamlanır... Öteki mahalleden adını bulmadığımız baÅŸka isimler de küçük-büyük konumlara getirilir, irili ufaklı noktalara yerleÅŸtirilir...
Ha unutmadan, Hürriyet'in kafeteryasında ErtuÄŸrul Özkök'ün ısrarlarıyla konan espresso makinesi de yerini bir semavere bırakır...
Åžarap ve zeytinyağı tadından nargile ve ÅŸerbete geçiÅŸ yapar Hürriyet... 'Türkiye Türklerindir'den 'Huzur İslam'dadır' sloganı yerleÅŸir gazetenin künyesine...
Hürriyet'i de ele geçirdiklerine göre artık hiçbir engel kalmamıştır önlerinde, istediklerini yapabilirler... Bu iÅŸ Atatürk'ün portresinin Hocaefendi'nin profil resmiyle deÄŸiÅŸtirilmesine kadar varır...
Aslında her ÅŸey olur da, artık Türkiye'de mantık tamamen çöktüÄŸü için her ÅŸey de gerçek olabilir.. Evet, Hürriyet de ele geçirilebilir.
Peki ne olur biliyor musunuz?
Hürriyet olmaz. Büyük sözleri, büyük deÄŸiÅŸimleri bir yana bırakalım, her ÅŸeyden önce sıkıcı, baygın, kötü, beÅŸ para etmez bir gazete olur Türk Basını'nın amiral gemisi. Sabah'ın hızlı günlerini yad ettiÄŸimiz gibi anılarımızda anlatırız Hürriyet'i.
Bu adamlar Hürriyet falan yapamazlar çünkü. Sadece Hürriyet'i yerle bir etmeyi baÅŸarırlar.
Amaç da gazete falan yapmak deÄŸildir zaten... 'Hürriyet'i ele geçiren Türkiye'yi ele geçirir' diye inanmışlar; en büyük kaleyi yıkmaktır...
Ben kendimi bildim bileli Hürriyet okuruyum...
Kızarım, severim, nefret ederim, üzer beni, ama 'benim' gazetemdir, onların deÄŸil. Gazetecilerin ve gazete okurlarının geleceÄŸininin, özgürlüÄŸünün garantisidir güçlü bir Hürriyet.
Bugün Hürriyet üzerinde oynanan oyunlara isyan ediyorum. Sırf bir okur olarak bile. Ve herkesi bu savaÅŸa karşı mücadeleye çağırıyorum.
Hürriyet'imiz engellenemez.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.