Gözlerimin pınarında iki boncuk birikti. BoÄŸazıma gelip bir düÄŸüm oturdu. Zor tuttum kendimi... Tek başına bilgisayar başında beni yüksek sesle aÄŸlarken görenler, başıma bir iÅŸ geldi diye paniÄŸe kapılabilirdi gerçekten de...
Prof. Dr. Türkan Saylan'ın bir tek lafıydı beni o hale getiren: 'Kendi ülkemde yaptığımız iÅŸlerin ne kadar önemli olduÄŸu anlamış olmak ve deÄŸerlendirilmek çok önemli.'
Türkan Hanım, kendisine verilen Vehbi Koç Ödülü'ne, Vehbi Koç Vakfı'nın kuruluÅŸunun 40'ıncı yılında layık görülmüÅŸ... 100 bin dolar deÄŸerindeki ödülü Vakfın BaÅŸkanı Semahat Arsel ve Koç Holding Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Mustafa V. Koç'un refakatinde 9. CumhurbaÅŸkanı Süleyman Demirel'in elinden alan Saylan'ı tüm salon ayakta alkışlamış. Ben de Koç'u alkışlıyorum... Özellikle de Seçici Kurul BaÅŸkanlığı'na, bu yıl bir numaralı rakibi Sabancı'nın Üniversitesi'nin rektörü Prof. Dr. Tosun TerzioÄŸlu'nu getirdiÄŸi için... Bu yılki diÄŸer kurul üyeleri ÅŸöyleymiÅŸ: Prof. Dr. Petek AÅŸkar, Prof. Dr. Ali Baykal, Prof. Dr. İpek Gürkaynak, Prof. Dr. ÇiÄŸdem Kağıtçıbaşı...
Herkese çok önemli mesaj var bu atamalarda. Medya baÅŸta olmak üzere rekabet içinde olan her sektör ve kuruma... Komplekssizlik, rekabeti 'sosyal paydaÅŸ' olarak görme büyüklüÄŸü... Bu kadar önemli bir jestten haberi olanların sayısı ne yazık ki çok fazla deÄŸil... Ne hikmetse Koç böyle hasletlerini pek 'bağırmaz'... Hem Koç'a yazdık puanı hem de görevi onurla kabul eden Tosun TerzioÄŸlu Hoca'ya...
Kırmızı ne kadar 'uyuz kaşımaca'dır?
YILLAR önce bir 'Kırmızı' ödül töreninde benim İstanbul Erkek Lisesi'nden kardeÅŸim Hürriyet'in Reklam Grup BaÅŸkanı AyÅŸe Sözeri Cemal'e ÅŸöyle dediÄŸimi hatırlıyorum: 'Mükemmel bir iÅŸ yapmışsınız. Bir taÅŸla sekiz kuÅŸ falan vuruyorsunuz. Yapmanız gereken ve size yakışan bir tek ÅŸey daha var: Bu ödülü 'Kendin piÅŸir kendin ye' durumundan çıkarmanız, tüm yazılı medyanın ödülü ve de 'fan fin fon' delikanlıların ve de genç kızların 'uyuzlarını kaşıdıkları' bir 'mini arena' olmaktan çıkarmak lazım...'
Bu son 'Kırmızı' AyÅŸe kardeÅŸimin bu yolda ciddi emek harcadığını gösteriyor... Nereden hükmediyorum buna? AkÅŸam'daki haberlerden... AkÅŸam'ın ajansının geçen yıl ve bu yıl aldığı ödüllerden... Jüriye herhangi bir baskı yapılmamış olmasından... AyÅŸe ve ekibinin Kırmızı'yı her türlü kompleksten ayıklamaya çalıştıklarının hissedilmeye baÅŸlanmasından... Umarız bu iyi niyet devam eder.
Kırmızı Basında En İyiler'in 6'ncısı yapılmış bu yıl... 97 ajanstan 907 baÅŸvuru olmuÅŸ. 24 ödül verilmiÅŸ. AkÅŸam için yaptığı çalışmayla büyük ödülü (Kıpkırmızı) ve ayrıca iki ödülü daha Grey Reklam Ajansı almış... Kırmızı ile Ülker'in iÅŸbirliÄŸi ise -güncel deyimle ifade edelim- çok akıllı ve yenileÅŸimci (inovatif) bir 'açılım' olmuÅŸ... Ödüllerin dağılımı web sitesinde var: www.kirmiziodulleri.com
Ödül alanların gazetelerde yer alan toplu fotoÄŸrafları ise 'Körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar' havasının sürdüÄŸünü gösteriyor. Anlaşılan, AyÅŸe kardeÅŸim genç katılımcılara, reklam dünyasının müÅŸterilerinin milyonlarca dolarını, markalarının geleceÄŸini teslim etmeyi düÅŸündükleri insanların yırtık pırtık tiÅŸört, kot ve lastik ayakkabılarla dolaşıp kendilerini marjinal 'sanatçı' olduklarına inandırmaya çalışmakla, yanlış bir bireysel vaat oluÅŸturduklarını ve böylece kendi bindikleri dalı kesebileceklerini tam olarak anlatmayı baÅŸaramamış...
İnşallah gelecek yıla...