Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

'Åžebeke' kendini belli ediyor

Dünkü Sabah'ın birinci sayfası gösterdi ki bu gazete kendi kendisini kullandırtmaya devam edecek. Avrasya TV'nin sahibi Mustafa Özbek'in bir dinleme ÅŸebekesi kurduÄŸunu haber yapmış Sabah. Hepimizi dinleyenin Özbek olduÄŸuna inanmamızı bekliyor Sabah.
Daha evvel de Yeni Åžafak, Tuncay Özkan'ın saksıya dinleme cihazı yerleÅŸtirerek bir balıkçıyı dinlediÄŸini haber yapmıştı. Bunun DoÄŸan Grubu'nda çok büyük rahatsızlığa sebep olduÄŸunu, grupla arasının bozulduÄŸunu da yazmışlardı hatta. Ancak ÅŸöyle bir problem var bu haberde: DoÄŸan Grubu'nda bu saksı dinlemesinden haberi olan yok! Dahası, Özkan'ın DoÄŸan Grubu'ndan ayrılması da arası bozularak olmadı. Bu gerçeÄŸi de ya bilmiyorlar, ya da kasıtlı olarak çarpıtıyorlar.
Aslında bu iki haberde de verilmek istenen mesaj çok açık: 'Kimse telefon dinlemiyor, sadece Ergenekoncular dinliyor.'

Herkesi bu kadar saf zannediyor olabilirler mi?
Bakın son zamanlarda artık sistematik hale gelen dinlemelere:

l 28 Åžubat'ın yıldönümünde İsmail Hakkı Karadayı'nın telefon kaydı sızdırılıyor.

l Doğan Grubu'na aklın almadığı bir vergi cezası kesiliyor, Soner Gedik'in konuşmaları sızdırılıyor.

l HurÅŸit Tolon hastaneye sevk ediliyor, GATA'da yatan Åžener Eruygur'un eÅŸinin ses kaydı ortaya çıkıyor.

l Kuzey Irak'tan askerimizin dönmesi tartışılıyor, bir generalin konuÅŸma kayıtları gündeme düÅŸüyor.

Her duruma, her ÅŸarta uygun bir konuÅŸma kaseti özenle saklanıyor ve uygun ortam hazırlandığında sızdırılıyor. Ya gündemi belirlemek ya gündemi deÄŸiÅŸtirmek ya da gündemi desteklemek için.
Birileri 'Daha ne bombalar patlayacak' diye konuÅŸuyor ya, atıp tutmuyorlar. Bilerek konuÅŸuyorlar demek ki. Üstelik, ÅŸu birkaç örnek yeni bombaların ses kayıtlı olacağını da gösteriyor.
İyi bir arÅŸiv çalışması yapılmış, konuÅŸmalar klasörlere ayrılmış demek ki. Habere göre servis edilecek.
Bunun bir 'ÅŸebeke' iÅŸi olduÄŸu ortada. Ancak bu telefon kayıtlarını dinleyenler ve sızdıranların Ergenekoncu olup olmadığı konusunda emin deÄŸilim. 'Ergenekoncu' dedikleriniz içeride bir kere! Ama onlar içerideyken bol bol telefon dinleniyor ve sızdırılıyor, herhalde bunu Silivri'den örgütlemiyorlar.
Daha da önemlisi, yandaÅŸ basında kimi köÅŸe yazarlarının hedef göstermesinden sonra böylesi bir servis yapılıyor.
13 Ocak tarihinde AkÅŸam'da yayımlanan '11. Dalga Fiskosu' baÅŸlıklı habere bakalım. Süleyman ArıoÄŸlu 'Bugüne kadar kehanetlerinin çoÄŸu gerçekleÅŸen bazı yayın organları bir sonraki adımın da 'medyadaki Ergenekonculara' ve bazı siyasetçilere yönelik olacağını söylüyor' diye yazmış, 'Tartışmaların etrafında döndüÄŸü isim ve adresler ise bir ÅŸekilde 28 Åžubat ile baÄŸlantılı. Hürriyet Gazetesi ve Aydın DoÄŸan açık açık telaffuz ediliyor.'
Mehmet Emin Karamehmet'in konuÅŸmalarının tetikçi yayın organlarına sızdırılması bu haberden sonrasına denk geliyor.

17 Åžubat'ta da Fehmi Koru ÅŸöyle yazmış:
'Acaba Ergenekon soruÅŸturması önümüzdeki günlerde medya gruplarına doÄŸru yön mü deÄŸiÅŸtirecek? Önce birine, sonra daha büyüÄŸüne?'
Doğan Grubu'na verilen vergi cezası da hemen bu yazıdan sonra. Bu işte de bir kaset sızdırma olayı olduğunu hatırlatmak isterim.
Bütün bunların tesadüf olmadığı da ortada. Artık kesin olarak kanıtlandı ki bu bir ÅŸebeke iÅŸi. Ve son zamanların bütün manÅŸetleri, bütün gündem maddeleri önceden tasarlanmış ve o kurgu etrafında ilerliyor.
Bu gerçeÄŸi, tasarımın mimarları bizzat ele verdi.

Amsterdam uçağında  bir arkadaşım vardı
LOS Angeles'ın en güzel otellerinden Chateau Marmont'un bahçesinde bir öÄŸlen yemeÄŸi için buluÅŸmuÅŸtuk Mert İçgören'le. 2006 yılıydı. Sadece hobi olarak yaptığı rap albümü İstanbul'da gizliden gizliye yayılmış ama hakkında kimse bir ÅŸey bilmiyordu. Los Angeles'ta yaÅŸadığını öÄŸremiÅŸtim, büyük keyifle önce internette yayılan ÅŸarkılarını dinliyordum ve onu çok merak ediyordum. Bu yüzden tanışmak istemiÅŸtim.
Albümünde çizdiÄŸi karakterden bambaÅŸka biri çıkmıştı karşıma. Reklam iÅŸinde çalışıyordu orada, ayrıca Türkiye'ye yönelik ama Türkiye'nin çok ilerisinde film ve dizi projeleri vardı.
Çok sonradan, bir sit-com'da benim 'Oray EÄŸin' rolünü oynamamı bile teklif etmiÅŸti. Tabii ki kabul etmemiÅŸtim ama bu fikre çok gülmüÅŸtüm.
Bir süre sonra İstanbul'da karşılaÅŸtık ve artık buraya yerleÅŸtiÄŸini söyledi. GörüÅŸürüz diye geçiÅŸtirdik, bir türlü görüÅŸemedik. Çok sevdiÄŸi LA'den taşınmasına ÅŸaşırmıştım ama burada iyi ÅŸeyler üretirse bunun bizim zenginliÄŸimiz olacağını düÅŸünüp sevindim.
THY'nin Amsterdam'a çakılan uçağındaki yolcuların listesini okuduÄŸumda onun adını görüp dehÅŸete düÅŸtüm. İsim benzerliÄŸi olabilir miydi?
Facebook'taki sayfasında arkadaÅŸları merak edenlere geliÅŸmeleri bildirmiÅŸ, babasıyla onun uçakta olduÄŸunu ama durumlarının iyi olduÄŸunu yazmışlardı.
'Neyse' deyip, geçtim.
Ertesi gün gazeteyi görene kadar. Business Class'ta oturan babası Bülent İçgören hayatını kaybetmiÅŸ, Mert ağır yaralı olarak kurtulmuÅŸ. Hala Amsterdam'da, o yüzden babasının cenazesine de gelemedi.
Nasıl dehÅŸete düÅŸtüÄŸümü anlatmama gerek yok. Büyük bir trajedi olduÄŸu üzerine uzun uzun bir ÅŸeyler söylemeyeceÄŸim, olayın kendisi yeteri kadar açıklayıcı zaten.
Buradan sadece arkadaşıma geçmiÅŸ olsun ve 'Başın saÄŸolsun' demek istiyorum.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3