Yabancı haber kanallarında küçük bir gezinti yapmak, bunalıma girmek için yeterli neden. Amerika'da çadırkente göçenler, sokaklarda kuyruk olan iÅŸsizler, Avrupa'da o banka battı, bu ÅŸirket kepengi indirdi haberlerini peÅŸ peÅŸe izleyince, Türkiye'de dünyadan nasıl kopuk yaÅŸadığımızı anlıyorsunuz... Dolar yükselmese ekonomik kriz haberlerini bile umursayan yok.
Bir yandan da Sudan gibi, bizi hiç mi hiç ilgilendirmeyen ülkelerde ölüm kalım savaşı veriliyor. Biz 'Ay üzerine sinek üÅŸüÅŸen çocuklar mı, hemen zaplayalım' zihniyetiyle hareket ederken, Darfur'a yardım götüren yabancı kuruluÅŸlar birer birer sınırdışı ediliyor. Ülkede açlık, hastalık, sefalet hakim... Bütün bunların sorumlusu olarak gösterilen kiÅŸi ise Sudan Devlet BaÅŸkanı El BeÅŸir. Hani CumhurbaÅŸkanı Gül'ün baÄŸrına bastığı, Ankara'nın sahiplendiÄŸi El BeÅŸir.
Sudanlı çocuklara aÄŸlayan yok
Evet, Davos'ta horozlanmayı bilen bir ülkeyiz ama iÅŸ, dünya kamuoyunun diktatör ilan ettiÄŸi El BeÅŸir'e gelince, destek vermeye kalkıyoruz. Ülkesinde soykırım ve tecavüz suçlarından sorumlu tutulan El BeÅŸir için Uluslararası Ceza Mahkemesi tutuklama kararı verdi. Bizim diplomasi mekiÄŸimiz ise BM nezdinde, İran ve Çin'le birlikte bu cezayı erteletmeye çalışmak!
Åžimon Peres'e 'Sen öldürmeyi iyi bilirsin' diye çıkışan BaÅŸbakan'ımızdan ses var mı, yok. Gazze'de bombalanan çocuklar için konuÅŸma yaparken aÄŸlayan Emine ErdoÄŸan, Sudanlı çocuklar için iki gözyaşı damlasını ayırdı mı, hayır. Siyonizme karşı nara atmayı iyi bilen 'halk'ımız, benzer hassasiyeti Sudan'daki diktatörlüÄŸe, zorbalığa, vahÅŸete karşı gösteriyor mu, yoo...
Bu ne perhiz, bu ne lahana turÅŸusu demez mi insan? Ülkesine, dinine, ırkına göre mi ezilenin yanında olunur? Geçici üyesi olduÄŸumuz BM Güvenlik Konseyi'nde yapılacak ilk iÅŸ, El BeÅŸir'i kurtarmak mıdır?
Devlet büyüklerimizden somut gerekçelerle neden El BeÅŸir'i sahiplendiklerini açıklamalarını bekliyoruz. Yoksa bütün siyasetçilerimizin konuÅŸmalarının gece 12'den sonra, ÅŸifreli olarak yayınlanması gerekecek. Çocuklara ve gençlere kötü örnek olmasınlar diye...
***
DoÄŸan neden Taraf'a konuÅŸtu?
Aydın DoÄŸan, geçen hafta Taraf gazetesine röportaj verdi. 'BaÅŸbakan bana abi derdi' manÅŸeti günlerce malzeme olacak nitelikteydi, ama nedense DoÄŸan medyası konusunda yazmayı seven yazarlar (Ahmet Hakan, Fehmi Koru) bile yorum yapmadı. Türk medyasında her hareketin altında bir buzağı arandığından, röportajı neden özellikle Taraf'a verdiÄŸi konusunda biraz alıştırma yapalım :
a) Eskiden 'tarafsız' diye Zaman'a vermişti. Şimdi onlar da 'yandaş' sayılıyor.
b) Taraf'a ortak olmanın sinyalini vermek için...
c) Rabbi ona 'Taraf' dedi.
d) KöÅŸeye fena halde sıkıştığından...
Sizce hangisi?
***
300-500 buzdolabı neyi değiştirir?
* BaÅŸbakan ErdoÄŸan, Tunceli yardımları konusunda '300-500 buzdolabı neyi deÄŸiÅŸtirir ki?' demiÅŸ. PiÅŸkinlikle, kural tanımazlıkla her ÅŸeyden sıyrılmanın mümkün olacağını Türk halkına bir kez daha göstermesi açısından, deÄŸiÅŸtirmez tabii...
* ABD DışiÅŸleri Bakanı Hillary Clinton, sıradışı ve cool bir kadın... Ne M. Ali Birand'ın çanak sorularına yanıt verdi, ne de 'aldatma' gibi sulu konulara girmeye niyetlenen, hatta falına bakmayı öneren Müjde Ar'a pabuç bıraktı.