Bu aralar sürekli yollardayız...Üniversiteleri gezip gösteriler yapıyoruz.
Üniversitelerin ve gençliÄŸin durumunu konuÅŸuruz sonra bir ara...
Bugün benim asıl derdim yollar.
UlaÅŸtırma Bakanı geçenlerde dedi ki duble yollarla ilgili;
'Aşık Veysel bugün yaÅŸasa uzun ince duble bir yoldayım. Gidiyorum gündüz gece derdi.'
Valla Sayın Bakan kusura bakmasın ama o duble yollarda Aşık Veysel seyahat etseydi hiç tahmin etmediÄŸimiz ÅŸeyler söylerdi.
Özellikle bu aralar İstanbul-Bilecik-Kütahya-Afyonkarahisar yolunu bir görmeniz lazım.
Daha yeni yapılan ve her fırsatta böbürlendikleri duble yolların hali içler acısı.
Sürekli çukur, hatta çukur demek haksızlık...
BildiÄŸin hendek...
İyi de bu duble yollar yapılalı ne kadar oldu?
Kim yaptı bu yolları?
Devlet bu kadar dandik yol yapan müteahhitlerden bunun hesabını soruyor mu?
Sormuyorsa neden sormuyor?
Neden mesela bu duble yolların ihaleleri parça parça bölünerek yapıldı?
İhale miktarını düÅŸük tutarak ulusal basında duyurulmamasını saÄŸlamak için olabilir mi acaba?
Bunun için mi acaba hayatı boyunca yol inÅŸaatı yapmamış ÅŸirketler bu duble yolları yaptılar?
İşte o çukurdan öbürüne düÅŸerken insanın aklından hep bu sorular geçiyor.
Ama asıl ne yapmak istiyorum bu ara biliyor musunuz?
Bu Afyon-Kütahya yolunu yapan müteahhidi alıp amortisörleri bozuk bir arabaya koyup sabah 8'den akÅŸam 8'e kadar o yolda getirip götürmek...
Neyse ki Karayolları önlem almış bu bozuk yollarda...
'Bozuk satıh' tabelalarını her yere koymuşlar sağolsunlar.