AKŞAM GAZETESİ | CUMARTESI | 14 MART 2009, CUMARTESİ

Çizgi romanın Dostoyevski'si

Usta çizgi roman yazarı Alan Moore imzalı 'Watchmen'in film uyarlaması geçen hafta vizyona girdi. Ancak filmin ne afişi ne de ekip listesinde Moore'un adı geçmiyor. Sebep, yaratıcısının 'Watchmen filme çekilemez' diyerek filmi boykot etmesi.

5
Çizgi romanlar bir zamanlar asosyal hayalcilerin sığınağıydı. Onların birer 'eser' olduğu ve insanlar üzerinde ne denli büyük etki yaratabileceği ise ancak son yıllarda fark edildi. Şimdilerde Hollywood çizgi roman kahramanlarını üçer beşer beyazperdeye taşıyor. Geçen hafta gösterime giren çizgi roman uyarlaması 'Watchmen' de bunun en son örneği. Ama bu kez ortada büyük bir sorun var: 'Watchmen'in yaratıcısı olan İngiliz yazar Alan Moore, açıkça filmi boykot ediyor!
'Watchmen'e 1986 yılında hayat veren Moore çizgi roman dünyasına edebiyat ruhunu katan ve saygınlık kazandıran adam olarak tanınıyor. Onu tanımlamak için seçilen benzetme de durumu açıklar nitelikte: 'Çizgi romanın Dostoyevski'si'.
1953'de İngiltere'nin Northampton kentinde doğan Moore, 17 yaşında LSD sattığı için okuldan atıldı ve kendi kendini eğitti. 70'li yıllarda yerel bir gazetede yayınlanan çizgi serisi 'Maxwell the Magic Cat' ile çizgi roman işine giren Moore, 1982'de ABD'ye taşınıp DC Comics için 'Swamp Thing'i yazmaya girişmesiyle birinci lige transfer oldu. Moore'u yıldızlaştıransa aynı yıl George Orwell'in '1984' romanından izler taşıyan ve çizgi romanlarda görmeye alışık olmadığımız anarşist bir kahramana hayat veren 'V for Vendetta' oldu. Hemen ardından gelen 'Watchmen' ise çizgi roman dünyasının ezberini bozuyordu. Zira 'Watchmen'in ana kahramanları 'kötülere karşı savaşan iyilik timsali süper kahramanlar' klişesini alaşağı eden, hem iyiyi hem kötüyü içinde barındıran gerçekçi kişilerdi. Dahası 'Watchmen' kahramanlık hikayesi anlatmanın ötesinde, içinde medya ve kapitalizm eleştirilerini, zaman ve mekan, güç ve kontrol, tanrı ve varoluş sorgulamalarını da barındırarak, derinlikli, felsefi ve edebi bir eser olarak karşımıza dikiliyordu. Moore, çizgi roman alemini sarsan bakış açısını 'From Hell' (1991) ve 'The League of Extraordinary Gentlemen' (1999) gibi eserlerinde de konuşturarak 'üstat' mertebesine erişti. Başyapıtı sayılan 'Watchmen' de bir klasik oldu. Öyle ki, bugün üniversitelerde tez konusu olan 'Watchmen', 2005 yılında Time Dergisi'nin '1923'ten bu yana yazılmış en iyi 100 roman' listesinde de yerini aldı. 

'FİLMİN ÇEKİLMESİ ZORBALIKTIR'
Ancak tüm bu övgülere rağmen Alan Moore bugün çizgi roman aleminden uzak yaşıyor. Çünkü ağzı bugüne kadar defalarca yandı. DC Comics'te işe başladığında yaptığı anlaşma bunlardan biriydi. Moore, çizer David Lloyd ile birlikte yarattığı 'V for Vendetta'nın yayın hakkını DC Comics'e vermişti. Anlaşmaya göre şirket, çizgi romanı yayınlamaya 1 yıl ara verdiği takdirde tüm haklar yaratıcılarına devredilecekti. Aynı anlaşma Moore'un çizer Dave Gibbons ile birlikte yarattığı 'Watchmen' için de geçerliydi. Ancak DC Comics 80'li yıllardan bugüne kadar bu çizgi romanları yayınlamaya hiç ara vermedi! Haliyle Moore, bu şaheserleri üzerinde asla hak sahibi olamadı. İş bu kadarla da kalmadı. Hollywood, Moore'un kült eserlerini film yapmak istediğinde, Moore buna, çizgi romanlarının filme uyarlandığında özünden çok şey kaybedeceği düşüncesiyle şiddetle karşı çıksa da, hak sahibi olmadığı için engel olamadı. Sonuçta 'From Hell', 'The League of Extraordinary Gentlemen', 'Constantin' orijinallerinden hayli farklı şekillerde sinema izleyicisinin karşısına çıktı. Moore ise bu filmleri, hiçbirini izlemeyerek protesto etti. 2005'te çekilen 'V for Vendetta' filmiyse, anarşist kahramanı yumuşatıp bir özgürlük savaşçısına dönüştürse de iyi bir uyarlamaydı. Ama ünlü yazar filmle hiç ilgilenmediğini açıkladığı halde, yapımcı Joel Silver'ın Moore'un film konusunda çok heyecanlı olduğunu dile getirmesi bardağı taşıran son damla oldu. Sonunda Moore, bundan sonraki tüm film uyarlamalarından adının çıkarılması kararını aldı. Filmlerden alacağı paranın ise çizerlere ödenmesini istedi. Moore'un isminin gösterimdeki 'Watchmen'de hiç yer almamasının sebebi de işte bu boykot.
Hollywood'dan tiksindiğini söyleyen Moore, 'Watchmen' filmi için eleştiri bombardımanını da hiç kesmiyor: 'Bu filmin çekilmesi zorbalıktır' diyen Moore ekliyor: 'Bir fikri alın, kesip biçin, geriye kalanını iyice basitleştirip iyice şişirin ve insanlara sıkıcı hayatlarından kurtulabilmeleri için 100 milyon dolarlık bir kaçış sunun. Bu ahlaksızlıktır, bu bir hakarettir.'

Film, çizgi romana ihanet etmiyor
Ege Görgün (Sinema eleştirmeni)
'Watchmen'in çizgi romanını da okumuş biri olarak filmi son derece başarılı buldum. Çizgi romana ihanet etmiyor. Moore, bu hikaye filme çekilemez dese de bence film bunun aksini kanıtlıyor. Ama elbette Moore'unki gibi kalın grafik romanların sinemaya firesiz aktarılması mümkün değil. Film mesajı tam olarak taşıyamayabilir ama mühim olan eserin ruhunu ve duygusunu doğru aktarabilmek. Öte yandan Moore'un Hollywood ile barışık olması zaten abes olurdu. Hollywood onun inandığı her şeyin tam aksini temsil ediyor çünkü. Yönetmenin kimi kesim tarafından çok faşist bulunan '300'ü yöneten Zack Snyder olması filmi protesto etmesi için yeterli aslında.

MİNE AKVERDİ