CHP solda olmayı ve solda kalmayı AKP'in karşısında durmak zannetti. AKP'yi bir sağ parti olarak alımlaması vahim bir değerlendirmeydi.
Bu deÄŸerlendirme CHP'yi küçültecek süreci de iÅŸletti.
AKP sağı ve solu kısmen baÅŸka bir dolu ideolojik referansı da içeren gayet aktüel bir partiydi.
Katı ve bütünlüklü ideolojilerin bölük pörçük edildiÄŸi dünyada sol da erimiÅŸti.
Bu yeni dönemi kuÅŸatacak anlam repertuvarını CHP kuramadı.
GeçtiÄŸimiz yüzyılın siyasi referanslarını kullanmaya devam etti.
AKP'nin ise kaynaklarından koparak evrilmesi zamanın ruhuna uygun sürüyordu...
Bu tarihsel farklılaşmayı CHP'nin yakalaması olanaksızdı.
Yerinde ve hizasında kalarak siyaset yapmaya uğraştı.
Savunmacı, muhafazakar, devletçi bakışı bu yeni dünyanın hakim eÄŸilimlerini kavrayamıyordu.
Yakalayabildiği tek muhalefet imkanı laik-antilaik hattında cereyan etti.
Kendi deÄŸiÅŸimini gerçekleÅŸtiremediÄŸi gibi AKP'nin dönüÅŸümünü de izleyemedi.
AKP'nin belediyecilikten gelen siyasi tecrübesi toplumun tabanına doÄŸru yayılmasını kolaylaÅŸtırdı.
Hizmet temelinde ürettiÄŸi politikalar İslami duyarlılıkla ve AB hamlesiyle birlikte AKP'yi merkez partisi haline getirdi.
AKP pragmatik kimliÄŸini son seçimlerle pekiÅŸtirdi.
AKP ile CHP arasındaki etkileÅŸimin yetersizliÄŸiyle Türkiye siyasetsizlik dönemine girdi.
KutuplaÅŸma ve cepheleÅŸme tabiriyle ortaya çıkan tablo siyaset yapamama haliydi.
Korkuların motive edildiÄŸi, kısır çekiÅŸmelere mahkum gündem hızla aktı.
Türban, mahalle baskısı, MalezyalaÅŸma, Bayrak mitingleri saflarında bir 7 yıl geçti.
Siyasetin hayattan çekildiÄŸinin bir göstergesi de devlet kurumları arasındaki mücadelede oldu .
CHP'nin küreselleÅŸmenin siyasi ve ekonomik etkileriyle iliÅŸkilenmemesi ağır bir kayıtsızlıktı.
Herhangi bir insanlık durumuna dair bir proje dahi oluşturamıyordu.
Ne toplumu ne de dünyayı okuyabilecek siyasi çerçeveyi kurabildi.
Aslında muhalefet yapılacak geniÅŸ mücadele alanını, küreselleÅŸme kurmaktaydı.
Üretimden düÅŸenler, gelir dağılımında savrulanlar, kamu harcamalarındaki düÅŸüÅŸ, eÄŸitim ve saÄŸlıktaki eÅŸitsizlik...
CHP'nin eleştirilerine ve sorgulamalarına mazhar olamadı.
CHP kendini sol olarak adlandırırken sahiden sol bir partinin en gerektiÄŸi zamanlardan geçiyorduk.
Sol muhtevasının kaybolduÄŸunu geç fark etti.
O zaman da rakibinin alanına girip AKP'nin siyasetine yönelip oradan beslenmeye kalkıştı.
KimliksizliÄŸi son dönemlerde tırmanan CHP popülist tavırları her mahalleye 'Kuran kursu' önerisine kadar vardı.
Türkiye'deki gerilimleri azaltacak diye açıklanan bu giriÅŸim bile bir akıl tutulması gibi geliyor.
CHP'nin bu hafta açıkladığı 7 maddelik iÅŸsizliÄŸe karşı çözüm paketi insana bunları düÅŸündürüyor.
Bu paket de hafta sonuna kalmadan gündemden çıkacak.
Tutarlı ve uzun soluklu bir siyaset olamayacak. Güncel bir çıkış olarak kaybolacak.
BaÅŸlıklardan oluÅŸan içi doldurulmamış öneri, çözüm ve çıkışların ömrü de birkaç gün oluyor.
Halbuki CHP'nin iÅŸçi, emekli, ezilen kesimlerle birlikte sendika, meslek örgütleri, sivil toplumla girebileceÄŸi dayanışma gerçek muhalefetin yolunu açabileceÄŸi gibi halkla birlikte siyaset yapmanın olanağını da oluÅŸturacaktı.
Åžimdi ise Türkiye coÄŸrafyasında batıda bazı büyük ÅŸehirlere büzülmüÅŸ bir CHP var.
2000'li yılların Türkiyesini kavrayamamasının bedelini bir çözüm paketiyle ödeyemeyecek gibi görünüyor.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.