Bir süre önce yakın bir arkadaşımın 'Biricik Suden hep Taksim Gezi Pastanesi'nde' dediÄŸi aklımda kalmış...
Yolum sık düÅŸmese de geçen gün tesadüfen Gezi Pastanesi'ne girdim. Aldıklarımı ödemek için beklerken gözüm bir masaya takıldı. Bir grup kadın hararetli konuÅŸmalar içinde. Fiziki özellikleri ve sesinin tonuyla en dikkat çeken Biricik Suden'di. Türbanlı-türbansız bir grup kadınla toplantı halindelerdi.
Suden ciddi bir ifadeyle olması gerekenleri sıralıyordu, maalesef sıram geldi ve paramı ödeyip çıktım.
Bilmem haberdar olmayan kaldı mı, Biricik Suden AKP'ye katıldı. BeyoÄŸlu Belediyesi Meclis üyesi adayı oldu.
Gazetelerde Biricik Suden seçimi kazanırsa, belediyenin tasarım danışmanı olarak görev yapacağı yazıldı. İşte belli ki seçim öncesi hummalı bir çalışma, toplantılar zinciri yaÅŸanıyor.
Genelde parti binalarında, seçim merkezlerinde yapılmasına alışık olduÄŸumuz çalışmalar bu defa pastanede yapılıyor. Bu da Biricik Suden farkı oluyor herhalde...
Bir süredir Emine ErdoÄŸan'ın Biricik Suden'e olan yakınlığı da konuÅŸuluyor.
ErdoÄŸan, Suden'i çok sevmiÅŸ, beÄŸenmiÅŸ ve yakın arkadaÅŸ olmuÅŸlar. Geçen haftalarda Katar'ın baÅŸkenti Doha'da düzenlenen, Emine ErdoÄŸan'ın katıldığı Kadın ve Kalkınma Çalıştayı'na, Biricik Suden de gitmiÅŸti.
O günlerde çok ÅŸaşırmış, bu ikilinin nasıl bir araya geldiklerini anlayamamıştım. Son derece uçuk, modern ve 'aÅŸmış' bir kadın imajı çizen Suden'in ne alakası olabilirdi AKP'yle. İşin komik yanı, AKP semalarında 'Emine ErdoÄŸan'ın uçuk arkadaşı' olarak tanınıyormuÅŸ kendisi...
Neyse... Bu sıradışı beraberliÄŸi merak ederken bir internet sitesinde bu iliÅŸkinin baÅŸlama öyküsüne rastladım. Karikatürist Hasan Kaçan tanıştırmış ikiliyi. Mazhar Alanson'un Cerrahi Cemaati'nin toplantılarına sık katılan isimlerden biri olduÄŸu ve Hasan Kaçan'la iliÅŸkisinin o toplantılarda kurulduÄŸu yazılmış. Biricik Suden de zaman zaman eÅŸiyle katılırmış bu toplantılara.. Öyle iddia ediliyor...
Benim kafam hiç basmıyor bu iÅŸlere.. Hele konunun içine 'cemaat' lafları falan girince algılama ihtimalim iyice düÅŸüyor. Siyasetten normal ölçülerde anlayan benim için Biricik Suden'in nasıl AKPye katıldığı, neden bu iÅŸlere girdiÄŸini anlamam zor!
Herhalde en az benim kadar herkes için anlaması zor olsa gerek ki Suden '46 yaşındayım, eÄŸlence bitti. AK Parti'nin belediyeciliÄŸini baÅŸarılı buluyorum. İnandığım insanlarla birlikteyim' açıklaması yapma gereÄŸi duymuÅŸ...
EÄŸlence bitince, baÅŸlayacak, yapılacak, yaratılacak o kadar çok ÅŸey sayabilirim ki, ama aklıma gelenler arasında Suden'in Emine ErdoÄŸan'la arkadaÅŸ olması veya BeyoÄŸlu Belediyesi Meclis üyesi adayı olması olmaz inanın!
Erdal Åžafak bu pozisyonu bekliyordu!
Son günlerde medya dünyasının en konuÅŸulan isimlerinden biri ÅŸüphesiz Erdal Åžafak...
Ergun Babahan'ın olaylı ayrılığından sonra Sabah Gazetesi'nin Yayın Yönetmeni olan Åžafak 1995 yılından beri Sabah gazetesinde çalışıyor. Birçok farklı görevde bulundu. YaÅŸadığı bir gerginlik sebebiyle istifa etti ama sonra geri döndürüldü...
'Haber merkezi' odaklı çalışma modeliyle bilinen Åžafak, yıllarını gazete içinde geçirdi. Hayatı koklayarak, haberi sokakta yaÅŸayarak deÄŸil de haber merkezinde masa başı çalışarak.
Ancak Sabah gazetesinde yaÅŸanan deÄŸiÅŸiklikler onun pozisyonlarının da deÄŸiÅŸmesine neden oldu. Bu deÄŸiÅŸen görevler ve hali hazırda yaÅŸanan durumlar sık sık yurtdışı seyahatlerine davet edilmesine sebep oldu.
Bu geziler esnasında yabancı dil bilmiyor oluÅŸunun sıkıntısını hissetmeye baÅŸladı. Yakın dostlarına 'Acilen İngilizce öÄŸrenmem gerekiyor' diye dert yandı. Ve bir sene önce evinde özel ders almaya baÅŸladı. Çevresinde 'Erdal neye hazırlanıyor?' soruları yaratan bu azimli İngilizce çalışmaları sonucunu verdi ve Åžafak kusursuz olmasa da İngilizce öÄŸrendi.
Åžimdilerde bu bilgi 'Erdal Åžafak bir sene önce bu pozisyona getirileceÄŸini biliyordu. O yüzden hazırlanmaya ve kendini geliÅŸtirmeye baÅŸladı' diye yorumlanıyor.
Her ÅŸey bir yana belli bir yaÅŸtan sonra meslektaÅŸlarımızın atalete kapılmasına alışık olan bizler için Erdal Åžafak kutlanmalı. ÖÄŸrenmenin, ilerlemenin yaşı yoktur!
Alışveriş merkezi hastane oluyor
Aylar önce NiÅŸantaşı'ndaki City's alışveriÅŸ merkezinin kapanacağını yazmıştım. Açıldığı günden beri baÅŸarısızlık anıtı olarak durmaktan baÅŸka bir iÅŸlevi olamamıştı zaten... AlışveriÅŸ merkezinin yerine talip olanlardan en güçlü aday bir hastane demiÅŸtim.
Åžimdi öÄŸrendim ki City's, Acıbadem Hastanesi olacakmış. Daha önce de bu fikri eleÅŸtirmiÅŸtim. İstanbul'un en iÅŸlek caddelerinden birine hastane açmak kadar saçma bir fikir olamaz.
YoÄŸun olduÄŸu günlerde 2 saat trafikte kaldığınız bir caddeden bahsediyoruz. Ambulans için, hastaneye yetiÅŸmeye çalışan bir hasta için eziyet!
Onu da geçtim, hastane bu, bu kadar iÅŸlek bir caddede, ÅŸehrin bu kadar içinde neden olsun ki?
Sonunda Sinan Çetin de bıktı
Avrupa Yakası baÅŸarılı bir dizi. Senaryo, oyuncular, ekip hepsi çok baÅŸarılı. Zaten bunca zamandır izleniyor olması da bunun ödülü. Ancak baÅŸta Gülse Birsel olmak üzere ekipte müthiÅŸ bir burnu havadalık, baÅŸarı şımarıklığı yaÅŸandığı da ÅŸüphesiz.
Sık sık gazetelere konu olan oyuncu ayrılıklarında bu durum su yüzüne çıkmıştı. 'Biz istersek varsınız, istemediÄŸimiz an öneminiz kalmaz' tavrı birçok oyuncuya gösterildi.
Son günlerde ortalıkta dolaÅŸan bir söylenti var. Avrupa Yakası'nın her türlü sıkıntıda arkasında duran ve dizinin yapımcısı olan Sinan Çetin'in de artık illallah dediÄŸi konuÅŸuluyor.
Dizinin ve oyuncuların elde ettiÄŸi baÅŸarıdan dolayı müthiÅŸ bir şımarıklığa kapıldığından yakınıyormuÅŸ Sinan Çetin.
'Artık kontrolden çıktılar' diyen Sinan Çetin en kısa zamanda yönetim ve oyuncu kadrosunda deÄŸiÅŸiklik yapacakmış.
Çıkış, yükselme, baÅŸarı güzeldir ama bunun bir düÅŸüÅŸü de olabilir. DüÅŸüÅŸün çok sert olmasını istemeyenler çıkış sürecinde davranışları ona göre belirler!