GöÄŸsün bir çocukla kedinin
savaş alanıdır
onlar şakalaştığını sanırken
seni hep seyretmek kanattı
senin göÄŸsün ama,
kime zafer oldu ki
orda hezimet de
bir kader bulsun kendine
Akif KurtuluÅŸ (Gül ve Pençe)
İnsanlığın tarihi, uygarlığın, kültürün veya savaÅŸların tarihi deÄŸildir. İnsanın yeryüzündeki tarihi, kadınların var kıldığı 'Hayatın' tarihidir.
Okuduğumuz tarihin dışında kalan ve yazılamayan bir tarihtir bu.
'İnsan hayatını' zamanın içinden kadınlar taşıyıp bugüne getirmiÅŸlerdir.
YaÅŸam yerkürede kadınların tutunma ve direnme gücüyle devam edebilmiÅŸtir.
Åžefkatin, aÅŸkın, dayanışmanın, insan olmanın hikayesi kadınlar üzerinden kurulur.
Çünkü onlar zamanın bütün koÅŸullarından bir hayat çıkartabilirler.
Ve bu hayatın anlamlarını da zamana işlerler.
Kadının içinde yaÅŸattığı ve korktuÄŸu bir 'öteki' yoktur.
Bir öteki olacaksa da bunun adı 'hayatı yok eden her ÅŸey' olurdu.
Onların varlığında canlılığa can katacak olanı taşınır.
YokluÄŸu deÄŸil varlığı çağırırlar yeryüzüne.
Kadınlar yaşamı kutsayarak canlı
tutarlar.
Ruhları ÅŸaman ruhudur, doÄŸayı içlerinde taşırlar, doÄŸanın hareketliliÄŸi ve ÅŸenliÄŸini bedenlerinde
yaÅŸarlar.
Duyulmayanı duyar, görülmeyeni öngörürler.
Gözleri onarıcı, elleri ÅŸifalı, yürekleri karışıktır.
Kadim dünyanın bilgisiyle donanmıştır bir kadının ruhu.
Binlerce yıllık bilginin geçiÅŸini kadınlar saÄŸlar.
Bir çiçeÄŸin bilgisi de, bir matemin bilgisi de onlara bahÅŸedilmiÅŸtir.
Başka varlıkları hissedebilme yetisine sahiptirler.
Varlığını bir başka varlıkla yaşama becerisine de.
BaÅŸkalarının açlıklarını da acılarını da süratle sezerler.
Bundandır bir kadının yanında aç kalamazsınız, kendinizi yaralı da yaÅŸamazsınız.
Tutkuların en yakıcıları onlardan yükselir.
En gözü kara meydan okumayı bir kadın yapabilir.
İçlerini yakmasını da soÄŸutmasını da bilirler.
Bir kadınla dünya yeniden kurulur, hayata yeniden dokunulur.
Tahakküm tarihindeki iktidar ve güç iliÅŸkilerinin nesnesi kadın ve temsil ettikleri oldu.
Her türlü gücün uygulama alanı olan kadın bugünün geliÅŸmiÅŸ iktidar teknolojilerinin de hedefinde.
Kadının bünyesindeki uyumu bozgun uygar dünyayla da sürüyor.
Bedenleri ve zihinleri iÅŸgal ediliyor..
Kendine yabancılaşmış bir kadınlık yerleşiyor.
Kadını kıstırmaya uÄŸraÅŸan dünya, kendi kadınlık imgelerini dayatıyor.
YaÅŸlanamayan ama genç de olmayan bir kadının yüzü oldu hayat.
YaÅŸla gelen bilgelik bir ayıp olup sürgün edildi.
Korkularını bedenlerinde yaÅŸayan bir kadın ortaya çıktı.
Kadının içgücünü ve güvenini silecek bir iktidar alanı inÅŸası devam ediyor.
Bir çeÅŸit ÅŸiddet gibi 'genç-güzel-zayıf'' görünmenin paket programları insafsızca kadınlar üzerinde deneniyor.
Kadınlar kitlesel olarak aynılaşıp birbirine benzeşiyorlar.
Aynı yüzler, aynı bedenler, aynı yüzeysellik oluyorlar.
Onların içlerindeki doÄŸadan uzaklaÅŸmaları yaÅŸamdan da uzaklaÅŸma oluyor.
ÇocuÄŸumsu kadınlar çıkıyor sıklıkla karşımıza.
On binlerce yılın hayata devam bilgisi kadınlardan sökülüp alınıyor.
Hayat aksamaya baÅŸlıyor, doÄŸa bozuluyor, ruhlar çökkün..
Galiba tarihin sonu kadınlığın sonuyla geliyor...
Çünkü hayat kadının olduÄŸu yerdeydi ve kadın orada duramıyor artık.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.