Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Hillary Clinton ile gerçek ortaklık

Barack Obama BaÅŸkan seçildikten sonra, kendine model olarak BaÅŸkan Abraham Lincoln'ü  aldı. BaÅŸkanlık seçimlerindeki rakiplerinden Joe Biden BaÅŸkan Yardımcısı olarak seçildi, sonradan görevi kabul etmemesine raÄŸmen rakiplerden  Bill Richardson Ticaret Bakanlığı'na atandı ve sonunda  en önemli rakibi Hillary Clinton ise  DışiÅŸleri Bakanlığı'na getirildi.
1947 doÄŸumlu Hillary Diane Rodham Clinton 1973 yılında Yale Üniversitesi hukuk bölümünü bitirerek avukatlığa baÅŸladı. MesleÄŸinde ilerledi, iki defa ABD'de en etkin 100 avukat listesinde yer aldı. 1975 yılında Bill Clinton ile evlendi. Hillary Clinton, kocasının baÅŸkanlık döneminden  sonra  politikaya soyunan ilk 'first lady' olarak ABD tarihine geçti. Hillary, 1993 - 2001 yılları arasında Beyaz Saray'da  'first lady' dönemi geçirdikten sonra, 2001 - 2009 yılları arasında da iki defa New York senatörü olarak seçildi. New York'u  temsil eden ilk kadın senatör oldu.
BaÅŸlangıçta Senato'da BaÅŸkan George W.Bush politikalarını destekledi. Özellikle Irak savaşı kararını desteklemesi dikkat çekiciydi. Hillary Clinton 2003 yılı baÅŸlarından beri ABD BaÅŸkanlığı için kendini ve kamuoyunu hazırlamaya baÅŸlamıştı. ABD'de ilk kadın BaÅŸkan adayı olarak dikkat çekti, son dakikaya kadar mücadeleye devam etti. Obama partinin BaÅŸkanlık adayı olarak seçildikten sonra  onu destekleyerek Demokrat Parti'nin zaferine önemli katkıda bulundu.
Obama baÅŸkan seçildikten sonra Hillary Clinton DışiÅŸleri Bakanlığı için en fazla sözü edilen adaylardan birisi oldu. Önündeki tek engel eski BaÅŸkan Bill Clinton'ın konferans ve bağış toplama çalışmalarıydı. Sonunda BaÅŸkan  Clinton'ıın bu iÅŸleri bırakması ile  ABD DışiÅŸleri Bakanlığı Senato tarafından 94 evet oyuna karşı 2 hayır oyuyla onaylandı.
BaÅŸkan Obama'nın oluÅŸturduÄŸu yönetim kadrosunun taşıdığı özelliklere en güzel örneÄŸi Hillary Clinton'ın DışiÅŸleri Bakanlığı göstermekte.  Hillary Clinton, güçlü ÅŸahsiyetiyle BaÅŸkan'a düÅŸüncelerinin yanlış olduÄŸunu söyleyebilecek bir kiÅŸiliÄŸe sahip.  Clinton'ın atanması ile BaÅŸkanlık 'evet' diyicilerin kapalı toplumu olmaktan çıkarak, yeniden bağımsız düÅŸünce sahibi olan kiÅŸilerin merkezi olmakta. Barack Obama da etrafında deÄŸiÅŸik görüÅŸ açılarını görmek isteyerek düÅŸünce sınırlarını geniÅŸletmekte. Sınırlı dış politika deneyimini aÅŸmak için çevresinde kendisiyle her zaman aynı düÅŸüncede olmaktan çekinmeyen danışmanlar bulundurarak bir defa daha kendine duyduÄŸu güveni göstermekte.
Hillary Clinton çetin kiÅŸiliÄŸi  ve dünyayı tanıması ile bir DışiÅŸleri Bakanı'nda aranacak her özelliÄŸe sahip. James Baker ve Henry Kissinger güçlerini BaÅŸkan'ın kendilerini devamlı desteklemesinden almışlardı. BaÅŸkan'ın desteÄŸinin etkili bir DışiÅŸleri Bakanı için vazgeçilmez olduÄŸu kesin.  Ülke liderleri, millerce öteden, konuÅŸtukları DışiÅŸleri Bakanı'nın arkasında aslında BaÅŸkan'ın desteÄŸi bulunup bulunmadığını kolayca fark ederler.  DışiÅŸleri Bakanlığı OrtadoÄŸu eski danışmanlarından Aaron D. Miller kitabında,'BeÅŸ dakika içerinde kimin Beyaz Saray'ı temsilen konuÅŸtuÄŸu fark edilir' diye yazmaktadır. 'BaÅŸkan'ı temsil etmediÄŸi anlaşılan bir DışiÅŸleri Bakanı'nın etkin dış siyaset yapması imkansızdır.' Burada önemli olan, dört veya sekiz yıl ilerisini düÅŸünen, yeniden BaÅŸkan adayı olmayı planlayan Hillary Clinton'ın BaÅŸkan Obama'dan gerekli desteÄŸi bulup bulamayacağı.
ABD yönetiminin yeni DışiÅŸleri Bakanı Hillary Clinton 7 Mart 2009 günü sabah 02.30'da, Avrupa gezisinin son durağı olarak Türkiye'ye geldi. BaÅŸkan Obama yönetiminden yetkili bir kiÅŸinin Türkiye'ye bu ilk ziyareti önem taşıyor.
 Türkiye için önemli olan PKK terörü ile olan mücadelede ABD'nin teknik desteÄŸinin devam etmesi. Ayrıca nisan ayında ülkemize gelecek olan BaÅŸkan Obama'nın sözde soykırım konusunda söyleyeceÄŸi sözlerin ne olacağı merak konusu. Burada ABD yönetiminin tavrı önümüzdeki günlerde Türk - Amerikan iliÅŸkilerini etkileyecek. Tabii ABD'nin de istekleri var. Öncelikle Irak'tan ve Afganistan'dan çekilen askerlerinin  Türkiye üzerinden geçiÅŸinin saÄŸlanması, sonra da Afganistan'da bulunan Türk askeri sayısının artırılması. Görünen o ki birinci isteÄŸe hükümetimiz sıcak bakıyor. Ancak Afganistan'a asker gönderme konusunda Genelkurmay BaÅŸkanlığı'nın önceden varolan çekinceleri devam etmekte. Bu konuda belki Kabil'de bulunan Türk askeri kontenjanının artırılması düÅŸünülebilir, fakat daÄŸlarda Taliban'la savaÅŸmak için asker gönderilmesi, kamuoyu tepkisi göz önünde bulundurularak, herhalde kabul görmeyecektir.
Son olarak da İran ve Filistin konusunda Türk hükümetinin bugüne kadar sürdürdüÄŸü görünmez arabuluculuk tutumu belki de daha güçlü olarak ortaya çıkacaktır.
Sonuçta BaÅŸkan Obama yönetimi ile, Bush yönetiminden daha samimi ve güçlü iliÅŸkilerin kurulabileceÄŸi tahmin edilebilir. Bu iliÅŸki geçmiÅŸe göre geniÅŸleme ve derinleÅŸme göstereceÄŸi gibi, BaÅŸkan Obama'nın bir ay içinde yapacağı Türkiye ziyareti ile gerçek bir 'ortaklık' seviyesine çıkabilme ÅŸansı da var.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3