Artık geleneksel hale geldi. Bu defa yerel seçimler öncesi NLP ve beden dili uzmanı Mustafa Kılınç ile Ankara ve İstanbul adaylarını masaya yatırdık. Hangi aday beden dilini iyi kullanıyor, hangisi liderlik özelliÄŸi taşıyor merak ediyorsanız iÅŸte cevaplar:
Ankara..
Melih Gökçek: Proaktif. Rakipleri ve eleÅŸtiriler karşısında kiÅŸi ve olaylara karşı 'Sert iletiÅŸim' modeli uyguluyor. Etkin beden dili kullanımı noktasında baÅŸarılı. Ancak olaylara karşı sert, kiÅŸilere karşı ise yumuÅŸak bir iletiÅŸim rol modeli için dürtü kontrolüne ihtiyacı vardır. Liderlik bölümünde 'GiriÅŸimci' rolünü tercih ediyor.
Murat Karayalçın: Reaktif. 'EleÅŸtiri - suçlama' yöntemini tercih ediyor. 'Dışsal referans ve onaylama' ihtiyacı var. 'Seviyeli iletiÅŸim' modelini uyguluyor. Ses tonunun uzun süre monotonluÄŸu sıkıntı yaratıyor ve etkileme yönünde engel oluÅŸturuyor. 'Teknisyen ve yönetici' liderliÄŸi öne çıkarıyor.
Mansur YavaÅŸ: Reaktif. 'Yeni ses, yeni umut' sloganıyla bütünleÅŸmesi baÅŸarılı. 'Seviyeli iletiÅŸim' modeli uyguluyor. Rakiplerine karşı 'Seri ve suçlayıcı' açıklamaları kendisi yapmıyor. Beden dili ve gerginliÄŸi bütünleÅŸmeyi engelliyor. Liderlikte 'Nasıl'ı sunması gerekiyor.
İstanbul..
Kadir TopbaÅŸ: Proaktif - reaktif. 'Bekleme, temkinli davranma' seçeneÄŸini kullanıyor. 'Yönetici-Teknisyen' liderlik modeli hakim, BeklediÄŸi onaylamaları bulamadığında 'Demotive' olma özelliÄŸi var. Detaycı yapısı 'büyük resmi' kaçırmasına neden oluyor. Etkileme ve tam mesaj verme konusunda beden diliyle olan uyumsuzluÄŸu ön plana çıkıyor. Ses tonundaki tutku yoksunluÄŸu etkili mesaj vermesini engelliyor.
Kemal KılıçdaroÄŸlu: Reaktif. Hemen eyleme geçme yerine 'Bekleme, planlama'yı seçiyor. 'Teknisyen - Yönetici' ve 'Suçlama' modelini kullanıyor. Detaycı yapısıyla büyük resme ilerlemeye çalışıyor. Vatandaşın arasına karışıp 'Ben sizdenim' mesajı vermesi baÅŸarılı. Ancak tutkusuz, monoton iletiÅŸim modeli insanların harekete geçmesi için yeterli deÄŸil.
AKP'yi 'teÄŸet' geçmedi
AKP'nin yeni İdari ve Mali İşler'den sorumlu Genel BaÅŸkan Yardımcısı Ahmet Edip UÄŸur, elinin sıkılığı ve tasarruf uygulamalarıyla gündeme gelmiÅŸti.
Çok ÅŸikayet edilse de bence doÄŸru olanı yapıyor o ayrı..
Kulislerde ÅŸu sıralar da UÄŸur'un, hem AKP çalışanlarının ikramiyelerine hem de yemekhaneye el attığı konuÅŸuluyor. Personeline her yıl iki defa ikramiye veren AKP, iddialara göre artık bundan vazgeçti. İkramiyelerin kaldırılma gerekçesiyse ekonomik kriz... Harcama kalemlerinde tasarrufa giden parti yönetiminin aldığı tedbirler yemekhaneye bile yansıdı. Daha önce 5 yıldızlı otellerin restoranlarına taÅŸ çıkartan yemekhanede, artık 'lüks' yemek sınıfına giren yemekler mönüden çıkarıldı. Bana ulaÅŸan bilgilere göre AKP yemekhanesinde, 'salçalı biftek' ve 'çupra' dönemi kapandı.
Genel Merkez'de ayrıca odalara yemek servisi de kaldırıldı. Böylece ekonomik tedbirler iktidar partisinde uygulanmaya baÅŸladı.
AKP'nin yemekhane sorumlularına yeni dönemi sorduk. Ama ser verip sır vermediler, duyuralım.