'Kız arkadaşını eve getiren C.G. evde kimseyi istemiyordu. O yüzden hiç kimse evde deÄŸildi. İki sevgili baÅŸ baÅŸaydı.'
İşte anahtar cümle: Evin oÄŸlu kimseyi evde istemiyordu... 'OÄŸlan bizi istemedi, bu akÅŸam eve geç gideceÄŸiz', 'Yazlık bomboÅŸ oraya gidin diyoruz ama soÄŸuk oluyormuÅŸ', 'Birkaç günlüÄŸüne Marmaris'e gidiyorum, bizim oÄŸlanın kız arkadaşı gelecekmiÅŸ de...'
Åžimdi böyle bir moda var. 'OÄŸlan bizi evde istemiyo!'
Baba oÄŸluna ortam oluÅŸturmak için dünden hazır. İçinde bir yumru kalmış zaten... 'Biz geçim derdindeydik yapamadık. Sana helal bu yollar' dediÄŸi besbelli. 'Bana hamile bırakıp getirme de ne yaparsan yap, dedim' diyen annelerin oÄŸullarıyla dolu etraf. Sorumluluk, sevgi, vicdan hak getire.
'Delikanlı adam, laf söz dinlemiyor. Åžimdiki kızlar da çok fena zaten. Anaları sahip çıksın' mantığı erkek çocuk ailelerinde giderek yerleÅŸiyor.
Sevgilisi tarafından başı kesilerek, gitar kutusunda çöpe atılan genç kız da böyle bir ailenin kurbanı kuvvetle muhtemel. İnternet gazetelerindeki okur yorumlarında, 'O kızın o saatte orada ne iÅŸi varmış?' diyenler de çok. OÄŸlan o saatte orada olabilir ama kız aynı yerde olursa ya tecavüze uÄŸrar ya da öldürülür... Yani müstahaktır ona.
Haberin yayınlandığı gün gazetelerde de farklı bir muamele görmedi ki kızcağız.
Cinayeti iÅŸlediÄŸi iddia edilen delikanlının ve ailesinin adı ile soyadının baÅŸ harfleri verilirken genç kızın adı ve soyadı açık ve net ifade edildi. Basın G. ailesinin mahremiyetine saygı göstermiÅŸti; peki, ya genç kızın ve ailesinin mahremiyeti?
KADIN VE POLİTİKA
Geçen haftaki 'Kadına muhabbet kolay, politika zor' yazımıza gelen mailleri görünce, 'Eyvah' dedim, 'kadınlar çok kızdı galiba!'... Okuyunca anlaşıldı ki haklıymışım. Kadınlar politika konuÅŸmayı sevmiyor. Bana yazanlar ise politikaya kayıtsız olmayan, politika konuÅŸmayı, tartışmayı seven kadınlar. Onlar da konuÅŸacak kadın arkadaÅŸ bulamıyorlarmış... 'Çay, pasta günlerine katılanlarla kek tarifi, krem adı ve kilo probleminden baÅŸka ne konuÅŸalım ki' diyorlar. Demek ki böyle bir gereksinim var. Siyasi partiler, parti binalarında kadın sohbet odaları açarlarsa ve isteyen kadınlar oraya gidip yeni dostluklar edinirse, önemli bir eksik giderilmiÅŸ olacak. Kadın politikaya ısınacak. Tabii bu eksiÄŸin giderilmesini beyler arzu ederse...
HER KRİZDE VAR BİR HAYIR...
Şu aralar, krizin psikolojik ve maddi yıkımlarında bir 'hayır' aramak hepimize iyi gelecek.
Åžerri hayra dönüÅŸtürmenin yolları çok basit; iyimser olmak ilk ÅŸart. Saflığa varan bir iyimserlik amacı daha da kolaylaÅŸtırır. ÖrneÄŸin, çevredeki kiralık evlerin giderek artması eski 'geniÅŸ aile'ye dönüÅŸün iÅŸareti olamaz mı? Gelinler ve damatlar, tek başına yaÅŸayan yaÅŸlılarını yanlarına alacaklar. Gelin-kaynana tartışmaları yine baÅŸlayacak ama babaannenin kiraya verilen evi ailenin elektrik-su parasını karşılasa fena mı olur?
Babaanne evde olunca, çocuÄŸun bakıcısına ihtiyaç olmayacak. Rusya, Moldova, Türkmenistan, Gürcistan ve Filipinler'den gelen ve eskiden ayda 600 doları beÄŸenmeyen bakıcıları beÄŸenmeme lüksü 'nihayet' bizlerin olacak. Yavrular yarım yamalak Türkçe ile deÄŸil, ninelerinin, dedelerinin katıksız sevgileriyle, örf, adet ve geleneklere aÅŸina büyüseler fena mı olur?
Kriz en çok alışveriÅŸ çılgınlarını bunalıma soktu. Eline kredi kartı geçiren herkes soluÄŸu alışveriÅŸ merkezlerinde alamayacak artık. Ama mutluluk görebilenin dizinin dibinde... Yıllardır dolap bekleyen etekler, pantolonlar yeniden kullanıma girecek. Onların içine girmek için kilo verilecek. Eski kilolara dönülse ve ÅŸahane vücutlar geri gelse, fena mı olur?
Kriz varken dışarıda yemeÄŸe çıkmak da neyin nesi? Tencere yemeklerine dönülecek. Evde piÅŸen yemekler apartmanda kokacak. Kokan yemekten 'size de kokmuÅŸtur' diye bir tabak karşı komÅŸuya yollanacak. Böylece eski komÅŸuluk iliÅŸkileri yeniden canlanacak. Canlanan komÅŸuluk iliÅŸkileri gece yapılan komÅŸu ziyaretlerini de beraberinde getirse, milletçe doÄŸalgaz tasarrufu yapılsa fena mı olur?
Her aile balkonunda saksı tarımına geçerek meyve- sebze masrafını azaltacak. Ucuz yoldan organik ürün elde edilse, kanser riski ortadan kalksa fena mı olur?
Bu kriz pek fena gelmedi kulağıma. Yoksa biz önceden de mi krizdeydik?