Dünyanın en büyük halkla iliÅŸkiler kuramcısı ve Halkla İliÅŸkiler ve İletiÅŸim Yönetimi'nde Mükemmellik kitabının yazarı Prof. Dr. James Grunig, Bersay İletiÅŸim Enstitüsü'nün daveti ve Oger Telecom'un sponsorluÄŸunda verdiÄŸi konferanstaki konuÅŸmasının bir bölümünde kriz iletiÅŸiminden söz ederken dedi ki: 'Bazen haklı olsanız dahi çıkıp özür dilemeniz lazım.'
Bu davranış Grunig'in 'çift taraflı simetrik iletiÅŸim' dediÄŸi yaklaşıma da uygundu: Haklı olsan dahi özür dilemeyi bileceksin!
Zor iÅŸ... Ama öÄŸrenilmesi gerekir. Bakın TÜBİTAK'ın yaptığına! Sen tut, bütün suçu sorumlu yazı iÅŸleri müdürü ile yayın yönetmenine at... NeymiÅŸ? Bu ikisi yetkilerini aÅŸmışlar, aslında kapak küresel ısınmaymış. Kafalarına göre takılıp, Darwin'i kapak yapmışlar.
Fıkra gibi... 'Sular akmadı, çalışamadım hocam' gibi... Ya da 'Almanya yenildi, biz de yenilmiÅŸ sayıldık' gibi...
Küçükken aÄŸabeyim altına yaparmış. Annem de kendisine ters ters bakınca 'Vallahi ben yapmadım, Mehmet'im yaptı' dermiÅŸ. Mehmet'i ben tanımadım. 1940'larda Ankara'da anneme yardımcı olan evdeki görevlinin adıymış.
BaÅŸlıkta da ifade ettiÄŸim gibi atların tercihleri deÄŸiÅŸti. Artık her arpayı yemiyorlar. Kriz iletiÅŸimini adam gibi yönetmezseniz itibarınız ancak ileride size 'Ne oldu bize' diye sorduracak ÅŸekilde hasar görüyor.
TÜBİTAK gibi garip açıklamalar yapmak ile THY gibi hiç konuÅŸmamak arasında iÅŸ sonucu açısından pek büyük bir fark yoktur.
Hollanda makamları kara kutuyu okuyup THY'yi sorumluluk altında tutan açıklamalar yaptılar. THY'den tık yok... Merakla bekliyoruz...
İvedik 2'de finale yaklaşıyoruz...
HatIrlayalIm... Ben Türk halkının ortak ruhi ÅŸekillenmesi konusundaki çözümlememe güvenmiÅŸ ve 'İvedik 2, İvedik 1'den fazla seyirci çekmez' demiÅŸtim... Bir dolu arkadaşımız da tersini savunmuÅŸtu. Sonunda 10 kiÅŸi iddiaya girmeye cesaret etti... Hepsini önce sinemaya sonra da yemeÄŸe götüreceÄŸim... Tabii kazanırlarsa(!)...
Meraklısına not. Kaynak: www.boxofficemojo.com... Filmlerin tüm dünyada ne iÅŸ yaptığını gösteren site... Bakıyoruz... Recep İvedik 1'in getirisi ÅŸu olmuÅŸ: $24,632,784Ö Recep İvedik 2 ise ÅŸu ana kadar $17,794,931 yapmış... Yani birincisini geçmesi neredeyse imkansız...
Kıvırdığım sanılmasın. DoÄŸrudur: Ben ikincisi birinciden daha az iÅŸ yapar deÄŸil, daha az seyirci çeker demiÅŸtim. Ama kaç dolar getiri saÄŸladığı da önemli bir kriterdir... 'Demek ki fiyatları düÅŸürmüÅŸler', algısı yaratır... Bu arada bazı arkadaÅŸlar bana 'Åžunun ÅŸurasında 500 bin seyirci fark kaldı' gibi mesajlar gönderiyorlar. Henüz iddiayı kimin kazanacağı hala ortada... ÖrneÄŸin, Mahsun Kırmızıgül'ün filminin devreye girmiÅŸ olması beni kurtarabilir... Belli olmaz... GöreceÄŸiz... Hani tavlada bir deyiÅŸ vardır: 'Biz adamı Roma'ya kadar götürür, Papa'yı göstermeden getiririz!' derler... Sakın öyle bir ÅŸey olmasın (!)...
Büyük lokmanın hesabı büyük olur
Sİyasİ iletiÅŸimde büyük lokma yerken iki defa düÅŸünmek gerekir. ÖrneÄŸin AK Parti'nin hedefinin yüzde 52 olması gerektiÄŸini, kendilerinin ise maksimum yüzde 25-26 oranında oy alacağını açıklayan Sayın Deniz Baykal gibi...
Bu sefer de boyundan hayli büyük lokmayı AK Parti Grup BaÅŸkanvekili Nihat Ergün yemiÅŸ. Ergün demiÅŸ ki: 'İkinci parti olursak erken seçim gündeme gelir, birileri bunun hesabını öder. Kadrolarımızı deÄŸiÅŸtiririz, buna lider de dahil!'
Belli ki Baykal'ı koltuÄŸundan göndermek istiyor. Fakat bunu ifade ederken iÅŸi Tayyip ErdoÄŸan'a kadar götürmenin alemi ne? İnÅŸallah Ergün bu büyük lokmanın durduk yerde yarattığı iletiÅŸim krizinin hesabını ödemek zorunda kalmaz.