Nihal KemaloÄŸlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

BaÅŸka bir Amerika hikayesi

Film biterken göl kenarından zarif bir tay gibi süzülen arabayı fark edersiniz.
DoÄŸa tarafından estetize edilmiÅŸ gibi duran çizgileri insan yapımıdır.
Hafif yaylanarak yoluna devam eden araba bir Gran Torino'dur.
Ford'un bu rüya gibi modelinin direksiyonundaki genç Asyalı çocuÄŸun ve yanındaki kız kardeÅŸinin gözlerinde bir tebessüm dolaşır.   
Clint Eastwood'un bu yıl iki filminden biri olan Gran Torino böyle biter.
Arka fonda seyir beÄŸeninizin geldiÄŸi noktada sizi kucaklayan müziÄŸe teslim olursunuz.
Son zamanların saÄŸlam dünya masallarını bize Eastwood anlatmakta.
Öteki filmi Changeling ise bambaÅŸka bir sarsıntı olup içinizi kırıp döküyor.
Eastwood olgunlaÅŸtıkça çakmaklaÅŸan zihniyle kurduÄŸu ışıldaklar misali filmler yönetiyor.
YaÅŸlılık bilgisini keskin ve çarpıcı bir sinema anlatımına çevirmesi hayranlık uyandırıcı. 
Sade bir çerçevede inÅŸa ettiÄŸi gerçekliÄŸin odağına insanı koyan Eastwood'un    
üslubu bir iç eÄŸitim de veriyor. 
İnsan olmanın ağırlığı ve hafifliğini bir arada yaşatabilmek gibi...
Anlayabilmenin çoÄŸu zaman anlaşılabilme olması gibi.
DüÅŸünmeyle hissetmenin ayrılamayacağı gibi...
Grand Torino sıradan Amerikalı'nın kendi dünyasındaki yalıtılmışlığına, çözülmüÅŸ Amerikan deÄŸerlerine de dokunuyor.
Bu ülkenin fırsat eÅŸitliÄŸi ve baÅŸarı vaat eden yüzüne deÄŸil, bu görüntüye girmeyen hayatlara çeviriyor kamerasını.
KöhnemiÅŸ banliyöde yaÅŸayan sıradan Amerikalı ve yeni göçmen ailelere göz atıyor.
Evinin önündeki Amerikan bayrağıyla kendi coÄŸrafyasını çizen Amerika oluyor Kowalski.
Eski Kore gazisi Kowalski'nin garajda bir M-16 tüfeÄŸi var.
Yan binadaki  komÅŸular ise Vietnam savaşında Vietnam'ın bombalanması için Laos'ta Amerika ile iÅŸbirliÄŸi yapmış, silahları saklamış Hmog topluluÄŸundan bir aile.
Amerika'nın uzak coÄŸrafyalardaki iki savaşının izlerinin de günümüzde kesiÅŸmesi sanki...
YaÅŸlı ve yabancı düÅŸmanı Kowalsky aileye, geçmiÅŸe ve kiliseye inancını kaybetmiÅŸtir.
Kore'de katıldığı savaşın varlığındaki tahribatını taşımaktadır.
KaybettiÄŸi deÄŸerleri ve inançsızlığı bir öfke olmuÅŸ, ona yapışmıştır.
Dünyaya ve komÅŸularına 'kızgınlığı' iletiÅŸiminin yegane yoludur...
Thao ve Sue, bu Güney Asyalı komÅŸularıyla karşılaÅŸması onun hayata en tahammülsüz zamanlarına rastlar.
Yeni nesil göçmen çocukları için Amerikalı olmak kolay deÄŸildir
AmerikanlaÅŸmanın onları kendilerine ve köklerine yabancılaÅŸtırıcı etkisi ağırdır.
Sokak ve suç kültürü kıskacındaki göçmen çocuklar için gelecek çok dardır.
Thao ve Sue'nun hayatı Kowalsky'le kesişir.
Tutunumsuzluk, yabancılık, hayattan kayan deÄŸerler onları bir araya getirir ve tutar. 
Grand Torino ise garajda duran 1972 model Amerikan refahının otomobilidir.
Kowalsky'nin devamlı temizleyip korumaya çalıştığı Torino, onun geçmiÅŸinin ve hayallerinin temsilidir.
Ve bir gün gelecek Grand Torino garajdan çıkacaktır.
Eastwood anlatımında Amerika'nın bir dil olduÄŸuna da dikkat çekiyor...
Maço, bol küfürlü, erkeksi tondaki dil, Amerikalı olabilmeye imkan veriyor.
Eastwood, tekniğinin derinliğine insani sıcaklığını da katıyor.
Bütün filmlerin Amerika'yı anlattığı günümüzde Grand Torino bir baÅŸka Amerika'da dolaşıyor.
Sinemanın kaçınılmaz kliÅŸelerine raÄŸmen baÅŸka bir ülke görebiliyorsunuz... 
BaÅŸka bir Amerika hikayesinin seyrine çıkıyoruz.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3