AKŞAM GAZETESİ | Elif Aktuğ | 2009-03-14

kategori2

Düşünen adamın oyunu POKER

Sadece düşünen değil, matematik, olasılık hesaplarını ve stratejiyi bilen ayrıca kontrollü olan ve  en iyi psikolojik çözümlemeyi yapabilenlerin oyunu... 'Texas Holdem Poker'e bütün dünya bayılıyor!
Poker... Önce bir televizyon kanalında gördüm ve pek de ilgimi çekmedi açıkçası; ben pişti bile oynayamayanlardanım. Eskiden ailecek gittiğimiz tatillerde babam şöyle bir uğrardı oteldeki casino'ya, 'sıkı' oynadığını söylerdi pokeri. Hiç de merak edip babamın başına dikildiğim olmadı. Babam poker ve briçin 'çok zeki olanların' oynayabileceği oyunlar olduğunu söylerdi, bu da benim ilgilenmemem için yeterli bir açıklamaydı. Eh insanın kendini bilmesi güzel en azından!!!
Geçen hafta Girne Merit Otel'de düzenlenen Texas Holdem Turnuvası sayesinde, hem pokeri sevmeye başladım hem de iyi bir oyuncu olabileceğimi hissettim. İşin ucunda para ödülü olması mıydı beni cezbeden henüz pek emin değilim ama finalde yarışan son 10 kişiyi seyrederken, kalbim deli gibi atıyordu. Bir oyun masasında bu kadar heyecan olabileceğini görmek yeterli bir tahrik benim için ama şunu söylemeliyim; eğer dünyada 250 milyon kişi bu oyunu oynuyor ve beceriyorsa benim neyim eksik?  Zor ama imkansız değil, henüz kağıtları anlamaya çalışıyorum.
Derdim bir sonraki büyük turnuvaya yetişmek. Geçen hafta Merit'te düzenlenen ve her ayın son hafta sonu tekrar edilecek turnuvaya 200 kişi katıldı. Birinci olan 32 yaşındaki Murat Tavra tam 43 bin 840 dolar kazandı ve gerçekten de müthiş oynadı; ben şahidim. Mayıs ayındaki turnuvaya kadar Texas Holdem'i kıvırırsam, 1 milyon dolar kazanabilirim. Yanlış duymadınız, mayıs ayındaki turnuvada toplam 1 milyon dolar ödül dağıtılacak; Merit Grand Casino Club Müdürü Mehmet Tibukoğlu, 500 yarışmacının katılabileceği turnuvanın tarihinin 30-31 Mayıs olduğunu söyledi. Turnuvaya 21 yaşını bitiren herkes katılabiliyor. Geçen hafta yapılan turnuvaya katılan 200 kişi, yaklaşık 13,5 saat oyun oynadılar ve ilk 10 kişi belirlendi. Final de 3,5 saat kadar sürdü.
Çoğunluğun erkek olduğu turnuvada   20 kadar kadın yarışmacı da vardı ama bana sorarsanız 'poker bir erkek oyunu'. Kadınlar da erkek gibi düşünür, hareket eder ve stratejik davranabilirse pekala altından kalkabilirler. Turnuvada birinci olan Murat Tavra, Texas Holdem'in bir erkek oyunu olduğu fikrine katılmıyor ama 10 kişilik final masasında ne yazık ki kadın finalist yoktu.

FAVORİM ÜMİT DAVALA
Futbolcu Ümit Davala'nın da 10 finalistten biri olduğunu belirtmeliyim; onu her ortamda seyretmek müthiş bir keyif. Bir futbolcunun da zeka ve strateji gerektiren bir oyunda başarılı olduğunu görmek, spor aşığı biri olarak beni ayrıca sevindirdi. Elbette tabii, ben futbolcunun zevki ve çevik olanını da severim; sağlam vücutta nefis duruyor zira.  Favorim Ümit Davala  8. oldu. Pokerde bir başka hoşuma giden şey de finalistlerin bir diğerini alkışlamasıydı. Son derece centilmence oynanıyor ve herkes aslında kendisiyle yarışıyor. Tüm dünyada ses getirmeye başlayan Texas Holdem turnuvalarının Kuzey Kıbrıs'a turist getireceğini söyleyen Casino Müdürü Mehmet Tibukoğlu, kısa zamanda dünyanın çeşitli ülkelerinden turnuva tutkunlarının, pokerde söz sahibi olan WPT (World Poker Tour )ve Full Tilt gibi uluslararası organizasyonların dikkatini çektiklerini de belirtti. İki firma ile de görüşmeleri sürüyor. Bu da turizme büyük canlılık getirecek kısa zamanda. Şimdi hedefim yaklaşık 3 ay içinde erkek düşüncesi ve zekasıyla pokeri oynayabilmek ve kadın içgüdülerini kullanarak  1 milyon dolarlık turnuvada kazanmak.

1 MİLYON DOLARI   BEN KAZANMALIYIM!
Bir tek hırs eksik bende ama kazanacağım parayı hayırlı bir işte kullanacak olmam yeterli bir motivasyon sağlıyor şimdilik. Benim için büyük ama insanlık için küçük bir adım atacak ve Güneydoğulu çocuklar için spor tesisi(-leri) kurulmasını sağlayacağım. Ümitçiğimle (Davala tabii) açılışı beraber yaparız artık.
Kart bu; kime geleceği, kimi seveceği belli olmaz!
Not: Flush Royal mi iyi, Paire mi iyi ve neden böyle, derhal anlamalıyım! Bir yerden başlamak lazım ne de olsa...

SADECE 'BASİT BER EV KAZASI' MI?
Tiyatro sahnesinde ilk kez seyrettiğim Günay Karacaoğlu'nun oynadığı 'Basit Bir Ev Kazası'nı mutlaka görmelisiniz. Sahnede devleşen, bambaşka bir güzelliğe ve çarpıcılığa bürünen Günay, hiç de basit olmayan sıkı bir metnin hakkını öyle ustalıkla veriyor ki, şaşarsınız. Sesini ne kadar iyi kullandığı malum ama vücudunu gerçek bir enstrüman gibi kullanarak, 'tiyatrocu nasıl olmalıdır'ın altını çiziyor. Ben diyeyim Adile Naşit, siz deyin Bette Midler; Günay döktürüyor açıkçası. Oyun hangi konuma ve şartlara sahip olursa olsun dünyadaki tüm kadınların dertlerini-sıkıntılarını ve ıstıraplarını anlatıyor. Oyunun müzikleri Çiğdem Erken'e, dekor ve kostüm Barış Dinçel'e ait. Yazar ve yönetmen Murat İpek de bir kadın hikayesinin altından bu denli güzel kalkabildiği için en büyük alkışı hak ediyor.