AKŞAM GAZETESİ | Tuğçe Tatari Evliyagil | 2009-03-14
Kuafördeydim... Saçlarım boyanıyor... Canım sıkıldı sağa sola bakıyorum. İçeride sadece kadınlar var. Kimi manikür-pedikür, kimi saç yaptırıyor. Hafta sonu olduğundan içerisi çok kalabalık.
Etrafıma bakarken kapıdan Hakan Şükür ve erkek kardeşi Gökhan Şükür'ün girdiğini gördüm. Şaşırdım... Arkalarından Haluk Ulusoy'un oğlu da geldi.
Şükür kardeşler birer kuaförün önüne oturdu. Merak içindeyim. Saçımla ilgilenen Ahmet'e sorular soruyorum 'Hep mi gelir? Kaş aldırma, manikür pedikür yaptırıyor mu? Burası kadın kuaförü değil mi?' Asla net cevaplar vermiyor, hem yazacağımı biliyor hem de seviyor işte adamı, erkek dayanışması yapıyor... Benim derdim; 'tutucu' bir adamın kadınların arasına girmek suretiyle kuaför işlemleri yaptırtması.
Neyse... Hakan Şükür saçını kestirdi, Gökhan Şükür değişik bir model yaptırdı, biraz fazla kabarık bir model... Yarım saat süren bakım işlemlerinden sonra çıktılar kuaförden. Ulusoy sadece refakatçi olarak gelmişti belli. Sohbet edip kikirdiyorlardı...
Hakan Şükür bebek mavisi bir kazak ve minik boy bir kola asmalı Louis Vuitton çanta takıyordu. Şimdi ben yorum yapmak istemem... Herkesin zevki, tarzı kendine....
Çok 'ilginç' bir ülkede yaşadığımız gerçeği o gün kendini bir kez daha gösterdi. Şükür ailesi kuaförden giderken hafızama akan bilgiler şunlardı; Bundan 3-4 sene önce verdiği bir röportajda 'Ben inancım olmadan yaşayamam. Dinimizin gereklerini yerine getirmek suç mu?' diye kendini savunuşu.
Yine başka bir açıklamasında 'Fethullah Gülen sevdiğim bir insan. Ziyaretine gittiğimi hiç saklamadım' itirafı. Yıllardır 'Fethullahçı' diye anılıyor oluşu ve o çanta.... ve o kuaförde saç yaptıran adam...
'Özel ev' açtılar
Dİzİ camiasında şu sıralar konuşulan bir konuyu anlatacağım şimdi sizlere. Mehmet Aslantuğ ve Ozan Güven'in yakın dostlukları herkesçe bilinir. Beraber rol aldıkları projelerde filizlenen bu arkadaşlık yıllar geçtikçe sağlamlaşmış, bu ikili tüm dert ve sırlarını birbirleriyle paylaşır olmuş.
Biliyorsunuz Aslantuğ da Güven de evli. Sanırım eşleri de birbirini tanıyordur. Eşinden boşanacağı söylentileri sebebiyle gergin günleri geride bırakan Aslantuğ'a o günlerde de Güven destek çıkmıştı.
Bu iki arkadaş yeni bir karar vermiş. Cihangir'de özel bir ev tutmuş. Senaryo çalışmaları, rol denemeleri, iş görüşmelerini bu evde gerçekleştireceklermiş. Bulundukları ortamdan bunaldıklarında yine de o evde soluklanıp gerçek evlerine öyle dağılacaklarmış.
Bekarlar yemeği amacına ulaştı
Geçen hafta Ceylan Pirinçcioğlu'nun evinde düzenlenen bekarları tanıştırma yemeğini yazmıştım. Hatta birbirine uyan bir çift, yeni başlayan bir aşk olup olmadığını öğrenemedim demiştim.
Ne olaylar çıktı bilemezsiniz. O yemeğe katılan kadınlar panik atak krizleri yaşadı. Ben de hiç anlamam, madem 'koca arıyor' pozisyonuna düşmekten korkarsınız o zaman ne diye gidersiniz. Tek mesele gazeteye çıkmak mı. Yani kimse duymazsa problem yok...
Ceylan Pirinçcioğlu da mail atmış, 30 davetli değil 18 davetli katılmış yemeğe. Ben de edindiğim yeni bilgiyi şimdi açıklıyorum; o gece yemekten çıkan aşk Baran Süzer ve Tuba Peksayar olmuş.
Recep'i sattılar
Recep İvedik 2 vizyona girdi. Henüz tartışmalar başlamadı ama pazartesi olduğunda ve sadece üç günde filmin ulaştığı izleyici sayısı duyulduğunda yaşanacakları-yazılacakları tahmin edebiliyorum...
Aslında bizim konumuz bu değil. Recep İvedik 2'de Özen Film bir ilke imza attı. Filmin gösterimini yapmak isteyen tüm sinemalardan para ödemesini istedi. Parayı veren filmi gösterebilecek, veremeyen gösteremeyecekti. Recep İvedik 2'nin gösterim bedeli 20 bin TL olarak belirlenmişti.
İstanbul'da sorun çıkmadı, tüm sinemalar parayı hemen ödedi. Ancak Anadolu'da işler öyle yürümedi. Recep İvedik 2'ye kesin kazanç gözüyle bakan ve bu durumu nadiren yaşayabilen küçük sinemalar ne yapıp edip filmi gösterime sokmalıydı. Birçok sinema sahibi 20 bin TL'yi ödeyebilmek için evlerini ipotek ettirdi veya bankadan kredi çekti.
Evlilik merakı
Bİr magazin programı izledim ve evlilik lafından bile midem bulandı. Olabilir mi böyle bir şey? Olmaması imkansız diyeyim ben size. Kenan İmirzalıoğlu askerden gelmiş: 'Ne zaman evleniyorsunuz?' Tuğçe Kazaz kocadan boşanıyormuş: 'Yenisiyle ne zaman evleneceksiniz?' Hülya Avşar'ın annesi öleli bir hafta olmuş: 'Sadettin Saran'la bu yaz evlenecekleri konuşuluyor'muş.
Midemi bulandırdınız. Başka konu bilmiyor musunuz Allah aşkına? Evlen, çocuk yap, yaşlan ve öl... Bu mu sizin hayata, magazine bakışınız? Evlilik faşizmi yaşatıyorsunuz resmen. İnsanlar birlikteyse birliktedir, değilse değildir. Tek eşlilikten yanayım yanlış anlaşılmasın. İnsanlar tek eşli olup, evlenmeden de mutlu mesut yaşayabilir. İki sevgiliye sürekli 'Ne zaman evleniyorsunuz?' diye sorulur mu?
VJ Bülent nerede?>
Birçoğumuzun asla unutamayacağı isimlerden biri. İlk özel müzik kanalının ilk özel VJ'i. Şu anda bile hali tavrı, kaşı gözü, giyim tarzı gözümün önüne geliyor. Gerçek bir fenomen bence kendisi.
Uzun zamandır ne yaptığını, nerede olduğunu bilmi- yordum. Aklıma gelmedi açıkçası. Ama bir gazeteci arkadaşım sık sık NTV binasının koridorlarında gördüğünü söylediğinden beridir merak ediyorum kendisini. Biliyorsunuz Kral TV'yi NTV satın aldı. Neredeyse kanalda çalışmakta olan herkesi işten çıkartmışlar, VJ Bülent hariç. Çünkü yönetim yeniden yapılandırılacak olan eğlence kanalında onun da olmasını istiyor. Kriz yüzünden askıya alınan eğlence kanalı projesi birçok ismi transfer etmişti. Şimdi VJ Bülent'in de içinde bulunduğu bir ekip olarak krizin hafiflemesini bekliyorlar