AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-03-14
BBG evinde şöhret olan İngiliz Jade Goody kansere yakalandı. Doktorların iki haftalık ömrü kaldığını söylediği Jade Goody, son günleri canlı yayınlanmak üzere bir TV kanalıyla anlaştı.
Şöhretini popüler bir yarışma programına borçlu olan Goody, ölümünü de ekranlarda teşhir edecek.
Görünmenin var olma olduğu zamanların popüler bir figürü olarak yok oluşunu da göstermek istiyor.
Tanınmanın geçiciliğine, unutmanın hızına, kendi hayatına yabancılaşarak karşı koyacak. Günümüzün belleksiz dünyasına kendince bir çentik atmaya çalışacak.
Genç kadının ölüm tarihini ve saatini tahmin eden izleyiciye İ-Phone ve 3G hediye edilecek.
Bu yayının etik olup olmadığı tartışılırken, reyting rekorları kıracağı da kesin.
Başkasının ölümünü iştahla ekranlardan izlemek isteyen milyonlar var.
Bu canlı yayının ekonomik niteliği yüksek reklam gelirinden geliyor.
Modern zihniyet insan hayatını kategorilere ayırırken, ölümü diskalifiye etti
Ebedi gençliğe saplanmış bir hayat algısı büyük çocuksulukla sürdürülüyor.
Eski kültürlerde hayat ve ölüm birlikte uzanan bir yoldu.
Ölümün hayata olan içkinliği hayatı derinleştirirdi,
Bir gün öleceğimizin bilgisi dünyadan bir şeyler kapmaya değil dünyaya bir şeyler katmaya vesile olurdu...
Ölümün bilgisi nasıl yaşayacağımızın da bilgisini saklardı.
Bugünün insanı, ölümü ve hayatı birbirinden kopararak ayırdı.
Ölümü kendi hayatının dışına itti. Bizler de ölümü ekranlardan izleyerek tecrübe eden röntgencilere döndük.
Ölümün dışlanması, vicdanın, kanaatkarlığın, hayata karşı edebin de uzaklaşması anlamına geliyor.
Hayatın çekiciliklerine davet edilen insanlığa sanki ölümsüzlük vaat ediliyor.
Hayatı hafifletmeye çalışan çeşitli endüstriler bir yandan da sağlıklı yaşama manifestoları düzüyor...
Beden merkezli sağlıklılık reçeteleri takip edilemez yoğunlukta devri daim ediyor...
Bu yaşama taşkınlığı, ölümü yok sayan tavır, bir yaşama tutsaklığının da kendisi.
Kendine ve bedenine odaklı bir zihniyet tabii ki hayatını sorgulayacak bir olanağa sahip olamıyor.
Ruhlarını kaybetmiş bedenlerine saplanmış modern insan sağlıklı olmanın sipariş listelerine yetişemiyor.
Bu arada küçücük bir sıkıntıya, psikolojik sarsıntıya dayanamıyor.
Denetleyemediği, hakimiyeti kaybettiği tek bir ana dahi katlanamıyor,
Bunun yabancılaştığı ve unutmaya çalıştığı ölüm duygusu olduğunu fark edemiyor.
Ölüm iki boyutlu bir ekran görüntüsünden öteye gidemiyor.
BBG kızının son dakikalarını tahmin eden şanslılar ödüllerini kazanırken, canlı ölümü meraklı gözlerle seyredenler bir medyatik ilke de katılım sağlayacaklar.
Ölümü seyredenler yine ölüm üzerine düşünmemiş olacaklar.