AKŞAM GAZETESİ | Alaattin Metin | 2009-03-14

kategori2

Emre'nin yokluğu Kazım'ın laubaliliği

Bunun adı tek kelimeyle laubalilik, şımarıklık. Üç maç kazanınca havaya girmişler.
Lugano ile Edu gününde olmasa Kocaeli Fenerbahçe'yi, Galatasaray gibi 5'lik yapardı.
Carlos'un ikinci dakikada attığı golden sonra Fenerbahçeli futbolcular 'Kazandık, maç bitti' havasına girdiler.
Koşmadılar, mücadele etmediler.
Tempo artırıp, çabuk oynayacakları yerde; sahada iki pas yapamayan, kendi 18'inden çıkamayan, ezik, şaşkın günlerine döndüler.
Bunun birinci nedeni Emre'nin olmayışı.
Ne Deniz ne de Selçuk, Emre gibi takımı ileriye taşıyamadılar.
Bir ara baktım Aragones, Deniz'e 'İleri git' diye bağırıyor. Deniz ise eliyle orta sahadaki boş alanı gösteriyor.
Kazım'a 'Kenara gel' diye yırtınıyor. Umurunda değil...
Ne topsuz oynamayı biliyor ne de oyun disiplini var.
Orta yapamıyor. Çalımı da durduğu yerde üç kişiye atmaya çalışıyor.
Fenerbahçe'nin oyun kurgusunu bozan, kötü futbol oynamaya iten ve şampiyonluk yolunda darbe almasını sağlayan baş aktördür.
Aragones, 73 dakika şımarık ve kötü Kazım'a nasıl tahammül etti; insan şaşırıyor.
Seyirci çıldırdı, hoca seyretti.
Uğur Boral oynamazsa, iki kanadın çalışmazsa, orta sahada iki top yapamazsan nasıl maç kazanacaksın!
Hadi bir oyuncu, iki oyuncu kötü oynar, diğerleri koşar; onların açığını kapatır. Hepsi kötü olursa; o zaman kazanamazsın.
Düşünebiliyor musunuz; aylardır oynamayan, gitmesi için kulüp aranan Josico, oyuna kurtarıcı, orta sahayı toparlayıcı olarak alınıyor.
Oysa sıkıntı kanatlarda.
Gökhan Gönül, tel tel dökülüyor. Arkasına atılan her top pozisyon oluyor. Önder, Vederson kulübede oturuyor.
Ah benim güzel hocam! Al Önder'i, sağ beke koy; Gökhan'ı da onun önüne.
Çıkar Uğur Boral'ı, al Vederson'u.
Alex'e yazık, Semih'e günah. Orta sahadan top gelmezse onlar ne yapsın.
Fenerbahçe kötü oyunu ile karizmasını çizdirdi. Bir puanı bile hak etmedi. Onun da ötesinde şampiyonluk yolunda inancını kaybetti.