AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-03-14
Bu Fenerbahçe inanılmaz bir takım. Uzun süre yan gelip yattıktan sonra son 3 haftada mükemmel bir futbol oynayarak; hızlı tempo, rakibe markaj, kollektif oyun gibi futbolu üst düzeye çıkan her şeyi sergilemiş ve taraftarın gönlünü kazandıkları gibi takımı da zirveye çok yakın bir yere getirmişlerdi.
Dün karşılarında ligin dibinden çıkmaya çalışan ligin en çok gol yiyen takımı vardı. Ve maç Kocaeli için büyük bir felaketle başladı. Fenerbahçe'ye karşı işlenebilecek en büyük günah 18'e yakın bir duran topa fırsat vermektir. Alex topu sol tarafta boş duran Carlos'a pas olarak kullandı ve Carlos'un vuruşu tüm oyuncuların bakışları arasında direğin dibinden gol oldu. Dakika 2... Fenerbahçe: 1, Kocaeli: 0.
Fenerbahçe bundan sonra 8 ve 20. dakikalarda iki tane daha pozisyon yakaladı. Birini Deniz rakibin üstüne vurdu, Edu'nun şutunu ise Kılıç Arslan güzel çeldi. Ve Fenerbhçe'nin ilk devredeki futbolu orada bitti. Bundan sonra sahada Kocaeli vardı. Fener üst üste pas hatası yaparken, Kocaeli de her topa ilk hamleyi yapıyordu. 21. dakikada kaleci Volkan Babacan'ın mükemmel hamlesi olmasa golü de yiyeceklerdi.
İlk devreyi özetlemek gerekirse kötü oynayanlar listesi şöyle: Selçuk, Deniz, Alex, Kazım, Uğur Boral ve Semih. Yani bütün orta saha ve bütün forvet oyuncuları. Fenerbahçe takımında geçer not alacak tek oyuncu savunmanın sağında oynayan Gökhan'dı. Halbuki mesela Emre'nin yerine oynayan Selçuk dinlenmiş bir oyuncuydu ve temposu bu kadar düşük olan bir maçta ön plana çıkması lazımdı. Veya sağ kanatta yer alan Kazım, uzun zamandır ilk 11 göremiyordu. Üstün gayret göstermesi gerekirdi. Ama yok. Sahada Gökhan'ın dışında güven veren Volkan dışında başka kimse yoktu.
Fenerbahçe'nin sorunu ne sistem ne antrenör; oyuncuların mantalitesi. Oynamak istediler mi oynuyorlar, oynamak istemediler mi oynamıyorlar, tuhaf bir profesyonellik.
Maçın ikinci devresinde Aragones birçok değişiklik yapmasına rağmen oyunun gidişatını değiştiremedi. Eğer Kocaeli'de bir tane son vuruş yapacak adam olsa veya direkler izin verse Fener golü yiyecekti derken oyuna son demlerde giren Cesar maçı 1-1'e getirdi.
Son birkaç dakikadaki gayret boşunaydı. Futbolda her zaman olmaz ama bu sefer adalet gerçekleşti.