AKŞAM GAZETESİ | Türe Özçelik | 2009-03-14
Kadın ve erkek zekasını kıyaslayan fıkralar çok popüler ama erkeklerin bu fıkralara 'gülüp geçmesinin' de bir nedeni var...
Üç erkek ormanda yürürken karşılarına büyük ve akıntılı bir nehir çıkar. Birinci erkek dizlerinin üzerine çöker ve 'Tanrım, bana karşıya geçebilmem için güç ver'diye dua eder. Tanrı ona uzun kollar ve güçlü bacaklar verir. Erkek, 2 saat boyunca dalgalarla boğuşur ve defalarca boğulma tehlikesi geçirdikten sonra karşıya geçmeyi başarır. Bunu gören ikinci erkek, 'Tanrım, lütfen nehri geçebilmem için bana güç ve gerekli aracı ver'der. Tanrı, ona bir tekne verir ve o da teknesinin alabora olma tehlikesi ile mücadele ederek karşıya ulaşır. Tüm bu olup bitenleri izleyen üçüncü erkek de dizlerinin üzerine çökerek Tanrı'ya yalvarır;
Tanrım, lütfen nehrin karşısına geçebilmem için bana güç, araç ve zeka ver.' Bu kez Tanrı erkeği kadına dönüştürür. Kadın haritaya bakar. Nehrin biraz yukarısına doğru yürür ve köprüden karşıya geçer...
***
Kadınların erkeklere göre daha pratik zekalı, daha yetenekli ve daha yaratıcı olduklarını ihsas ettiren fıkralar ve bilmecelerin onlarcası internet ortamında geziniyor. Kadınlar bayılıyor bu fıkralara, kadın arkadaşlarına ve içten içe kızdıkları erkeklere 'pas' ediyorlar hemen. Çevredeki erkeklerin bu fıkraları dinlerken yüzlerine yayılan tebessümleri ise, 'taabi canım, taaabi' kıvamında gelir hep bana. Hafta içi, Capitol'un kapalı otoparkına arabamı bıraktım... Sen misin arkada olması gerektiği kadar mesafe bırakan, tam dibime çapraz park eden teyzenin gelmesini 1,5 saat beklemem gerekti. Hanımefendi anonsu ancak duymuş. Yoğun egzoz gazı teneffüs ederken gördüklerim, gazın etkisiyle bir havale geçirme halinden miydi yoksa? Kadın sürücülerin hemen hiç biri arabasını iki çizgi arasına düzgün park edemedi. Ya çok yanaştı, öbür kapıdan inebildi, ya da çizgiyi ortaladı, başka arabalar giremedi. Park ederken de, parktan çıkarken de yan koltuktaki arkadaşı, kızı, oğlu, anası ya da babası indi, 'Gel, geel, geeel, hooop'diye seslendi. Bazılarına bu da yetmedi, arabaları çamurluk ya da tamponundan ufak ufak dürtükledi.
Birçoğu otopark çıkış yönünün aksi istikametten çıktı. 1 metre öteden otopark biletini sokmaya çalışan hemcinsine hiç çekinmeden 'zaaart' diye kornayı bastı. Aynı kadın sıra kendine geldiğinde biletini yerleştirmek için arabadan inmek zorunda kaldı. O kadar uzaktı ki kolu uzanamadı. Kendine korna çalan başka bir kadınla da avaz avaz tartıştı.
Kadınların aslında erkeklerden ne kadar da yetenekli olduklarına dair üretilen fıkraları erkekler bu yüzden mi üstlerine alınmadan gülüp geçiyor dersiniz?
RUS KIZLARI MI?
Kabus geri geliyor. 'Gelinim Olur musun' yarışmasının psikolojimiz üzerindeki etkilerini henüz atmışken şimdi de yabancı gelinler ekranı sardı. Hepimizde iyiden iyiye bileylenen röntgencilik ruhu bu yarışma ile yine tavan yapacak. Üstelik de bu kez röntgenlenecek olanlar yabancı kızlar. Çoğu Rus. Beyler işi, gücü bırakırlar artık. Adamlar işleri için Rusya'ya gittiklerini ya da gideceklerini söylerken bile ağızlarını t oplayamazken, şimdi saatlerce onları röntgenleyebilecekler. Körün istediği tek göz, Allah verdi iki göz. Yaklaşık 15 yıldır evlerde temizlik işlerinde çalışmak için Türkiye'ye gelen eski Doğu Blok'u kızları şimdi 'tescilli' gelinimiz mi olacak yani? Zaten gelenlerin çoğu memlekettekini boşayıp inşaat işçisi, taksi şoförü derken bir koca bulup kalıyordu. Özellikle Karadeniz'de ne yuvalar yıkıldı! Bir süredir izdivaç programlarında da boy göstermeye başlamışlardı. Şimdi de yarışma ile hem koca bulup hem de meşhur olacaklar. Aslında meşhur olup çok para kazanmak Türk kocadan daha cazip elbette... Rusya'da ortalama aylık kazancın 100 dolar olduğu dikkate alınırsa, Rus kızları için Türkiye cennetten farksız. Evlerde temizlikçi olarak çalıştıkları zaman aldıkları para 700 dolardan başlıyor. Her hafta 20 milyon lira yol parası almazlarsa olmaz. Katılan her yarışmacıya verilecek olan 3 bin dolar Rus kızları için bulunmaz fırsat. İş güç de yapmayacaklar, yiyip içip yatacaklar. Hele yarışmanın 100 bin TL'lik 'Büyük Ödül'ü için yapmayacakları yok. Bu arada yarışmacılardan Kaan, 'Türk kızları sadık değil'demiş. İzleyenler pek sinirlenmiş bu söze, 'Türk kızları kadar sadık, sevecen ve fedakar olan var mı?'diye mailler gelmekte. Anlaşılan bu yarışma 'ülkeler arası kızlar rekabeti'ne dönüşecek. Yine de yarışmadaki Rus kızları için birbirini yiyen beş aslan delikanlıya 'Uyanık olun'deriz. 15 yıllık tecrübe konuşuyor.