AKŞAM | PAZAR | 15 MART 2009, PAZAR

Yine 'Yeşil'lendi Türk siyaseti

Kendilerini 'sürdürülebilir yaşam için, ekolojik, paylaşımcı ve çoğulcu bir toplumun kurulması yolunda mücadele eden, şiddet karşıtı, demokratik bir siyasi parti' olarak tanımlıyorlar. Adları Yeşiller Partisi. Kısaca Yeşiller olarak biliniyorlar. Merkezleri Ankara; amblemleriyse ayçiçeği... Başkanları, parti içi bürokrasileri ve hiyerarşiye dayanan bir sistemleri yok. Partide bütün kararlar oybirliğiyle alınıyor ve eş sözcüler aracığıyla yürürlüğe sokuluyor. Eş sözcülerden biri erkek diğeri ise kadın olmak zorunda. Çünkü bu partide yüzde 50 kadın kotası var.

4
Yıllardır çevre sorunlarından insan haklarına pek çok konuda mücadele veren Yeşiller hareketi, Türkiye'de de geçtiğimiz haziran ayında partileşti. 29 Mart Yerel Seçimleri'nde de kendi deyimleriyle 'az ama öz' adaylarıyla kendilerini geniş kitlelere tanıtmayı hedefliyorlar. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Tekirdağ ve Antalya'da bildiğimiz parti merkezlerine benzemeyen 'Yeşil Ev'leri, geçtiğimiz günlerde ilk sayısını çıkardıkları 'Yeşil Gazete'leri ve kemikleşmiş bir bürokrasiyle sarıp sarmalanmadığı için Türkiye siyaset arenasında çok farklı bir yerde duran fikirleri, yapılanmaları ve üyeleriyle Yeşiller'i tanıyalım istedik. Yeşiller nasıl bir parti, nereden geliyor ve nereye gitmeyi hedefliyor? Eş sözcülerine, üyelerine ve destekçilerine sorduk...

SANATÇILAR DA YEŞİLLER'İ DESTEKLİYOR

Murat Ertel / Baba Zula
Yeşiller Partisi'ndeki insanların yapılması gereken şeylerin peşinde olduklarını görüyorum. Türkiye'de ve dünyada politik bir kirlilik var. Bu anlamda Yeşiller hem eylemleriyle hem de duruşlarıyla bana en  yakın gelen parti.

Zeynep Casalini / Sanatçı
Yeşiller Partisi'ni kurulduğu günden beri destekliyorum. Kendi kızımın ve dünyanın geleceğini ancak yeşil politikaların kurtarabileceğine inanıyorum.

Taner Öngür / Moğollar
Yeşiller üyesi değilim ama onları destekliyorum. Bunun nedeni de Almanya'da yaşadığım dönemde Alman Yeşil Hareketi'nin nasıl geliştiğini yakından takip etmiş olmam. Yeşiller'in yaşadığımız gezegen için olumlu düşünceleri var. Ama açıkçası Türkiye'deki Yeşiller'in Almanya'daki gibi bir gelişim gösterebileceklerine inanmıyorum. Biz buzdolabı ve kömürle kandırılabilen fakir bir milletiz. İnsanlar kanmak istemeseler de yoksulluktan, ellerinde başka imkan olmadığı için böyle bir yaklaşımı kabul ediyorlar. Bu yüzden Yeşiller Hareketi'nin Türkiye'de gelişmesi zor.

Dünyada Yeşiller
YeŞİller, bugün dünyanın pek çok ülkesinde siyaset sahnesinin önemli aktörleri. Farklı politikaları ve ilginç felsefeleriyle geniş kitlelerin desteğini kazanmaları onları bulundukları ülkelerde güçlü kılıyor. İlk Yeşiller Partisi 1972 yılında Avustralya'da kurulmuş. Bugün ise 90'dan fazla ülkede Yeşiller Parti'si var. Yeşiller'in en güçlü olduğu ve dünyaca tanınmasını sağlayan ülke ise Almanya. Çünkü Alman Yeşiller, koalisyon ortaklığına kadar yükselmişti. Ama bu yükseliş tartışmaları da beraberinde getirdi. Başkanlık sistemini reddederek 'eş sözcülük' kavramını savunan 'Yeşil Politika'ya aykırı bir şekilde eş başkanlık sistemine geçmeleri ve hükümetle ilişkileri eleştirildi. Özellikle göçmen sorunları üzerine yürüttüğü politikalarla Almanya'da güçlenen Yeşiller'in şu anki eş başkanları ise Cem Özdemir ve Claudia Roth. Bu yüzden Almanya'da yaşayan Türkler de partiye yoğun ilgi gösteriyor.

Eşitlikçi ve ekolojik bir toplum istiyoruz
Bilge Contepe / Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü
YeŞİller'in Türkiye'de ilk kurulduğu yıl olan 1987'den beri hareketin içindeyim. Tekrar partileşme sürecine girmemizin nedeni Türkiye'nin içinde bulunduğu politik karışıklık, ekolojik ve sosyal sorunlar üzerine yapılan yanlışlar. Yeşiller Partisi'nde bir başkan yok ki bu her şeyden önce insani bir şey. Böyle bir sistemde örgütler kendini tanıtıyor. Çünkü önemli olan liderler değil hareket ve onun büyümesi. Biz eşitlikçi ve ekolojik bir toplumun kurulması yönünde mücadele veriyoruz. Toplumda bu konuda rahatsızlığı olan ve zarar gören insanların her şekilde yanındayız. Gerek eylemlerle gerekse farklı şekillerde bu sorunların çözülmesi için insanlara destek oluyoruz. Çünkü doğrudan hareket edebilen kıvrak bir yapıya sahibiz. Yeşiller Partisi örgütlendikçe yerel yapılanmalarımız ekolojiden yoksulluğa pek çok soruna doğrudan müdahil olacak. Seçimden seçime değil sürekli halkın yanında olan bir partiyiz. Yurttaş inisiyatiflerinde buluşmak bizim için çok önemli.

Bir grubun, cemaatin veya yörenin çıkarı için siyaset yapmıyoruz
Ümit Şahin / Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü
YeŞİl politika dünyanın en yeni ve genç siyasi akımlardan biri. Herhangi bir ülkeden kaynağını alan bir akım değil. Avustralya ve Batı Avrupa'dan çıkarak gelişmiş ve tüm dünyaya yayılmış bir hareket. Diğer hareketlerden en büyük farkı da enternasyonalist duruşu ve milliyetçiliğe tamamen karşı olması. Dünyada ilk kez kurulan Avrupa Yeşiller Partisi de partilerin Avrupa düzeyindeki bir federasyonu niteliğinde. Avrupa Parlamentosu seçimlerine Avrupa Yeşil partileri dayanışma içinde giriyor. Ama bu işbirliğine rağmen bütün dünyadaki Yeşiller Partileri kendi kararlarını kendisi alan, tamamen bağımsız oluşumlar. Bu, Türkiye Yeşiller'i için de geçerli. Yapısal olarak Yeşiller diğer partilerden hayli farklı. Bir başkanı yok. Eş sözcü sistemi var. Yüzde 50 kadın kotası olduğu için de bu eş sözcülerden biri erkekse diğeri mutlaka kadın olmak zorunda. Yeşiller merkeziyetçi ve hiyerarşik yapıya sahip değil. Bu, kurucular arasında 68'in öğrenci hareketinden insanların yer almasından kaynaklanıyor. Hiyerarşiyi ve liderleri, profesyonel siyasetçi anlayışını değiştirmeye çalışan bir geleneğin devamıyız biz. Yeşiller bir grubun, cemaatin, yörenin ya da kişinin çıkarı için siyaset yapmıyor. Tek sesli ideolojiyi kesinlikle savunmuyor. Kült isimleri, liderleri ve keskin fikirleri olmayan; değişik fikirleri, tarzları ve insanları içinde barındıran özgürlükçü ve genç bir parti. Ve en iyi bilineni de gezegenin, çevrenin, doğanın, insanlığın geleceğini önemseyen ve politikasının temeline koyan tek siyasi hareket.

GENÇ YEŞİLLER NE DİYOR?
Durukan Dudu / Galatasaray Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi
Benİm için Yeşiller'in çok önemli iki özelliği var: Birincisi, benzer dayanak noktalarına sahip olsalar da herkesin kendine has bir düşüncesi olması. Yani partide her konu hakkında aynı fikre sahip iki kişi bulmanız mümkün değil. Bu da çok ciddi bir zenginlik katıyor. İkincisi de, kapıdan içeri girdiğiniz an, üye olmasanız bile, istediğiniz konuda istediğinizi söyleyebilmeniz. Buradaki ortam alışıldık bir parti ortamı değil. Neredeyse herkesin mizah dergisi okuduğu, kendisiyle ve etrafıyla sohbet edebildiği bir ortamdan bahsediyoruz. İnsanın kendisiyle barışık olması, hatta dalga geçebilmesi çok önemli. Bu sayede hatalarınızı fark edebiliyorsunuz. Benim için Yeşiller, kravat takarak kendini ciddi göstermeye çalışmayan, içi nasılsa dışı da öyle olan, duyarlı, dogmalardan sıyrılmış ve kendi yarattığı saplantılarda kendini boğmayan kadınlar ve erkekler topluluğu.

Ayşe Akdeniz /
Öğrenci / Yeşiller Partisi Kurucu Üyesi
HayatIn politika olduğuna inanan insanlardanım. Ama bugüne dek
bakış açımı Yeşiller kadar bütünlüklü kavrayan bir başka yapıyla daha karşılaşmadım. Yeşiller'in çevreyle ve sosyal olaylarla ilgili politikalarının yanı sıra en çok sevdiğim özelliği çoğulculuğu. Burada herkesin kendini istediği şekilde ifade edebildiği, hiyerarşinin olmadığı bir sistem var. Bir de Yeşiller bir tarafından dişi bir hareket. Ben Yeşiller Partisi'nin kemikleşmiş siyasi arenada çok şeyi değiştirebileceğine inanıyorum.

Esra Özkan / Finans Denetleyicisi / Yeşiller Partisi Sekreteri
Şİmdİye kadar yaşadığım ülkeyle ve dünyayla ilgili pek çok soru işareti vardı kafamda. Ama bunları düzeltmek için hiçbir şey yapamamak bende rahatsızlık yaratıyordu. O yüzden hep bir siyasi partide yer almak isterdim ama mevcut koşullarda yer alabileceğim hiçbir parti beni tanımlamıyordu. Yeşiller'de ise aradığımı buldum. Bir kere Yeşiller'in özgürlükçü ve esnek bir yapısı var. Parti içi bürokrasi ve hiyerarşi yok. O yüzden doğru yerde olduğumu düşünüyorum.

Serkan Köybaşı - Öğretim Üyesi / Beyoğlu Yeşil Ev Eş Koordinatörü
YeŞİller sadece Türkiye değil dünyadaki her ülke için alternatif bir yerde duruyor. Kökünden sisteme karşı bir hareket çünkü. Biz Türkiye'de Yeşiller olarak herkesin kendi istediği gibi yaşamasını savunuyoruz. Bireysel hakların radikal olarak korunması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak şu anda Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olan Anadolu topraklarının gördüğü ekolojik zararı da göz ardı etmiyoruz. Tüm bunları gerçekleştirebilmek kısa sürede olacak bir şey değil. Bu yüzden uzun vadeli düşünüyoruz. İnsanlar da zamanla Türkiye'nin siyasal hayatında farklı bir renk olduğumuzu ve o rengin gerçekten bir şeyler yapma potansiyeli olduğunu anlayacak.

Kendinizi seçmeye hazır mısınız?
Nursel Şengür / Yeşiller Partisi Üyesi
Kadıköy Ortak Sol Belediye Başkan Adayı DoĞanIn devamlılığının sağlanması, doğadaki canlıların yaşamının devam etmesi, insanların sağlıklı bir hayat sürmesi için neye ihtiyacımız var? Bu soruların cevabı Yeşiller'in politikasını anlatıyor zaten. Türkiye'de 80 sonrasında ortaya çıkan politikaya girme korkusu yüzünden insanlar bir şeyleri değiştirme çabalarını ve mücadeleyi tamamen bıraktı. Bu insanların kendi yaşamını dönüştürebilme gücünü tekrar öğrenmesi gerekiyor. Örneğin Belediye Meclisi toplantıları halka açıktır. Kaç kişi bunu biliyor ya da o toplantılara katılıyor? Kaç insan mahallesinde yapılan değişiklikleri beğenmezse itiraz ediyor?  Kaç insan yaşadığı yere sahip çıkıyor? Biz bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Bunu da birlikte yapacağız. Bu yüzden yerel seçimlerde de sloganımız 'Kendinizi seçmeye hazır mısınız?'
ÖZLEM KÖYOĞLU

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3