AKŞAM | SIYASET | 16 MART 2009, PAZARTESİ
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''CHP, MHP ve onların yandaş medyası kol kola verdiler, küresel finans krizini istismar ederek oy toplamaya çalışıyorlar'' dedi.
KIRKLARELİ /Erdoğan, partisince düzenlenen Kırklareli mitinginde yaptığı konuşmada, 6.5 yıldır iktidarda bulunduklarını, artık bir şeyler almak için batıya gitmeye gerek kalmadığını, A'dan Z'ye her şeyin Türkiye'de bulunduğunu söyledi.
Türkiye'de halkın vizyon içeren, ufuk açan siyasetçilere prim verdiğini ifade eden Erdoğan, bazılarının ''eski tarz siyaseti'' canlandırmak için elinden geleni yaptığını belirtti.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, ''Türkiye'nin 500 milyar dolar borcunun olduğunu'' söylediğini ancak doğru konuşmadığını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin 2008 yılı üçüncü çeyrek itibariyle 242 milyar TL, yani 142.4 milyar dolar borcu bulunduğunu, buna 200 milyar dolar civarındaki özel sektör borcu da eklendiğinde 342.4 milyar dolar yapacağını bildirdi. Erdoğan, 342 milyar ile 500 milyar doları karşılaştırarak, Baykal'ın açıklamalarını ''ayıp'' olarak nitelendirdi.
Erdoğan, mitinglere, valiliklerin izniyle memurların katıldığı yönünde söylemler bulunduğunu anımsatarak, bunun hem meydanları dolduran halka hem de memura hakaret olduğunu kaydetti. ''Bu meydanlardaki kalabalığı hazmedemiyor, çılgına dönüyor'' diyen Erdoğan, dün İzmir'deki mitingde 100 bini aşan, Balıkesir'de ise 70-80 bin kişi olduğunu, bunların hizmet siyaseti yapıldığı için geldiğini kaydetti. Erdoğan, ''CHP, MHP ve onların yandaş medyası kol kola verdiler, küresel finans krizini istismar ederek oy toplamaya çalışıyorlar. Milletin moralini bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar'' diye konuştu.
KUYULARDAKİ KAZILAR
Muhalefetin, yapılanları engellemek gibi bir özelliğinin bulunduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunlar sadece hizmet kervanının önüne taş koyar. Şu çukurlardan neler çıkıyor. Şu çukurlardan ne çirkin planlar çıkıyor görüyor musunuz? Milleti bölmeye, milletin arasına nifak tohumları ekmeye çalışmışlar. Karanlık senaryolar yazmışlar. Hukukun dışına çıkmışlar. Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine kast etmişler. Her şey artık gün yüzüne çıkıyor. Bunları görüyor musunuz? Ama Baykal ne diyor. 'Ben 'Ergenekon'un avukatıyım' diyor. Sayın Baykal sen zaten, geçmişinde hep bu tür davalara avukatlık yapmışsın. Sen 'Ergenekon'un avukatı olmaya devam et, ben de milletimin avukatıyım. Farkımız bu.
Karanlık yollar aydınlanıyor ama birileri buna taş koymaya çalışıyor. CHP bunların başını çekiyor. Yandaş medya da avukatlık yapıyor. Ama ortaya Maliye Bakanlığının yaptığı operasyonlar çıkınca da feryat ediyor. Niye feryat ediyorsun? Maliye Bakanlığı görevini yaptı. Niye rahatsız oluyorsun? Neden? Bunlar yapılmayacak mıydı? Sayın Baykal, bunun da avukatlığını yapıyor fahri olarak. Sayın Baykal, son derece sinirli, son derece gergin bir üslupla konuşuyor. Kantarın topuzunu iyice elinden kaçırdı. Ben diyorum ki, aman Baykal yapma, sen bize lazımsın. Sen ana muhalefette oldukça AK Parti daha güçlü olarak yoluna devam edecek.''
TÜPRAŞ'LA İLGİLİ İDDİALAR
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Baykal'ın bu hafta sonu yeni bir iddia ortaya attığını kaydederek, konuşmasına şöyle devam etti:
''Gerçekten üzücü. TÜPRAŞ'tan bahsediyor. 'TÜPRAŞ'ın yüzde 14.75'i Museviler'e satıldı' diyor. Sayın Baykal, sen deneyimli siyasetçisin. On yıllardır siyasetin içindesin. Yaptığın benzetmelere, kullandığın sıfatlara dikkat etmeni sana tavsiye ediyorum. Biliyorsunuz bunlar, şahısların gen haritasını çıkarmak konusunda uzman. Sayın Baykal ve avanesi... Maalesef insanları kökenlerine göre sınıflandırmada CHP'nin sicili bozuktur. Şimdi ekonomiyi dini terimlerle, dini sıfatlar üzerinden sınıflandırıyor. Biz Gazze'de, İsrail tarafından bombalar atılarak öldürülen kadınların, yavruların yanında yer aldığımız zaman, senin şahsın ve o monşer eskilerin bizi eleştirdiniz. TÜPRAŞ'ı alan kim? TÜPRAŞ'ı alan Koç Grubu. Niye doğru konuşmuyorsun? Hisselerin içinde İsrailliler olabilir. Serbest piyasa bu. Niye bunda ayrımcılık yapıyorsun? Yani Musevi olan, benim ülkemde ticaret yapamaz mı? İşine geldiğinde Yahudi düşmanlığına karşısın, işine geldiği zaman da tam aksini yapıyorsun. Böyle ikircikli siyaset olmaz. Dürüst olacaksın. Dik duracaksın. Ondan sonra adam gibi olmaktan bahsediyorsun. Benim milletim, adam gibi adam olan başbakana oy verir. Eğilip bükülenlere değil.''
Erdoğan, Türkiye'de halkın batılı siyasiler karşısında el pençe divan duran başbakanlar gördüğünü ama artık o devrin kapandığını vurgulayarak, ''Bu ülkenin liderine, bu ülkenin başbakanına kimse yüksek sesle konuşamaz. Nezaket içinde, saygı içinde konuşacak. Çünkü bu millet, sıradan millet değil. Bu millet, bir kabile, bir aşiret değil'' diye konuştu.
MİLLİ GELİRDEKİ ARTIŞ
İşlerine baktıklarını ve bu tarz siyasetin içinde olmadıklarını ifade eden Erdoğan, 79 yılda 230 milyar dolar olan milli gelire 6.5 yılda 520 milyar dolar ilave ederek 750 milyar dolar yaptıklarını söyledi. ''Bunun vatandaşa ne faydası var'' diyenlerin olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunların vatandaşın faydasına olduğunu söyledi.
Erdoğan, devletin borçlanma faizinin yüzde 63'ten yüzde 13'e indiğini hatırlatarak, dünyanın en gelişmiş ülkesi olan ABD'de yüzde 8.7, Türkiye'de de yüzde 12.3 oranında işsizlik olduğunu, bunu azaltmak için çalıştıklarını kaydetti. Erdoğan, ''Biz mücadele veriyoruz. Sen moral bozuyorsun. Kalkıp diyor ki 'Şunları yapın'. Bunun bütçeye faturası ne, farkında mısın? 26 katrilyon. Ondan sonra bütçe açık versin. Biz devlet yönetiyoruz, bakkal dükkanı değil ama sayın Baykal'a 10 tane koyun versen kaybedecek'' dedi.
Erdoğan, Baykal'ın geçmişte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptığını anımsatarak, kredibilitesinin olmadığını, CHP iktidarları döneminde ekmeğin bile karneyle verildiğini ifade ederek, ''Bunlar ne Atatürkçüsü ya... Bunlar Atatürk üzerinden geçinenler...Atatürk öldü, paraların üzerinden Atatürk resmini kaldırdılar. İnönü'nün resmini koydular. Bunu CHP yaptı'' diye konuştu.
Pulların üzerinden de Atatürk resminin kaldırıldığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bu ülkede neler yapmadılar. Şimdi benim Tunceli Valime saldırıyorlar. Sayın Baykal, sen benim valime saldırmayı bırak da önce şu geçmişini bir temizle. CHP'li il başkanlarını vali yapan siz değil misiniz? Onlar hem il başkanlığı hem valilik yaptılar. Bunları yaşlı büyüklerimiz hep bilirler. Bunların demokrasi anlayışı bu. Bunlarda otoriter rejimlerin hepsini görürsünüz. Bunların demokratik parlamenter sistem anlayışı yok. Bunlarda halka saygı yok. 'Halkçıyız' demelerine bakmayın, bunlar halktan uzak. Her şey ortada, tarih bunu biliyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir değil mi? Ama ne diyor kuruluşlarında, 'Ancak CHP eliyle kullanılır'...''