AKŞAM | SPOR | 16 MART 2009, PAZARTESİ
Alman panzeri transfer edildiğinde 9.5 milyon euroluk maliyeti nedeniyle eleştirilere neden olmuştu. Ancak ortaya koyduğu performansla herkese 'Helal olsun' dedirtti. 900 bin euroluk ücretiyle sıradan bir futbolcu kadar kazanan nam-ı diğer Rodi de aldığının çok daha fazlasını hak etti
Turkcell Süper Lig'de ortaya koyduğu arzulu futbolu ve 90 dakika hiç düşmeyen müthiş temposu ve rakibinin gardını düşürünceye kadar pes etmeyen yapısıyla Beşiktaş, özellikle 2009 yılında müthiş bir çıkış yakaladı. Geride kalan 3 aydaki performansıyla ikinci yarının gizli lideri oldu. Kartal'ın yaşadığı bu inanılmaz değişimde Ertuğrul Sağlam'ın yerine getirilen Mustafa Denizli''nin payı hiç kuşkusuz tartışılmaz. Futbolun bir ekip işi olduğu düşünülürse, diğer unsurları gözardı etmenin haksızlık olacağı da bir gerçek. Futbolcuların hocalarına inanmaları, terlerinin son damlalarına kadar savaşmaları bugün yakalanan başarının en önemli anahtarı durumunda. Her toplumda karakteriyle, kişisel becerileri ve liderlik özellikleriyle bazı bireylerin sivrildiği düşünüldüğünde, Beşiktaş'ta bu rolü Fabian Ernst ve Rodrigo Tello'nun üstlendiğini söyleyebiliriz.
TAKIMIN KATALİZÖRÜ
Ernst, kriz dönemine denk gelen transferi sırasında, nasıl bir futbolcu olduğundan çok, maliyeti ile ön plana çıkmıştı. 9.5 milyon euroluk Alman panzeri, ilk maçında düz bir futbolcu görüntüsü sergileyince eleştiriler de başgöstermeye başladı. Ancak tecrübeli futbolcu, kısa sürede ne kadar isabetli bir seçim olduğunu gözler önüne sermesini bildi. O sadece bir ön libero değildi. Adeta siyah beyazlı takımda katalizör görevi görüyordu. Savunma onun gelişiyle birlikte rahatlamıştı. Çünkü önünde kaya gibi bir adam vardı. Artık geriden ileriye çok daha iyi toplar çıkıyordu, bu da hücumun etkili olmasını sağlıyordu. Panzer, takıma alıştıkça meziyetlerini de bir bir ortaya dökmeye başladı. Sadece savunmaya dönük bir orta saha oyuncusu olmadığını, hücumda da sorumluluk üstlenebileceğini kanıtladı. 'Komple futbolcu' hüviyetini nihayet Gençlerbirliği maçında attığı golle taçlandırdı. Beşiktaş onun forma giydiği sekiz karşılaşmada da mağlubiyet yüzü görmedi.
KENDİNİ AŞTI
Beşiktaş'ın diğer yıldızı Tello ise 2007'nin Mayıs ayında Sporting Lizbon'dan bonservis bedeli ödenmeden kadroya dahil edildi. Takım içinde 'Rodi' diye çağırılan Şilili oyuncunun yıllık ücreti de yıldız statüsündeki bir futbolcunun aldığı ücretin çok altındaydı: 900 bin euro... Geçtiğimiz sezon Beşiktaş hayal kırıklığı yaratırken, övgüleri hak eden ender oyunculardan birisiydi. Sol kanatta görev yapıyordu. Ancak Mustafa Denizli'nin takımın başına geçmesiyle birlikte daha fazla özgürlük kazandı ve Delgado'nun da uzun sakatlığında organizatör görevini üstlendi. Doğrusunu söylemek gerekirse Beşiktaş Delgado'nun yokluğunu hiç ama hiç hissetmedi. Geçen sezon ligi 5 gol ve 9 asistle tamamlayan Rodi, bu sezon daha bitime 10 hafta olmasına rağmen 4 gol ve 9 asiste ulaştı. Şık pasları, kavisli ortaları, mesafe tanımayan şutları ile o da Ernst gibi Beşiktaş taraftarının sevgilisi oldu.