İ.Hüseyin Yıldız huseyin.yildiz@aksam.com.tr

kategori2

Bu krizden Amerika karlı çıkmıştır

2008 Aralık ayının başında bu köşede 'Krizin Aktörleri: Hedge Fonlar' başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıda 2009 Ocak ve Mart aylarında hedge fonlardaki geri ödemelerin global krizi derinleştireceği öngörüsünde bulunmuştum. Nitekim, mart ayına dev Amerikan şirketlerinden gelen kötü haberlerin neden olduğu bir şok dalgasıyla merhaba dedik. Ancak sokaktaki vatandaşın cevap aradığı bir soru var: Nasıl oluyor da sorunun kaynağı olan ülkenin parası değer kazanırken, diğer ülkelerin para birimleri değer kaybediyor?
Çıkan haberler Amerikan şirketlerinin ellerindeki riskli varlıkların büyük sorun haline geldiği ve büyük zararların deklare edildiği yönünde. Açıkça telaffuz edilmemiş olsa da; sözü edilen riskli varlıkların bu Hedge fonlar olduğunu düşünüyorum. Çünkü Hedge fonlarda geri ödemeler veya kar dağıtımları üç ayda bir yapılıyor. Mart ayı bu zararların açığa çıktığı dönem. Yabancı kaynakları tararsanız bu fonlarda satışların sürdüğünü göreceksiniz. Zaten değeri şişirilmiş varlıklara dayalı 'balon hedge fonlar', satışların da etkisiyle daha da değersiz hale geliyor. Dolayısıyla ellerinde bu varlıkları tutan büyük şirketler de zarar açıklamaya devam edecek. Toksik, yani zehirli sıfatıyla adlandırılan bu fonlar hakikaten fonu elinde tutanların uykularını zehir edeceğe benziyor.
Dün, bir gazetede, Amerika'da Çinli zenginlere yönelik emlak turları düzenlendiğine dair bir haber okudum. Değeri 500 bin dolar ila 1 milyon dolar arasında değişen gayrimenkuller Çinli işadamlarına satılıyormuş. Bunların değeri kriz öncesinde şimdikinin nerdeyse 2 katıydı. Amerika yıllarca sağdan soldan bir anlamda borç alarak ürettiğinden çok tüketti ve ucuz Çin mallarının en büyük müşterisi oldu. İşte o borçların bir kısmı Hedge fonlar marifetiyle toplanan paralardı ve şimdi bu fonlar değersiz kağıt parçalarına dönüştü. Düşünün, sizden borç alıyorum, borcuma karşılık bazı kağıtlar veriyorum ve bir zaman sonra o kağıtlar pula dönüşüyor. Kağıtları zamanında benden 100 kuruşa aldıysanız, şimdi 5 kuruşa düştüler. Bu durumda size bir bardak soğuk su içmekten başka bir şey kalmıyor.
Özellikle akıllı geçinen Avrupalılar bu Hedge fonların en önemli müşterisi oldular. Bu nedenle kriz Amerika'dan yola çıktığında ilk durağı Avrupa oldu. Hatta bazı uyanık emeklilik fonu yöneticileri Avrupalı işçilerin emeklilik fonlarını bile bu Hedge fonlara yatırdı. İsveç'te yaşandığı gibi...
Bu noktada durup bir düşünelim. Amerika titan benzeri sistemiyle küresel piyasalardan borçlanırken, esas olarak kendi tüketim kültürünü finanse ediyordu. Şimdi ise topladığı bu borcun piyasa değeri düşüyor. Üstelik merkezdeki zararlarını fonlamak için Amerika'ya geri dönen uluslararası sermaye, beraberinde doların değerini de artırmaya devam ediyor.
Gelelim Türkiye'ye. Hatırlanacağı gibi, geçtiğimiz yıl istatistiki bir marifetle milli gelirimiz revize edilmiş ve birden yüzde 30 zenginleşmiştik. Tabi o zamanlar dolar 1,2 TL idi. Şimdi dolar oldu 1,8 TL. Yani yüzde 50'lik bir fiili devalüasyon oldu. 360 TL ile eskiden 300 dolar alırken, şimdi 200 dolar alabiliyorsunuz. Yani geliriniz dolar cinsinden yüzde 33 gerilemiş oldu.  Geçtiğimiz yıl dolar bazında yüzde 30 zenginleşmiş olduğumuz doğru olsa bile neticede yaklaşık yüzde 13 fakirleştik. Bu aritmetik biraz tuhaf gelebilir. Şöyle düşünün; dönem başında 100 TL ile başladınız, dönem sonunda yüzde 30 zenginleştiniz, 130 TL oldu. Sonra bu 130 TL'nin yüzde 33'ü buharlaşırsa elinizde yaklaşık 87 TL kalır. Yani yüzde 13 fakirleşirsiniz.
Burada üretim, tüketim, dış fazla veya rekabet kabiliyetinden söz etmiyorum. Sadece finansal enstrümanlardaki değer kayıpları ve döviz kurlarındaki değer artışları üzerine, kısmen spekülatif olan küresel ölçekli bir hikayeden bahsediyorum. Ancak bu hikayeden, nereden bakarsanız bakın, tek bir sonuç çıkıyor: Kriz Amerika'dan çıkmış olsa da, Amerika bu işten karlı çıkmıştır.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3