Siyasetten pek hoşlanmam. Tabii siyasetin toplumda önemli olduğunu biliyorum. Ama siyaset var 'siyasetçik' var. Futbol tribününde farklılığa hoşgörüsü olmayan bir toplumda, ideoloji ve inanç ile bölünmüş bulunan toplumda, her tür siyaset, vatandaşa hizmetten çok, sorun çıkartıyor.
Son birkaç yılda Cumhurbaşkanlığı, genel seçim ve şimdi de mahalli seçimde, öyle bir bölündük ve kavga ediyoruz ki, ekonomiyi kendimiz, en az global kriz kadar hırpaladık. Sonuç ortada: Hem iç hem de dış talep geberdi ve ekonomik sorunlar hızla büyüyor. Tüm siyasi taraflar bunun sorumlusu ve giderek de daha riskli olarak algılanıyoruz.
Bu arada bireysel çözüm peşinde koşanlar da var. Kur şöyle olsun, faiz böyle olsun, vergi şöyle olsun, destek böyle olsun diye, salt kendi gözlüğü ile bakıp akıl verenler mevcut. Bir türlü parasal ekonomilerin dinamiklerini anlamadık.
Bugün bir-iki ikaz yapacağım. Birincisi, kur ve faiz dinamikleri ile ilişkili ve ikincisi ise sanayi üretimi düşüşü sonrası üretici sektörlerin talepleri ile ilişkili.
Kur ve faiz de, elma ve armudun fiyatı gibi birer fiyattır. Her fiyat gibi bunlardaki değişimler de toplumu arz ve talebin dengesini değiştirerek etkilerler.
TL değer kaybetse kazanan ihracatçı olur. Yani hem mal hem de hizmet ihracatçısı. Ama kaybeden de vardır. Mal ve hizmet ithalatçısı ve iç piyasaya dönük mal ve hizmet üretenler. Tersi gerçekleştirse de ihracatçı hırpalanır, ama içe dönük olanlar kazanır.
Yani her halde kazanan ve kaybeden vardır.
Benzer şekilde faiz yükselirse nakit serveti olup faiz alabilenler kazanır, sabit gelirli veya TL borçlu kaybeder. Benzer şekilde faiz düşerse de borçlu ve üretimi finanse eden kazanır, TL servet sahibi olan veya faiz geliri ile yaşayan kaybeder. Yani kur ve faiz, iç ve dış talebi, arzı etkiler, ama diğer taraftan da toplumdaki dengeleri hareket ne yöne doğru olursa olsun bozar, dolayısıyla kur veya faiz hareketleri ne yöne giderlerse gitsinler, gelir dağılımını önemli ölçüde etkiler ve değiştirirler.
Ancak kur ve faiz birbirinden bağımsız değildir. Onlarla serbestçe oynayamazsınız. Eğer ülke sermaye serbestisi sisteminde ise, kur ve faizden ancak birini kontrol edebilirsiniz. İkincisi piyasaya bağlıdır. Delirme hakkı mevcuttur. Bu nedenle ülkenin riskini artıracak şeyler yapılması halinde kontrol altında olmayan faktör delirebilir.
Bugün ülkenin birçok üretici reel sektörü sorunlar yaşamaktadır. Bu nedenle çeşitli talepler vardır. Kimi vergi ve destek konusunda, kimi faiz konusunda, kimi de kur konusunda. Bu talepler karşılanırken yan etkileri de incelemek gerekir.
Eğer ülkenin dengelerini gelecekte bir kere daha bozmak istemiyorsak, bu fiyat, kur, faiz, destek, vergi ve harcama konularında karar verirken çok dikkatli olmamız gerek. Faturayı büyütmemek gerekir!
Acilen IMF ile anlaşsak da iyi olur!