Kapitalist düzen neden zorlanır? En son ABD örneğine bakılırsa, bir yanda bol kepçe sahtekarlık var, diğer yandan bol miktarda cahillik var, biraz siyasi dümen var, bir kova da aşırı doz popülizm eklediniz mi, tüm dünya ekonomisini sorunlara boğarsınız.
Kapitalist düzenin temelinde iki ana unsur vardır. Bir tanesi mukavele yapma serbestisidir. Özgür irade ile yapılan anlaşmalar kapitalist düzende geçerli olmak zorundadır. İkinci unsur ise hukuk düzenidir. Hukuk düzeninin çalışmasını engellediğiniz zaman ve özgür irade ile yapılan mukavelelerin geçerliliğini ortadan kaldırdığınız veya sınırladığınız zaman ise, kapitalist düzen çöker.
Örnek olarak ülkemizdeki çek sistemini verebiliriz. Hukuken çek yazıldığı anda geçerlidir. Karşılıksız çek yazmak da geçerli kanunlara göre bir suçtur. Halbuki biz ödeme aracı çeki, kredi ve finansman aracı olarak kullanırız ve karşılıksız çek yazanların çoğu da hukuk sistemi tarafından kanun uygulanmayarak korunur. Bu başka toplumlarda olmayan bir bozuk düzendir.
Dün Akşam Gazetesi çok yerinde bir manşet haberi ile kredi kartı sorununu gündeme getirdi. Ancak kredi kartı gündeme geldi mi, ortalığa ölümsüz popülist Sinan Aygün fırlar. Sinan Aygün Ankara'da küçük bir inşaat malzemesi satıcısı iken ve veresiye inşaat malzemesi satışı finansmanı işleri de yaparken, Ankara Ticaret Odası'nın başına geçtikten sonra siyasete bulaştı, işleri büyüdü ve popülizm şampiyonu olmaya ve siyasete soyundu.
Türk toplumunun en büyük sorunlarından biri temelde meslek temsilcisi olan Ticaret ve Sanayi Odalarının ve Birliklerin görevinin, bazıları tarafından ülkemizin sisteminde kişilere siyasette yer açmak, hayatta mesafe aldırmak aracı olarak yorumlanması olmuştur. Üstelik ülkemizde siyasete soyunan kişi muhalefette ise de gırtlağına kadar popülizme bulaşır ki, dikkati çeksin. Ülkemizin popülist muhalefet şampiyonu kimdir? Evinde 'başkaları tarafından konmuş tabanca' bulunan ve 'Milyonlarca euro nakit çıkan' Sinan Aygün biraderimiz!
Sinan Bey, siz kredi kartları konusunda konuşacak son kimsesiniz. Çünkü konuyu hiç anlamıyorsunuz. Kredi kartları vatandaş ile kart verilen kişi arasında bir mukaveledir. Bu mukavelenin şartları kanunla ve mukavele çerçevesinde belirlenmiştir. Kredi kartı kredi değildir. Bir ödeme aracıdır. Banka sizin harcadığınız parayı derhal öder. Ama dönem sonunda tahsil eder. Bu nedenle ortalama birkaç hafta boyu finansmanı sağlar. Bu büyük bir maliyet demektir. Ayrıca bir de operasyon maliyeti ve ön yatırımı vardır.
Banka kredi kartı ödenmediği zaman kimin parasını kime vermek zorundadır? Ortalama bir bankada bilançodaki fonun yüzde on kadarı patronun parasıdır. Yüzde doksanı ise milyonlarca vatandaşın yıllar boyu çalışarak biriktirdiği tasarruf fonlarıdır. Bu fonların, hesabını bilmeyenler tarafından kredi kartının kredi olarak kullanılmasının sonucu, bankaya tasarruflarını emanet eden vatandaşların paralarının çarçur edilmesi olacaktır. Vatandaşın tasarrufunu ayağını yorganına göre uzatmayı bilmeyen kişiler tarafından perişan edilmesini savunmak hangi adalet ve hukuk sistemine, kapitalist düzenin hangi ilkesine uygundur?
Kabaca 33 milyarlık toplam kredi kartı borcunun 2.5 milyar kadarı batıkmış. Yüzde 8-9 civarında yani. Sanıldığı kadar büyük bir sorun değil. Bu toplum mukavelelere ve hukuka saygıyı öğrenmek zorunda. Fakire yardım etmek istiyorsanız bunun için özel yardım kanunu çıkartın, genel vergilerden ödensin. Benim paramı başkasına vermeyin!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.