AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-03-16

kategori2

Medya siyasetin uzantısı değildir

Gazeteci, AK Parti'nin işine gelecek diye, bir haberi yazmaktan veya bir analizi yapmaktan imtina edemez.
Gazeteci partizan değildir.
Bunun tersi de doğrudur.
Gazeteci, CHP'nin işine gelecek diye, bir haberi yazmaktan veya bir analizi yapmaktan imtina edemez.
Herkesin bildiği o gerçeği artık bağırarak söylemenin zamanı geldi:
Aksi yönde davrananlar, uzun zamandır Türk medyasını bir Meclis kompozisyonu şeklinde dizayn ettiler.
Köşe Yazarları Milletvekilleri; Yazıişleri Müdürleri, Grup Başkan Vekilleri; Yayın Yönetmenleri de, artık medyalarının boy ve işlevlerine veya grubun o anki ticari politikasına göre Başbakan veya bir Muhalefet Partisi Lideri işlevlerini üstlendi.
Çoğu gazetenin, bir 'Gölge Kabine' veya 'Muhalefet Partisi' gibi çalıştığını da söylemeliyiz.
Ve fakat, Türkiye'de siyaset yapmanın önünde bir engel bulunmadığı için, yani isteyen gazetecinin siyaset yapmasının önünün sonuna kadar açık olduğunu bildiğimiz için...
Medyada 23 Nisan töreni misali tesis edilen 'Sanal Meclis Kompozisyonu'nun ardındaki gerçeğin, medya zırhına bürünerek siyasetten nemalanmanın güvenli konforu olduğunu da artık ilan etmeliyiz.
Bugün, öyle ya da böyle; o sebepten veya bu sebepten, bugün bu oyun bozuluyor...
Köşe Yazarları'nın aslında Milletvekili rolü oynamaya çalıştığı, Yayın Yönetmenleri'nin Başbakan kılığına girmeye çalıştıkları veya Muhalefet Partisi lideri simülasyonu oldukları gerçeği ortaya döküldükçe...
Mesleği gazetecilik olmayanlar varoluşlarını tehdit altında görüp, daha bir hırçınlaşıyor; meydanlara iniyor...
Son zamanlarda medyada izlediğiniz mebzul miktarda, Deniz Baykal müsveddesi veya Tayyip Erdoğan özentisinin sebeb-i hikmeti bu.
Oysa...
Medya sektörünü girdiği bunalımdan çıkartacak, 'Merkez Medya' tasarımını gerçekleştirebilecek irade siyasi partilerde değil, gazetecilik mesleğinin kendisinde saklı.
Başı sıkıştığı zaman, artık ideolojik meşrebine göre, üç koltuk (yazarlık) daha muhalefete veririz şeklinde bir medya tanzimi...
Veya, iktidar kontenjanına üç beş koltuk (yazar) daha verirsek, kendimizi merkeze çekeriz, düşüncesi, medyayı siyasetin uzantısı olmak tuzağından kurtaramaz.
Bugün her medyanın ihtiyacı olan, CHP veya AK Parti kotasından yönetici veya yazar değil, bilakis, siyaseti ve siyasetçileri işinin nesnesi gibi gören, kendini siyasi kanatlardan biriyle özdeşleştirmeyen bağımsız gazetecilerdir.
Bu yüzden, AK Parti'ye kayıtsız şartsız biat eden medya ile CHP desteğinden hiçbir hal ve koşulda vazgeçmeyen medya arasındaki 'Merkez Medya' savaşının galibinin bu iki düşman kardeşten biri olması mümkün değildir.
Bugün hem gazetecilik niteliğinin siyasetten bağımsızlığı açısından hem de tiraj ve tesir açısından 'Merkez Medya' kavramının içi boşalmıştır.
İşte bu ahval ve şerait içinde bazı gazetecilerin dizi oyunculuğuna yatay geçiş yapmalarını saygıyla karşıladığımı belirtirken...
'Merkez Medya' tarifini tescil ettirmenin en kuvvetli adayı olan AKŞAM gazetesinde yazdığım için ne kadar mutlu olduğumu da bilmenizi istedim.