AKŞAM | SIYASET | 27 MART 2009, CUMA

Akşam seçimin nabzını tuttu

Son yerel seçimlerde yüzde 49 oyla Ankara'yı silip süpüren Gökçek, bu kez çok rahat değil. Zira CHP'nin 'eski kurt' Karayalçın'ı, MHP'nin de herkesçe sevilen tescilli Mansur Yavaş'ı var. Ankara'nın kaleleri de düşebilir, çevre ilçeleri de yarışa başka boyut getirebilir

Başkent Ankara yine çekişmeli bir yerel seçim süreci yaşıyor. Son 15 yıldır kenti yöneten Melih Gökçek, Refah Partisi ile oturduğu koltukta önce Fazilet Partisi ardından AKP ile devam ediyor. Ankara'daki yarış da 'Gökçek üslubu ve yönetim zihniyeti' ile iddialı diğer iki parti arasında geçiyor. Bu seçimin sonucunu belirleyecek üç temel unsur var:


GÖKÇEK'İN YIPRANMASI: Melih Gökçek'in 15 yılda biriktirdiği 'yıpranmışlık' oranı, içme suyu konusunda içine düştüğü çıkmaz, metro konusundaki gecikmişlik ve doğalgaz sayaçlarına ilişkin tartışmada CHP'li Kılıçdaroğlu'ndan canlı yayında aldığı darbe, Gökçek'in tekrar seçilip seçilemeyeceğini belirleyecek.

SOLUN BİRLEŞMESİ: 1994, 1999 ve 2004 yerel seçimlerine 'bölünerek' giren merkez sol, bu kez Murat Karayalçın'ın şahsında bütünleşti. 1994'de CHP'li Ali Dinçer, 1999'da DSP'li Doğan Taşdelen, 2004'de de CHP'li Yılmaz Ateş'le yaşanan bölünme Gökçek'in işine yaramıştı. Karayalçın hem SHP-CHP birlikteliğini hem de DSP, İP ve 10 Aralık Hareketi'nin desteğini sağlamış durumda.

YAVAŞ'IN PERFORMANSI: Beypazarı'nda başarılı bir belediyecilik örneği ortaya koyduktan sonra Büyükşehir'e aday olan ve taraflı tarafsız herkesin şans tanıdığı MHP'li aday Mansur Yavaş'ın göstereceği performans, bu seçimin kaderini belirleyecek. Sol seçim kulislerinde, Yavaş'ın alacağı oyların Gökçek'i zayıflatacağı savı öne çıkarken; AKP'liler tersi görüşte, MHP'liler ise 'Mansur Bey hem CHP'den hem AKP'den oy çalacak' yorumunu yapıyor.

Yavaş'ın markası Beypazarı
MHP, ilk kez başkenti yönetebilme konusunda umutlu. Bu umudun mimarı MHP'nin Ankara Büyükşehir adayı Mansur Yavaş. Üst üste iki dönem Ankara'nın şirin ilçesi Beypazarı'nı yöneten ve belediyecilikteki başarısıyla öne çıkan Yavaş, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin talimatıyla Ankara'ya aday gösterildi. Güçlü rakiplerinin aksine mütevazı bir kadro ve mali olanaklarla seçim çalışmasını yürüten Yavaş'ın en önemli kozu, Beypazarı'nı marka kent yapıp, turistik bir merkez haline getirmesi. Yavaş'ın, Ankaralı olması da önemli bir avantaj. Ancak maalesef büyükşehir belediyesi için Beypazarlılar oy kullanamayacak.
Yavaş'ın bir başka avantajı da, rakiplerine oranla siyasette yıpranmamış bir isim olması. Polemikten ve kişisel saldırılardan uzak bir tutum izleyen Yavaş'ın bu tavrı da prim yaptı. Yavaş, propaganda sürecinde Başbakan Erdoğan'ı hiç eleştirmedi. Hatta Erdoğan miting için Beypazarı'na geldiğinde kendisini karşıladı.
Mansur Yavaş'ın seçimlerdeki gizli silahı, Ankara Büyükşehir belediye sınırlarına dahil olan Çubuk, Elmadağ, Akyurt, Kazan gibi çevre ilçeler ile bazı çevre beldeler olacağa benziyor. 'Karayalçın korkusuyla Gökçek'e oy verenlerle Gökçek'ten kurtulmak için Karayalçın'a oy verenler, bu kez beni seçecek' diyecek kadar iddialı Mansur Yavaş.

Karayalçın 89 ruhunu arıyor
TARİH tekerrür eder mi? Genel bir kanıya göre eder. Murat Karayalçın için edip etmeyeceğini 29 Mart yerel seçimlerinde göreceğiz. 1989'da Özal'ın Anavatan Partisi'nin siyasete damgasını vurduğu dönemde 12 Eylül'ün solun üzerine serptiği 'ölü toprağını' Ankara'da bir yerel seçim zaferi ile süpüren Karayalçın ve ekibi, 20 yıl sonra Melih Gökçek ve AKP'ye karşı aynı başarıyı tekrarlamak istiyor.
1989'da Karayalçın yerel yönetimde adeta fırtınalar estirmiş; kanalizasyon, metro, Altınpark, Batıkent, Dikmen gibi birbirinden çarpıcı büyük projeleri birbiri ardına devreye sokmuştu. Ancak 1993'te Erdal İnönü'nün aktif siyaseti bırakmasıyla Karayalçın önce SHP liderliğine ardından Başbakan Yardımcılığı koltuğuna oturdu. Karayalçın'ın bu kararı kendisi kadar Ankara'yı da etkiledi.
Bugün yeniden CHP'nin adayı olarak Büyükşehir Başkanlığını isteyen Karayalçın, 'solda birlik' adına bir türlü yakalanamayan fırsatın bu kez doğduğuna inanıyor. Ekibinden birçok kişi de kampanya sürecinde '89 ruhu işaretleri' aldığını vurguluyor.

İlçelerde eski güç yok
Kampanyasını 'coşkulu', CHP ile ilişkilerini 'dengeli', halkla ilişkilerini 'duygulu' götüren Karayalçın'ın alt kademe belediyeleri açısından 1989'daki kadar şanslı olmadığı ise 'siyasi bir realite.' CHP'nin Çankaya'daki iddiası Bülent Tanık'ın adaylığı ile aynı güçte; Mamak'ta Veli Gündüz Şahin'in çalışkanlığı da bir avantaj. Ancak Batıkent, Çayyolu gibi Karayalçın'ın önemli oy depolarını barındıran Yenimahalle ile büyük nüfusa sahip Keçiören ve Altındağ'da ise CHP'nin eski gücünde olduğunu söylemek güç.
Ebru TOKTAR ÇEKİÇ


Kılıcdaroğlu metrobüsü geçer mi
YILLAR  sonra İstanbul'da, CHP seçmeni heyecanlı. İl Başkanı Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun başarılı performansına, örgütün desteği de eklenince, umutlar yeşerdi. Farklı kesimlerin beğenisini kazanan Kılıçdaroğlu'nun adaylığıyla CHP, İstanbul'da da 1989 ruhunu arıyor. Farklı görüşlere mensup birçok seçmen, ağız birliği etmişçesine 'Büyükşehirde Kılıçdaroğlu' diyor. Geçen seçimlerde sandığa gitmeyen vatandaşların da bu kez sandığa koşacağını söylüyor Kılıçdaroğlu. 2004'te İstanbulluların yüzde 68'i oy kullandı. Bu seçimde yüzde 85'in üzerinde oy kullanılması bekleniyor. Kılıçdaroğlu'nun Balmumcu'daki karargahında, hedefler yüzde 45'in üzerine göre yapılıyor. Kadir Topbaş'a karşı yüz yüze siyaseti tercih eden Kılıçdaroğlu, insanların kendisine dokunmasına, öpmesine, sarılmasına aynı samimiyetle karşılık verdi. Özellikle gençler ve kadınlar Kılıçdaroğlu'na bayılıyor. 'Kurban olayım' diyen kadınlar mı ararsınız, Kılıçdaroğlu'nun boynundaki atkıyı kutsal bir emanet gibi öperek alanlar mı...  Kılıçdaroğlu'nun en büyük özelliği de sürekli soru sorması. Kampanya boyunca Kılıçdaroğlu sordu, Topbaş savunma yaptı...

AKP kan kaybetse de İstanbul'u kaybetmesi zor
29 Mart'ta yarışın en çekişmeli geçeceği yerlerden İstanbul'da AKP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Gökçek gibi geçen seçimlere oranla pek rahat gözükmüyor. Bunun en büyük sebebi, CHP'nin 'yolsuzluklardan sorumlu' milletvekili, 'düello savaşçısı' Kemal Kılıçdaroğlu'nu aday göstermesi oldu. AKP'nin Topbaş'ı yeniden aday göstermesindeki en büyük etken İstanbul'un ulaşım sorunu ile ilgili büyük adımlar atması ve seçmenin takdirini toplaması. Ancak İstanbullu seçmende her daim 'şehri asıl Başbakan Erdoğan'ın yönettiği' duygusu hakim. Bu yüzden Topbaş, İstanbul halkının gönlünü tek başına kazanmış değil. Karanfil dağıttığı seçim gezilerinin hemen hemen hepsinde protestolarla karşılaşan Topbaş'ın 'Karanfil değil iş istiyoruz' diyen seçmenlere, 'Siz CHP'lisiniz' demesi de taraflı tarafsız herkes tarafından eleştirildi.

Bekaroğlu AKP'yi korkutuyor
Topbaş'ı Kılıçdaroğlu haricinde rahatsız eden bir başka etken de Saadet Partisi'nin adayı Mehmet Bekaroğlu. Bekaroğlu'nun AKP'nin oyunu böleceği düşünülüyor. Özellikle Başakşehir, Üsküdar ve Fatih'te Saadet Partisi adaylarının yüksek oy alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Kadir Topbaş'ın en büyük seçim yatırımı, hızla tamamlanan metrobüs projesi. AKP il yöneticileri yüzde 50'nin üzerinde oy alarak 39 ilçeden 33'ünü alacaklarını tahmin ediyor. AKP'nin İstanbul'u kaybetmesi zor gözüküyor.

Turgut iki seçim sonra
İstanbul'da bugüne kadar ne bir belediye ne de meclis üyesi çıkarabilen MHP, sadece Eyüp ve Beylikdüzü'nde iddialı gözüküyor. Kılıçdaroğlu'nun arkasındaki rüzgarı MHP'nin büyükşehir adayı Ahmet Turgut için söylemek zor. Turgut'un yüzde 5 oy alması büyük başarı olur. Birçok MHP'li ilçelerde kendi partilerine oy verip büyükşehirde Kılıçdaroğlu'na oy vermeyi düşünüyor. Turgut'un bir dezavantajı da partisinin tanıtımını yeterince yapmaması. Oysa Ahmet Turgut, kişilik olarak Mansur Yavaş'a çok benziyor. En büyük avantajı da genç yaşta siyasete atılmış olması. MHP Turgut'ta ısrarcı olursa Ankara'da yaşanılan hava iki seçim sonra İstanbul'da yaşanabilir. Ercan ÖZTÜRK - Nebahat KOÇ

Kocaoğlu yüzde 50'yi neden aşacak?
BEŞ yıl önceki seçimde, Ahmet Piriştina'nın yüzde 47'yi aşarak İzmir'de ikinci kez başkan seçilmesini 'kişisel karizmasına' bağlayanlar çok olmuştu. İzmir'de bu kez 2.5 milyon seçmen oy kullanacak. CHP adayı Aziz Kocaoğlu'nun yüzde 50'den fazla oy alması kimseyi şaşırtmayacak. Piriştina'nın başarısında tüm kesimlerle kucaklaşmasının payı büyüktü; Kocaoğlu da aynı yöntemi benimsedi, o da herkesle barışık...
Baykal, her ne kadar Aziz Bey'in adını geç telaffuz etse de, ilçelerin aday atamalarında Aziz Bey'in önerilerine kulak vermese de, Baykal'a rağmen, İzmir, Baykal'ın yüzünü güldürecek. Kocaoğlu sendikalarla, meslek odalarıyla, sivil toplum örgütleriyle, iş çevreleriyle ve hatta medyayla barış içinde bir seçim kampanyası yürüttü. İzmir dört parçalı bir kent: Liberallerin güçlü olduğu kent merkezi, hemşerilik ve feodal ilişkilerin hakim olduğu varoşlar, her zaman sola oy vermiş sahil bandı ve DYP'nin kalesi olarak algılanan kırsal kesim. Merkez liberal kesim, AKP'nin politikalarından çok rahatsız, CHP'ye rekor destek verecek. Varoşlarda oyların AKP'ye akması şaşırtıcı olmaz. Bu seçimde sahil bandı ile kırsal kesim ilk kez 'büyükşehir' için oy kullanacak. Kırsal kesimde AKP'nin daha çok oy alacağı tahmin ediliyor.

AKSOY kendi rekorunu kırar
GEÇEN seçimde yüzde 32 ile AKP'nin İzmir'deki en yüksek oy oranına ulaşan Taha Aksoy, Piriştina'dan sonra şimdi de Aziz Kocaoğlu'na karşı mücadele veriyor. Centilmence götürülen yarışta Aksoy'un geçen seçimden fazla oy alması şaşırtıcı olmaz, yüzde 35'i aşması bekleniyor. Taha Aksoy, iktidar partisine oy vermediği için İzmir'in geri kaldığına sıklıkla vurgu yaptı, ama bu gizli (!) 'tehdit' bir işe yarar mı bilinmez... Taha Aksoy, İzmir'de bir yönetim zaafı ve vizyon eksikliği olduğunu, İzmir'e hareket kazandırılması gerektiğini de sıklıkla vurguladı. Seçim beyannamesinde de olağanüstü projelere yer veren, tüm bakanlıklardan da destek alan Aksoy, seçim kampanyası boyunca gecekondu gecekondu gezdi. Ama AKP'nin 'merkez-sağ' bir parti olduğuna İzmirlileri ikna edemedi. Eşi Nilgün Aksoy şehit ailelerini ziyaret etti, kızları var güçleriyle çalıştılar; AKP kadın kollarının en çok çalıştığı il de yine İzmir oldu. Ama 'Sen İzmirsin, Büyük Düşün' sloganının yerine İzmir'de başka bir şey söylenmeliydi. Çünkü İzmirli zaten büyük düşündüğüne inanır!

MHP bir ilki gerçekleştirebilir
MHP adayı Müsavat Dervişoğlu ise neredeyse Türkiye'de açıklanan ilk adaydı. O da seçim kampanyasını centilmence ve başarıyla yürüttü; eleştirilerinin dozunu çok iyi ayarladı. Dervişoğlu'nun temel hedefi, geçen seçimlerde İzmir'de yüzde 18'lere kadar ulaşan Genç Parti oyları oldu. Geçen dönemde partiden ayrılan, küsenleri de kazanmaya çalıştı. Genel Başkan Bahçeli'nin deyimiyle 'çekirdekten partili' olan Dervişoğlu'nun çabalarıyla MHP, İzmir'de bazı ilçeleri kazanabilir ve bu da bir ilk olur. Nedim Atilla

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3