Medyada en çok palavranın sıkıldığı konular üzücüdür ki spor ve ekonomi. Benim için kötü olan şey ise, üzücüdür ki, ben bu iki konuda uzmanım.
Altı ayı geçen bir süredir 'ABD resesyonda!' diye bas bas bağıranlara gücümüzün yettiği kadar, 'Durun yahu galiba işler pek sizin düşündüğünüz gibi değil!' diyerek karşı çıkmıştık.
Bugün bu hafta içinde ilan edilen veriler bizim büyük ölçüde haklı olduğumuzu ortaya koydu.
Bilindiği gibi ABD'de NBER ekonominin gidişatını ve özellikle resesyon mevcut olup olmadığını tespit için dört temel veriye bakıyor. Bunlardan biri istihdam durumu, diğeri sanayi üretiminin gidişatı, bir diğeri kişisel reel gelir artış hızı ve dördüncüsü ise perakende ve toptan satış verileri .
Bu hafta bu verilerden gelen haberler kötümserleri büyük ölçüde susturacak düzeyde iyi idi.
Önce ABD birinci çeyrek reel büyüme rakamı 0.6 reel büyüme ile negatif olmayan bir büyüme performansı ortaya koydu. Kötümserler bu verilere büyüme stok için üretimden geliyor dese de, iş öyle değil. GSYİH büyümesine katkı olarak bakarsak, özel tüketim büyümeye 0.7, stok üretimi 0.8, net ihracat 0.2 ve kamu harcamaları 0.4 puan katkı yapmıştı. Buna karşılık şirketlerin yatırımları eksi 0.3 puan gerileme getirirken, yeni konut üretimi de eksi 1.2 puan gerileme getirmişti. Finans kesimindeki tahribat göz önüne alınırsa ve sorunun konut sektöründen başladığı düşünülürse, resesyon olasılığının son derece küçüldüğü ve beklentilerin giderek iyiye döneceği açık.
Dün ilan edilen tarım dışı istihdam sayılarına bakıldığında işsizlik oranının yüzde 5.1 düzeyinden yüzde 5.0 düzeyine düşmesi de son derece pozitif bir gerçekleşme.
Diğer taraftan bir evvelki gün ilan edilen kişisel reel gelir verilerinde mart ayında yüzde 0.3 artış olması ve kişisel tüketim harcamalarının da de gene yüzde 0.4 artmış olması sorunların yavaş yavaş küçüldüğünü gündeme getiriyor.
Son olarak da Institute for Supply Management tarafından tutulan ve tedarikçilerden siparişlere bakarak öncü gösterge sinyali veren, ISM imalat sanayii endeksi verilerinin gerçeklerini aktaralım. ISM imalat sanayi endeksi Nisan ayında 48.6 değerinde kaldı ve endeks değeri değişmedi. Bu endeksin alt kalemlerine bakıldığında üretim endeksi 48.7 değerinden 49.1 değerine çıktı. Yeni ihracat talepleri 56.5 değerinden 57.5 değerine yükseldi. Yeni siparişler endeksi 46.5 değerinde değişmeden kaldı.
Bütün bu yazdıklarımız kötümserlerin ciddi şekilde ofsayt durumuna düşmekte olduklarını ve ABD ekonomisinde genel düşüncelerin tersine artık düzelmenin devreye girmeye başladığını gösteriyor.
Tabii ki ABD finans kesimi sorunlar yaşadı ve belki daha da yaşar. Ama ortada genel ve yaygın bir kredi sorunu artık yok. Bu hafta gelen veriler ise reel kesimde tahribatın da yavaş yavaş ortadan kalktığını gösteriyor.
Sonuçta dolar bir miktar değer kazanma yönüne gider ve ABD ve diğer ülke borsalarına da, iyimser hava gelmesi gerek!
ABD artık büyümeden çok enflasyon ile mücadele etmeye başlayacak, faiz artırmayı düşünecek.
Türkiye ise giderek kendi ürettiği ve çoğu siyasi temelli sorunlarla uğraşmak zorunda kalacak! Yani dünyadan ayrışmış bulunuyoruz!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.