AKÅžAM | PAZAR | 29 MART 2009, PAZAR

Bu kadar tepki beklemiyordum!

Ali Ekber Aliyev'in biri Ermeni diÄŸeri Azeri iki eÅŸcinselin aÅŸkını anlattığı 'ArtuÅŸ ve Zaur' adlı romanı son günlerin en çok tartışılan kitabı. Bu kitapla ülkesindeki tabu konuların  üzerine giden  Aliyev'e göre,  aydın yaÅŸadığı toplumu eleÅŸtirmeli.

8
Sovyetler BirliÄŸi döneminde yaÅŸanan büyük bir aÅŸk... Taraflardan biri Ermeni diÄŸeri ise Azeri ve her ikisi de erkek. Son günlerin en çok tartışılan kitaplarından biri olan 'ArtuÅŸ ve Zaur', çıkan savaÅŸla birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan bu iki adamın ilginç hikayesini anlatıyor. Kitabın yazarı Ali Ekber Aliyev, ülkesi Azerbaycan'da tabu olan bu iki konuyu, Ermenilerle iliÅŸkiler ve eÅŸcinselliÄŸi, açık bir dille anlattığı kitabı yüzünden Azerbaycan'da neredeyse vatan haini ilan edilmiÅŸ durumda. Yazar ise kitabını, 'Anlamsız savaÅŸlardan, kan ve gözyaşından, sonu görünmeyen düÅŸmanlıklardan bunalan insanın feryadı' olarak nitelendiriyor. Uzun yıllar Türkiye'de yaÅŸamış olan Aliyev'i ülkesi Azerbaycan'da bulduk ve tartışılan kitabı 'ArtuÅŸ ve Zaur'u konuÅŸtuk.

Azerbaycan'da doÄŸup Türkiye'de de uzun yıllar kalmışsınız. Bu süreçte neler yaptınız, Türkiye'ye yolunuz nasıl düÅŸtü?
1978 Bakü doÄŸumluyum. Türkiye'ye 1993 yılında eÄŸitim almak için geldim. Bu kararı benim adıma rahmetli babam vermiÅŸti. Azerbaycan o dönemde zor bir süreçten geçiyordu. EÄŸitim düzeyi sıfırın altında, rüÅŸvet diz boyu, faili meçhul cinayetler, siyasi kaos... HoÅŸ, bu gelenekler bugün de 'baÅŸarıyla' sürdürülmekte, deÄŸiÅŸen bir ÅŸey yok yani. Türkiye'de kaldığım dönemde üniversiteyi bitirip çevirmenliÄŸe baÅŸladım.Böylece edebiyata ilk adımımı attım.

SİSTEM BENİ KİRLETEMEDİ

9 yıl Türkiye'de yaÅŸadıktan sonra sizi ülkenize geri dönmeye iten sebepler neydi?
 Her geçen gün uluslararası arenada itibar kaybeden, rüÅŸvet ve yolsuzlukların hayat tarzına çevrildiÄŸi ülkemin benim gibi insanlara ihtiyaç duyduÄŸunu düÅŸünüyordum. MeÄŸer yanılmışım. Ülkeme döndüm ama kendimi sisteme kirlettirmedim.

'Artuş ve Zaur'u yazmaya nasıl karar verdiniz?
'ArtuÅŸ ve Zaur', anlamsız savaÅŸlardan, kan ve gözyaşından, sonu görünmeyen düÅŸmanlıklardan bunalan insanın feryadı niteliÄŸinde. Vurdumduymaz, her ÅŸeye ilgisiz insanları biraz olsun kıpırdatmaya, ataleti yıkmaya yönelik bir çalışma. Azerbaycan'da ilk kez bir kitabı tartışmaya açtım ben. DüÅŸünsenize, kitap kültürünün olmadığı, kitabın okunmadığı bir ülkede bugün bir kitap tartışılıyor! Bu çok önemli.

Kitapta anlattığınız hikaye gerçek mi yoksa kurmaca mı?
Gerçek bir hikayeden esinlendiÄŸim de söylenebilir. Böyle bir çiftin Rusya'da yaÅŸamakta olduÄŸunu biliyorum. Ama hikayenin gerçek  olması bence çok önemli deÄŸil. Bir yazar olarak istediÄŸim kurguyu yaratarak  istediÄŸim metni okura sunabilirim. Kimse beni uyduruyorsun diye suçlayamaz. Orhan Pamuk'un 'Kar'ında tiyatro sahnesine çıkarak, izleyiciye kurÅŸun yaÄŸdıran askerler gerçek hayattan mı alıntı? Velev ki uydurma olsun hikayem, ne deÄŸiÅŸir ki? Ama mesele Azeri erkeÄŸin Ermeni erkekle aÅŸk yaÅŸamasının inandırıcı olmaması ise eÄŸer, böyle bir iliÅŸkinin olaÄŸan olduÄŸunu söyleyebilirim.

Kitabınız ülkenizde çok fazla tepki gördü. YaÅŸananları bilmeyen okuyucular için biraz bu tepkinin kökenini anlatır mısınız?
Azerilerle Ermeniler arasında hiçbir iletiÅŸim yok. Her iki ülkede, komÅŸusunu tanımayan, ateÅŸ hattının öteki tarafında kimlerin yaÅŸadığını bilmeyen nesiller yetiÅŸti. DoÄŸuÅŸtan karşı tarafa düÅŸman nesiller. Bir türlü çözülemeyen bir sorundan bahsediyoruz: KarabaÄŸ. Çok kan aktı, büyük kayıplar verildi.

NE EŞCİNSEL NE DE ERMENİYİM
Siz kitabı yazarken böyle büyük bir tepki bekliyor muydunuz?
Bu kadarını beklemiyordum. Çok komik tepkiler alıyorum. EÅŸcinsel ve Ermeni asıllı olduÄŸumu söylüyorlar. EÅŸcinsel olmadığım gibi, Ermeni asıllı da deÄŸilim. Ama ÅŸunu da söyleyeyim eÅŸcinsel olmak veya Ermeni ırkına mensup olmak utanılacak bir durum deÄŸildir! Demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüÄŸü, çoÄŸulculuk gibi kavramları, homofobiklere izah edemezsiniz. Zenofobinin (yabancı korkusu) ve homofobinin hakim olduÄŸu toplumları, otoriter rejimler yönetir; Ermenistan ve Azerbaycan'da olduÄŸu gibi...

Kitapta anlatılan aÅŸkın tarafları yine Azeri ve Ermeni ama kadın ve erkek olsa yine bu kadar tepki çeker miydi sizce?
Heteroseksüel bir iliÅŸki konu edilseydi, belki tepkiler daha az olurdu ama kitap benim kalemimden çıktığı için yine de yaygara kopacaktı. Ülkemde bir anlayış vardır: Ali Ekber yazmışsa eÄŸer, mutlaka sıra dışıdır, halka, vatana, millete hakaret içermektedir. Hatta kitaplarımı okumadan eleÅŸtirmeye baÅŸlıyorlar. Trajikomik bir durum.

Azerbaycan'da bugüne kadar 150 adet satılmış kitabınız. İşlediÄŸiniz konunun tabu olması nedeniyle kitabı almakta sıkıntı mı çekiyor insanlar?
Azerbaycan'da bir ayda 150 kitabın satılması, Türkiye'de bir ayda 15 bin kitaba tekabül eder. Azerbaycan halkı kitapla barışık bir halk deÄŸildir. Ne gazete okurlar ne de kitap. Bu yüzden 150 kitap öyle küçümsenecek bir rakam deÄŸildir.

Kitabınız hakkında toplatılma kararı verilmemiÅŸ ama bazı yayınevlerinde polis tarafından toplatıldığı söyleniyor. Bu gerçek mi?
Bu iÅŸin kararı mararı olmaz, kitaplarım toplatıldı vesselam. Bütün kitapçılardan toplatıldı üstelik. Hem de mahkeme kararı olmadan! Polis kitapçıları gezerek kitaplarımı kaldırdı ve kitapçıları bir gün süreliÄŸine kapatarak cezalandırdı.

Bir röportajınızda 'Birini sevmiyor musun? Onu ya Ermeni ilan edersin ya da eÅŸcinsel. Bu iki silah da iÅŸ bitiricidir' demiÅŸsiniz. Azerbaycan'da gerçekten bu kadar katı mı durum?
Durum gerçekten bu kadar vahim. Ermenilik ve eÅŸcinsellik suçlamaları havada uçuÅŸuyor. Siyasette olduÄŸu gibi, günlük yaÅŸamda da böyle. Kitabımda insanlara cinsel tercihlerinden ve ırklarından dolayı utanmamaları, kompleks yapmamaları çaÄŸrısı yapıyorum. Utanılacak ÅŸeyler rüÅŸvet, dolandırıcılık, yolsuzluktur.

Ülkeniz Azerbaycan'a karşı hissettiklerinizde bir ÅŸeyleri deÄŸiÅŸtirdimi aldığınız tepkiler?
PuÅŸkin'in deyimiyle söyleyecek olursak: 'Vatanımdan tepeden tırnaÄŸa kadar nefret ediyorum. Ama bir yabancı benimle bu görüÅŸümü paylaşırsa, dayanamam'. Bir aydın kendi halkıyla barışık olmaz, olamaz. Gogol'ün Rus halkıyla, Aziz Nesin'in Türk halkıyla, Mirza Celil'in Azerilerle sorunları vardı. Oysa bugün her üçü de kendi ülkelerinde büyük yazar olarak anılıyor.

Türkiye için endiÅŸe duyuyorum
Türkiye'nin durumu nasıl görünüyor dışarıdan?
Türkiye'yi vatanım olarak görüyorum bu yüzden tarafsız sayılmam. Yine de iç politikayla ilgili konuÅŸurken dikkatli olmaya çalışıyorum. Ama sordunuz söyleyeyim... Türkiye bugün gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor; ekonomi periÅŸan, iÅŸsizlik had safhada, sonu görünmeyen terör vs... Üstelik ülke gittikçe otoriterleÅŸiyor. Otoriter rejimlerin aydınlara tahammülü yoktur. Otoriter rejimde yaÅŸayan biri olarak, canım kadar sevdiÄŸim Türkiye'nin Azerbaycan'a benzemeye baÅŸlaması beni korkutuyor.

ÖZLEM KÖYOÄžLU

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3