AKŞAM | GUNCEL | 03 NİSAN 2009, CUMA

Kerinçsiz yine savcıları suçladı

Duruşma, tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz'in kendisiyle ilgili delilleri değerlendirmesiyle devam ediyor. Kerinçsiz bugünkü duruşmada da iddianameyi hazırlayan savcıları suçladı.

İSTANBUL - İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, Erkut Ersoy, Mete Yalazangil, Erol Ölmez, Mehmet Adnan Akfırat, Murat Çağlar, Bekir Öztürk, Ergün Poyraz ve Selim Akkurt dışındaki tutuklu 28 tutuklu sanık katıldı.

''Ergenekon'' davasının bugünkü duruşmasında tutuklu sanıklardan avukat Kemal Kerinçsiz'in, savunmasının alınmasına devam edildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmasında savunmasını yapan Kerinçsiz, iddianamede, ''Büyük Hukukçular Birliğinin, kendisinin talimatıyla Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Ermeni Konferansı'nı engelleme girişiminde bulunduğunun'' ileri sürüldüğünü belirterek, bunun doğru olmadığını savundu.

ERMENİ KONFERANSI DEVLETE DAYATILACAKTI
Kerinçsiz, o dönemde Ermeni diasporasının düğmeye basarak dünyanın çeşitli yerlerinde bu konuyu gündeme getirmek için 3 büyük toplantı organize ettiğini, üçüncü toplantının da Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılmasının öngörüldüğünü iddia ederek, ''İlk defa bir devlet üniversitesinde, Ermeni diasporasının çağırdığı konuklarla ve içerideki işbirlikçilerle yapılan konferansla bu konu devlete dayatılacaktı. Konferansa Türkiye'den karşı tezi savunan kimse davet edilmedi'' görüşünü savundu.

ERMENİ MESELESİNDE DÜŞÜNENLER KOLTUKLARINI KAYBEDERLER
Kemal Kerinçsiz, Türkiye'de Kürt sorunu olmadığını ifade ederek, ''Türkiye'de hiçbir zaman Kürt meselesi olmamıştır. Türkiye'de olan Ermeni meselesidir. Kürt meselesi de onun içindedir. Türkiye'de Ermeni meselesi konusunda düşünenler, fikir beyan edenler de eninde sonunda koltuklarını kaybederler. En ağır şartlara tabi olurlar'' diye konuştu.

Böyle bir konferansın bilimsel olduğunun asla savunulamayacağını belirten Kerinçsiz, konferansın finansmanı için 300 bin dolara yakın paranın Boğaziçi Üniversitesine yurt dışından geldiğini öne sürdü.

DANIŞTAY SALDIRISI OYUNUN BİR PERDESİDİR
Savunmasında Danıştay saldırısına da değinen Kerinçsiz, ''Bu mahkemedeki oyunun bir perdesinin Danıştay saldırısıyla ortaya konduğu açıktır'' görüşünü ileri sürdü.

Kemal Kerinçsiz, ''Böyle bir davanın sanığı olmak dolayısıyla büyük bir talihsizlik olduğu gibi, 30 yıllık bir hukukçu olarak adalete olan inancımda ne kadar çaba göstersem de umutsuzluğa düştüğümü ifade etmek isterim'' diye konuştu.

İddianamenin 2 bin sayfayı bulmasını da eleştiren Kerinçsiz, iddianamenin ''iyi bir hukukçunun elinde'' 250-300 sayfada yazılabileceğini, sayfalarca gereksiz tekrarlar yapılmayabileceğini söyledi.

Davanın,  ülkenin gündemini yaklaşık 2 yıldır işgal ettiğini ve ülkenin ''rayının değiştiğini'' iddia eden Kerinçsiz, Muzaffer Tekin'in avukatlığını aldıktan sonra, savcı Zekeriya Öz'ün ''müvekkiliniz Alman Ajanı ve uyuşturucu kaçakçısıymış'' dediğini, kendisinin bu konuyu araştırarak, söz konusu kişinin Doğu Anadolu'lu bir başka Muzaffer Tekin olduğunu kanıtladığını öne sürdü.

Kerinçsiz, davanın sanıklarının tutarsız ve yalan delillere dayanarak tutuklandıklarını savunarak, Muzaffer Tekin'e yönelik iddianamede ifadeleri bulunan Ali Yiğit'in daha sonra kendisiyle görüşmesinde ifadesini değiştirmek istediğini ve emniyette söylemediği şeylerin yazıldığını, vicdanen masum insanların cezaevinde olmasından rahatsız olduğunu belirttiğini ileri sürdü.

AKŞAM EVİNİZDE NASIL RAHAT UYUYORSUNUZ
Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz, ''Sayın savcılar, burada masum insanların yatırılması hiç mi yüreğinizi sızlatmıyor? Akşam evinizde nasıl rahat uyuyorsunuz? Çocuklarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz? Allah'a nasıl hesap vereceksiniz? Ondan sonra 'İslam dinini savunuyorum' dersiniz. Hangi İslam dini? Yanınızdan geçmiyor sizin'' diye konuştu. (AA)

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3