Enver AYSEVER tarafından Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu ile yapılan röportaj

AKÅžAM 15 ÅžUBAT 2009, PAZAR

Kadınsın! Ne işin var Meclis'te

Yoldayken...
Güldal Mumcu'nun Meclis'te olması beni umutlandırıyor. Bazen kimi duyguları açıklamak güçtür. Hatta tanımadığınız kimseler için iyicil duygular beslemeyi, umut taşımayı nesnel ölçütlerle açıklayamazsınız... Güldal Hanım'ın siyasette rol alacağını iÅŸittiÄŸimde güçlü bir heyecan duymam sezgiselmiÅŸ demek... Ama yanılmadım...

'Ben iflah olmaz bir iyimserim' dedi söyleÅŸinin bir yerinde. EÅŸini teröre kurban vermiÅŸ biri için güç bir yaklaşım olsa gerek. Ama gülüyordu iÅŸte... Bu coÄŸrafyadan umudunu yitirmemiÅŸti. 'Tanrı herkese taşıyabileceÄŸi kadar yük verir.' diye ekledi... EÄŸer bu inancı yitirirse kiÅŸi tüm yapıp etmeleri, çabası anlamsızlaşır. UÄŸur Mumcu gibi, toplumun tüm kesimlerinin saygısını, sevgisini, güvenini kazanmış birinin eÅŸinin pes etmeye hakkı olmadığını da biliyor sanki...

Uzun bir gündü... Sabah erken saatlerde Ankara'ya ndiÄŸimde, akÅŸam dinleyeceÄŸimiz Fazıl Say'ın heyecanını tahmin ediyordum. Bu konsere özel olarak davet etmiÅŸti Fazıl... ÖÄŸle üzeri UÄŸur Mumcu adına kurulan vakıfta söyleÅŸtik Güldal Hanım'la...

YaÅŸam sevinci yüzlerinden taÅŸan çalışanlar sevgiyle karşıladı beni. Her yana sinmiÅŸti UÄŸur Mumcu'nun izleri. FotoÄŸraflar, kitaplar ve çalışmaların dosyaları... Güldal Hanım dostluÄŸu ilk anda hissettirdi. Uzunca söyleÅŸtik...
AkÅŸam ülkenin okumuÅŸ, yazmış insanlarıyla birlikte izledik konseri. Herkes Mumcu için oradaydı... Görünen; ortak yazgıyı yaÅŸayan insanların 'Mumcu' simgesi üstündeki uzlaşısıydı... 10. CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer'in de Fazıl'ı dinlemek için, Mumcu için orada olması anlamlıydı...
Açmazların derinleÅŸtiÄŸi, kutuplaÅŸmaların yoÄŸunlaÅŸtığı bir
süreçte duruÅŸuyla etkiledi beni, bizi Güldal Mumcu...
İstanbul'a dönerken aklımda Say'ın ezgileri, Güldal Hanım'ın sözleri ve UÄŸur Mumcu'nun ilkeleri vardı...

Kadınsın! Ne isin var Meclis'te
TBMM ve kadın?   Genel olarak toplumda kadına siyaseti pek yakıştırmıyorlar. İzmir'de seçim gezisinde yaÅŸanan bir olayı anlatayım;  bir amca 'Kadınsın sen orada ne yapacaksın' dedi. 'Sen ne bekliyorsun? Kadın, evde, dört duvar arasında mı otursun?' diye sordum. 'Evet' dedi. 'Kadının yeri evidir, evinde oturur' Ben de dedim ki 'Parlamento da dört duvar!' Bir dört duvar mantığı var. Kadının yeri evidir, baÅŸka yere çıkması uygun deÄŸildir.  Kadın çalışmasın, çoluk çocuk büyütsün. Zaten AKP'nin anlayışı da buna çok yakın.

AKP bu seçimlerde çok farklı çevreden kadınları Meclis'e taşıdı...
Kadını Meclis'e taşımak, hakkını savunmak anlamına gelmiyor. AKP'nin kadınlar için çıkardığı yasalar, kadınlar açısından iç açıcı deÄŸildi. Kadının alışma alanlarındaki koÅŸulları zayıflatılıp, sonra da 'kadın
çalışsın' deniyor. Cumhuriyetin kuruluÅŸ felsefesi kenara itilerek ve baÅŸörtüsü siyasi simge haline getirilerek sanal bir tartışma yaratıldı. Oysa kadına sahip çıkan yasalar ve çalışma haklarını savunmak yok.

Buna kendi partinizi de katıyor musunuz?
Hayır. Geçen Parlamento döneminde, kadına yönelik ÅŸiddet, namus kriteri ve onu kaldırmaya yönelik çalışmalarda AKP'li kadınlar CHP'li kadınlarla yan yana durmadı. Aksine erkeklerle birlikte el  kaldırdı.

AKP'li kadınlar güdümlü mü davrandılar?  
Siyasette önemli olan partilerin tavrıdır. İstediÄŸiniz kadar kadın doldurun, o partinin anlayışı, kadınlar için doÄŸru politikalar üretmiyorsa, erkek egemen toplumun bir unsuru olmaktan öteye gidemez.

Yani kadın görünümünde erkek siyasetçiler mi oluyor?
O kadar demesek bile, eÄŸer kadın haklarını savunmada, partinin öncü bir politikası yoksa parti kararı ile yine kadın aleyhine bir ÅŸeye el kaldırabiliyor kiÅŸiler...Yani, isyan etmiyor. Demiyor ki, 'Bu namus cinayeti yasası kadınların lehine deÄŸil, karşıyız. AKP'li kadınlar olarak ret oyu vereceÄŸiz.' Yapmadılar bunu.

AKP'nin, kadınlarla kurduğu ilişki gayri Samimi mi?
Öyle denebilir. Kadın, sadece kadın iÅŸinden anlarmış gibi kadınla ilgili konulara yönlendiriliyor. Kadına ekonominin emanet edildiÄŸini gördünüz mü? Milli Savunma Bakanlığı'nı bir kadına verebilecek miyiz?

TOPLUMUN ÖFKE EŞİĞİ DÜÅžÜK
İki Meclis başkanvekili kadın...
CHP için doÄŸal kabul ediyorum ama MHP'nin neden yaptığını bilmiyorum. Çok da sürpriz olarak nitelemedim.

Erkek egemen Meclis, başkanlığınızdan hoşnut mu?
Çok olumlu tepkiler alıyorum. Meclis yönetiminin bazı kuralları var. Demokrasi bir kurallar bütünüdür. O kuralları kimsenin ihlal etmeye hakkı yok. Kurallar olmasa bile bir toplumda nasıl konuÅŸulması gerektiÄŸinin bir usulü, adabı vardır. İçtüzükte de yazar, 'temiz bir dille konuÅŸacaksınız' diye. Temiz dil nedir? Hakaret, küfür etmeyeceksiniz, saygılı konuÅŸacaksınız. Ben milletvekilinin sözünün kesilmesinden yana deÄŸilim. EleÅŸtirebilir; ama bunu saygı çerçevesinde yapmalıdır. EÄŸer Meclis'te tartışmazsak, nerede tartışacağız?
Ama orada kavga edersek; ne istiyorum, nasıl tartışıyorum, ne soruyorum bilincini yerleÅŸtiremeyiz.  Zaten öfke eÅŸiÄŸi düÅŸük bir toplumuz.

Meclis'te size karşı hep bir saygı var...
Toplumumuzda aslında erkekler kadınlara karşı saygılıdır. Bizde o eÄŸitim vardır. Son zamanlarda eÄŸitimimizdeki dağılma nedeniyle zayıflamış olabilir ama bizde anne ve eÅŸe karşı saygı öÄŸretilmiÅŸtir.

BaÅŸkan kürsüsünden tablo nasıl görünüyor?
Türkiye açısından umut verici mi? derseniz, sistematik olarak her milletvekilinin oy verdiÄŸi yasayı tam olarak bildiÄŸini varsayamayız. İlgili olduÄŸu hangi yasaysa, milletvekili o konuyla ilgili tartışmalara katılıyor. Parlamento'nun sistematiÄŸi de o. Yani hangi yasaya oy verdikleri konusu bile bazen net olmayabilir.

Kamer Genç ile aranız nasıl?
Sadece nezaket çerçevesinde, selamlaÅŸmanın
ötesinde uzun bir diyaloÄŸumuz olmadı.

Size sorun çıkarmıyor...
OlduÄŸu da olmuÅŸtur. İçtüzük uygulamasıyla ilgili 'Nasıl yönetiyorsunuz, uygulama yanlıştır' diye çok kere söylemiÅŸtir.

Partinizle tartıştığınız oluyor mu hiç?
Her parti bir kere tutumum hakkında bir ÅŸey söylemiÅŸtir. Hepsine eÅŸit davranıyorum ki hepsi aynı ÅŸeyi söylüyor. Ama genelde bir sorun görmüyorum.

Eşinizin kimliği size bakışı etkiliyor mu?
Birçok milletvekili, UÄŸur'un ölümünün ardından geçen bunca yıl sonra, benimle ilk karşılaÅŸmalarında samimi taziyelerini bildirdiler.

Köksal Bey'i tarafsız buluyor musunuz?
Aslına bakarsanız Meclis baÅŸkanlarının bizden daha tarafsız olmak zorunluluÄŸu var. Çünkü biz, baÅŸkanvekilleri partilerini temsilen seçilmiÅŸ kiÅŸileriz.

Meclis BaÅŸkanı'nın tarafsızlığı o kadar ki, oy bile veremez içtüzüÄŸe göre. Her partiye eÅŸit uzaklıkta durmak zorundadır. Biz mesela oy verebiliriz. Kürsüye çıkıp konuÅŸma da yapabiliriz. Meclis BaÅŸkanlığı uzlaşı yeridir. Bu nitelikleri olan bir meclis BaÅŸkanı'nın, partisinin görüÅŸlerine çok yakın duran bir ÅŸekilde konuÅŸması olumlanacak bir ÅŸey deÄŸil. Köksal Bey, olabildiÄŸi kadar tarafsız ama bazen AKP'nin çizgisine çok  yakın duran bir tavır sergiliyor.

Siz rahatsız oluyor musunuz bundan?
Gerginlik yaratmaması gereken bir konumda
olan kiÅŸinin, gerginlik oluÅŸturacak söylemlerden
kaçınması gerekir.

Bülent Arınç döneminde çok siyasallaÅŸmıştı baÅŸkanlık?
Evet, galiba en çok onun zamanından baÅŸladı bu iÅŸ. Köksal Bey o kadar deÄŸil. Yetki vermeyi seven bir yapıya sahip. Mesela Meclis Televizyonu, bugüne kadar hep ana muhalefet mensubu baÅŸkanvekiline baÄŸlanıyor. Görevi o nedenle bana verdi. Ama vekil olarak bakıyorsunuz. Asıl deÄŸilsiniz. Ama orada da kendisi doÄŸrudan müdahil oldu. Yetki devri ne
kadar içtenlikli tabi tartışılabilir.

Kuran kursu açılımını olumlu bulmuyorum
CHP'nin Kuran açılımına ne diyeceksiniz?
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kuruluÅŸ felsefesi vardı. Kadınlar başı açık, dik, kendine güvenli, eÄŸitimli, neyin ne olduÄŸunu bilen kadınlar olacaklar ki; çocuklarını aydınlık yetiÅŸtirebilsinler. Bunun için Atatürk olaÄŸanüstü adımlar atmış. Atatürk diyor ki, 'Yüzlerinizi, gözlerini böyle kapatmayın; hem yüzünüzü cihan görsün hem de siz cihanı görün!' Erkekleri daha çok suçluyor. Bugün kadın haklarına karşı aÅŸama aÅŸama geliÅŸtirilen bir saldırı var. KuruluÅŸ felsefesine yönelik bu saldırı hepimizin gözü önünde gerçekleÅŸiyor. İnanç örtüyle sınırlandırılıyor. CHP, öyle ya da böyle, bu kuruluÅŸ felsefesinin temel doÄŸrularıyla yoÄŸrulmuÅŸ bir parti. Bu yaklaşımlar bizi, kadınları rahatsız eder.

CHP pusulasını ÅŸaşırmış mıdır bu süreçte?
Åžaşırmış deÄŸildir. Parti programında böyle bir ÅŸey yok. ÇarÅŸaf ve çocuklara yönelik Kuran kurslarına itiraz etmek yerine, destek vermek bana olumlu gelmiyor. 

Gelinen nokta?
Türban özgürlük demek deÄŸildir. İnancı sadece baÅŸörtüsüne indirgemek, dine saygısızlık olarak geliyor bana. Temel prensip olarak çocuklara Kuran kursu eÄŸitimi vermesine, çocukların anlamadıkları bir dilde dini eÄŸitim almasına ve ergin olmadan din öÄŸretilmesine karşıyım.

CHP'nin giderek milliyetçileÅŸtiÄŸini düÅŸünür müsünüz?
CHP kafatası milliyetçisi deÄŸildir. Baykal'ın 'devlet etnik kör olmalı' söylemi bunu açıkça ortaya koymaktadır. Türk milliyetçiliÄŸi dendiÄŸi andan itibaren bazı çevreler bunu ırkçılık temeline dayanmış bir söylem gibi algılıyor. Türk vatandaşıyız ve Türk vatandaşı olduÄŸumuz için yurtseveriz. Ne mutlu Türküm diyene, ne mutlu bu ülkede yaÅŸayan insanlara, demektir.

Rakel'in acısını anlıyorum
Rakel Dink'le tanıştınız mı?
Hayır. Ama acısını anlıyorum. Bunun için tanışmak, konuÅŸmak gerekmiyor. Yan yana, karşılıklı durmadığınız zamanlarda böyle acıları o kadar iyi anlayabilirsiniz ki... Onun ne hissettiÄŸini, nasıl mücadele vermek, bu ülkeyi terk etmemek arzusunu da çok iyi anlıyorsunuz. Onun hayatı burası; o bir Türk vatandaşı. UÄŸur öldürüldüÄŸü zaman en çok yadırgadığım; bazı arkadaÅŸlarının bile cenazenin ardından, 'durma bu ülkede, iÅŸ ayarlayalım ve baÅŸka bir ülkeye git' demeleri oldu. O yüzden o duyguları çok iyi anlıyorum... Neden gitsin Rakel Dink? Bu ülke benim vatanım, onun vatanı, neden gidelim?

'Hepimiz Hrant'ız Hepimiz Ermeniyiz' sloganında ne hissettiniz?
Hrant Dink ırksal bir nedenden ve faÅŸizan bir duyguyla öldürülünce, o zaman 'bizi de öldürün' demek istendiÄŸi anlamında yorumladım.

Anılarınızı yazmayı düÅŸünüyor musunuz?
Evet, anılarımı yazmayı düÅŸünüyorum.

Mumcu'nun aslında iki katili var
UÄŸur Mumcu cinayetinin
Ergenekon'la ilişkilendirilmesini nasıl karşıladınız?
Ergenekon soruÅŸturması, neyle baÅŸladığı ve neyle biteceÄŸi belli olmayan bir soruÅŸturma. UÄŸur Mumcu'nun katillerini bulduk, deliller ortaya çıkardık, derlerse o zaman bakarız.

Sizin içinizde bu iÅŸ kapandı mı?
Hukuk açısından bu iÅŸ tam anlamıyla kapanmış deÄŸil. Umut operasyonunda Kudüs Ordusu diye bir örgüt ele geçirildi. 25-30 kiÅŸi yakalandı ve yargılandı. Mahkum oldular, kesinleÅŸen cezalar aldılar. Topluma Kazandırma Yasası çevresinde bir kısmı dışarı çıktı. Hatta Muzaffer DaÄŸdeviren, çıktıktan sonra Vatan Caddesi'nde kafasına tek kurÅŸun sıkılarak öldürüldü. Bizim olayımızda bu kiÅŸilerden ikisi mahkum oldu; bir kiÅŸi hiçbir zaman yakalanmadı. Kod adı Cihan olan OÄŸuz Demir diye biri. O yakalanmadığı için dava hala açık. Savcı KeleÅŸ, yeniden iddianame hazırladı.

Dava bitmedi yani...
Davada açık olan bir nokta daha var. Savcı, olay yerinde iki kere tatbikat yaptı. Bir tanesi Yusuf KarakuÅŸ'la. DiÄŸeri aradan bir müddet geçtikten sonra Tekin kod adlı Ferhat Özmen'le. Sonra dendi ki; asıl zanlı KarakuÅŸ deÄŸil Özmen'miÅŸ. KarakuÅŸ savcıya gidip demiÅŸ ki; 'Polisler suçu kabul etmem için baskı yaptı.' Savcı, o polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Polisler. Umut Davası sürerken aklandı. Bu durumda, aslında bizim iki katilimiz var (!).

UÄŸur Mumcu'yu İslami bir terör örgütü mü katletti?
Terörün ne olduÄŸuna bakarak cevap vermek gerekir. Dünyanın her yerinde terör, farklı kimliklerle ortaya çıkan, çok uluslu, uluslararası istihbarat örgütleriyle baÄŸlantıları olabilen, ancak aynı amaca odaklanmış bir yapılanmadır. Amaç, yılgınlık yaratmak ve çıkarlarına tehdit olarak gördükleri kiÅŸileri yok etmektir. Bu nedenle terör örgütünün sahnedeki kimliÄŸi deÄŸil, onu kullananların kimliÄŸi önemlidir.

Ergenekon'a cephe almıyorsunuz öyleyse?
Dünyanın her yerinde birçok örgütlenme ortaya çıktı devlet içinde. Ama bizim davamızda söz konusu olan Kudüs Ordusu, El-Kaide yapılanmasının alt versiyonu olarak nitelendirildi. El-Kaide'nin nasıl bir terör örgütü olduÄŸu tüm dergilerde, araÅŸtırmalarda çıktı! Büyük, karmaşık bir yapıdan söz ediyorum...

 

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3