SORU: Sayın Yıldız, hafta başında internet ortamına düÅŸen bir telefon dinlemesi basında geniÅŸçe yer aldı. Bu telefon dinlemesi, DYH BaÅŸkan Yardımcısı Soner Gedik ile Gelir İdaresi BaÅŸkanı Mehmet Akif Ulusoy arasındaki bir görüÅŸmeyle ilgiliydi. İki taraftan da ÅŸu ana kadar bir yalanlama gelmedi. Bu görüÅŸmede, DoÄŸan Grubu ÅŸirketleri nezdinde sürdürülmekte olan bir vergi incelemesi pazarlık konusu ediliyor. Öncelikle ÅŸunu öÄŸrenmek istiyorum: Siz de eski bir vergi inceleme elemanısınız olay teknik ve hukuki olarak nedir, böyle bir vergi incelemesi yapılabilir mi?
Hüseyin Yıldız: Sözünü ettiÄŸiniz görüÅŸme kaydını internetten ben de dinledim. Ayrıca basından konuyu takip ettim ve Soner Gedik'in açıklamalarını okudum. Anlaşılan Maliye Bakanlığı gelirler kontrolörleri, DoÄŸan Grubu ÅŸirketlerini incelemeye almış. İncelemelerin her ÅŸirketin beÅŸ yılını kapsayacak ÅŸekilde geniÅŸ tutulduÄŸundan söz ediliyor. Daha da önemlisi, öngörülen vergi tarhiyatı ve kesilen cezalar konusunda DoÄŸan Grubu'nun itirazı var. Diyorlar ki bu vergi ve cezaların hukuki dayanağı yok. Kimseye yapılmayan bir uygulamaya maruz kalıyoruz. Yargı sürecinin öncesinde burada teknik ve hukuki boyutta olayın üç tarafı var: Birinci taraf, vergi ve cezalara muhatap olan mükellef, yani DoÄŸan Grubu. İkinci taraf, vergi incelemesini yapan gelirler kontrolörleri, üçüncü taraf da bu vergi ve cezalarda mükellefle uzlaÅŸma yapmaya yetkisi bulunan Gelir İdaresi BaÅŸkanlığı'dır. Bu nokta da, ilgilileri bilse de kamuoyunun bilmediÄŸi bir hususu açıklamam gerekiyor. İncelemeyi yapan gelirler kontrolörleri, idari olarak Gelir İdaresi BaÅŸkanlığı'na baÄŸlı olmakla birlikte, tıpkı hesap uzmanları ve maliye müfettiÅŸleri gibi vergi incelemesini yapma yetkilerini, Vergi Usul Kanunu'nun 135'inci maddesinden almaktadırlar. DiÄŸer bir deyiÅŸle vergi incelemesi yaparken bağımsızdırlar. En azından yasal düzenleme böyle. İncelemenin bir ihbardan baÅŸlamış olma olasılığından söz ediliyor. Ancak sebebi ne olursa olsun, gelirler kontrolörlerinin sadece vergi incelemesi yapıyor olmalarında bir kanunsuzluk bulunmamaktadır.
SORU: Peki, böyle bir görüÅŸmeyi doÄŸru buluyor musunuz? Burada bağımsız yürütüldüÄŸünü söylediÄŸiniz incelemeye bir müdahale yok mu? İncelenecek yılların sınırlandırılmasından ve uzlaÅŸmada ceza rakamının çekirdek parasına ineceÄŸinden söz ediliyor. Bir de, Mehmet Akif Ulusoy, Soner Gedik'e üstat diyerek aşırı bir yakınlık ortaya koymuÅŸ olmuyor mu?
Hüseyin Yıldız: Kolay olduÄŸu için sorunuzu cevaplamaya sondan baÅŸlayayım. Türkiye'deki bütün denetim, teftiÅŸ ve inceleme birimlerinde görev yapan teftiÅŸ ve inceleme elemanları, ayrılmış olsalar bile, kendisinden kıdemli olana üstat derler. Bütün bakanlıkların, genel müdürlüklerin ve bankaların teftiÅŸ birimlerinde olduÄŸu gibi, bu bir geleneksel hitap tarzıdır. Bu ifade biçimi, hiçbir zaman üstat denilen kiÅŸinin lehine haksız bir imkan verileceÄŸi anlamı taşımaz. Aksini düÅŸünürsek, eski ve yeni bütün denetim elemanlarına haksızlık yapmış oluruz. İncelenecek yılların sınırlandırılmasına iliÅŸkin talep ve yaklaşımda da esasta bir sorun görmüyorum. Bakınız Türkiye'de yaygın ve yoÄŸun denetimleri de katsak, mükellefleri inceleme oranı yüzde 3'ü geçemiyor. Çünkü denetim elemanı yetersizliÄŸi var, vergi idaresi etkin deÄŸil, sistem iyi kurulmamış ya da geliÅŸmiÅŸ bilgi iÅŸlem ve teknolojik olanaklarla kamu denetimi desteklenemiyor. Son yıllarda bu konuda bazı iyileÅŸtirme çalışmalarının yapıldığını biliyorum. Ancak bunlar henüz yeterli deÄŸil. Yılda sadece yüz mükellefin 3'ü incelenebiliyorsa; bütün grup ÅŸirketleri ve beÅŸ yılı incelemeye alınan mükellefin de yakınmaya hakkı var diye düÅŸünüyorum. Çünkü vergi incelemelerinin esas amacı, vergilendirmede adaleti tesis etmektir. AdaletsizliÄŸi deÄŸil. Hal böyle olunca da, kendisine idari olarak baÄŸlı olan bir birimin adalet içinde kalmasını temin etmek de Gelir İdaresi BaÅŸkanı'nın görevidir. Aslında Gelir İdaresi BaÅŸkanlığı'nın oluÅŸturulmasına paralel olarak, vergi incelemelerinin merkezden koordine edilmesine de baÅŸlandı. Daha açık bir ifadeyle, vergi incelemesi her ne kadar bağımsız olarak yürütülüyorsa da, pratikte vergi inceleme fiÅŸini kesen ve inceleme elemanına havale eden, ilgili inceleme biriminin idari görevde olan baÅŸkan ya da yardımcılarıdır. Bunları bütün maliyeciler ve mali müÅŸavirler bilirler.
Ulusoy mütevazı kiÅŸiliÄŸinin kurbanı
UzlaÅŸmada rakamın çekirdek parasına ineceÄŸi söylemini ise, konuÅŸmanın bütünü ve tarzı içinde deÄŸerlendirmek gerekir. KonuÅŸmada Soner Gedik kesilen vergi ve cezanın çok yüksek olduÄŸunu, haksız olduÄŸunu söylüyor; Mehmet Akif Ulusoy da rakamın o kadar yüksek olmadığını, tarafların rapordaki haklılık durumuna baÄŸlı olarak, uzlaÅŸmada çekirdek parasına diÅŸe diÅŸ pazarlık edileceÄŸini söylüyor. Ulusoy'u tanıyan herkes bilir. Herkesle çok beyefendi ve mütevazı bir ifade tarzıyla konuÅŸur. Burada birazcık bu çok mütevazı olan konuÅŸma tarzının kurbanı olmuÅŸ diyebilirim. Ayrıca, Maliye Bakanlığı merkezi inceleme elemanları tarafından incelenen bütün mükellefler ÅŸunu iyi birlerler: İnceleme sürerken, inceleme elemanı çok nazik davranır. Hatta çay ısmarlar, hoÅŸ sohbetler yapar. Ancak rapor yazıldıktan sonra, mükellef başına geleni anlar. O zamanda iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ olur. Ulusoy'un'da eski hesap uzmanı olduÄŸunu unutmayalım. Bu konuÅŸma üç ay önce yapılmış. Bugün devam eden incelemeler hariç, ÅŸimdilik 914 milyon TL'lik bir mali yük DoÄŸan Grubu'nun sırtına vurulmuÅŸ durumda. Dolayısıyla burada bir kayırma ve kollama olduÄŸunu söyleyemeyiz.
Böyle binlerce konuÅŸma var
DoÄŸrusu basının bu konuyu niçin bu kadar önemsediÄŸini de anlayabilmiÅŸ deÄŸilim. Çünkü ben bu görüÅŸmeyi etik dışı olarak bile deÄŸerlendirmiyorum. Her gün binlerce mükellef, vergi dairelerinde, inceleme birimlerinde ve uzlaÅŸma komisyonlarında benzer konuÅŸmalar yapmakta ve benzer taleplerde bulunmaktadır. Bazen öngörülen vergi ve ceza tarhiyatlarında hatalar yapılmakta. Mükelleflerin baÅŸvurusu üzerine, Vergi Usul Kanunu'nun 116-126'ncı maddeleri uyarınca vergi idaresi tarafından bu hatalar düzeltilmektedir. Bazen salınan vergi ve cezalarda mükellefler vergi idaresiyle uzlaÅŸmaktadır. Bazen de uzlaÅŸmamaktadırlar. Elbette mükellefler salınan vergi ve cezaların yasal olmadığını düÅŸünüyorlarsa yargıya da gidebilirler. Peki, bütün bunlar konuÅŸmadan, görüÅŸmeden ve tartışmadan olabilir mi? Üstelik Bakan'ın bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde olan bir görüÅŸmede, 'Gelir İdaresi BaÅŸkanı neyi kastemiÅŸ olabilir ki?