Bu ara her yerden petrol fışkırıyor maÅŸallah. Bu petrol kaynaklarının bulunuÅŸunun hep seçim öncelerine gelmesi de ne büyük bir tesadüf...
Ama ÅŸans iÅŸte...
Nerede oy lazım, orada petrol.
Ama konumuz bu deÄŸil.
Diyelim ki gerçekten de Türkiye bir petrol veya doÄŸalgaz denizinin üzerinde yaşıyor.
Önümüzdeki yıllarda da dünyanın en büyük petrol ve doÄŸalgaz kaynaklarından biri biz olacağız.
Kim bakacak peki bu iÅŸlere?
Enerji Bakanı...
Ne dedi peki Enerji Bakanı Hilmi Güler yılbaşından hemen önce doÄŸalgaza yüzde 23 zam yapınca;
'Aslında biz Türkiye olarak müthiÅŸ bir enerji kaynağına sahibiz. Bu kaynak fındıktır. Herkes yeteri kadar fındık yerse kimse üÅŸümez. DoÄŸalgaza ihtiyaç kalmaz.'
Yenilenebilir enerji kayraklarının yanına böylece yenilebilir bir enerji kaynağını da eklemiÅŸ oldu hazret.
Şimdi bas bas bağırıyorlar...
'Devlet apartmanlardan elektrik satın alacak' diye.
Nasıl olacak peki bu...
Sen evinin üstüne güneÅŸ enerjisini elektriÄŸe çeviren paneller kuracaksın...
Kendi ihtiyacının fazlası elektriği şebeke yoluyla devlete satacaksın.
Var mı dünyada örneÄŸi?
Var...
Avrupa yapıyor...
Peki bizde olur mu?
Olmaz...
Neden peki?
Onu anlamak için Enerji Bakanı'nın güneÅŸ panelleri ile ilgili bir deneyimini dinlememiz lazım kendi aÄŸzından;
'Bu proje ilk geldiÄŸinde güneÅŸ panellerinden birini alıp bakanlığın bahçesine kurduk. Ardından hamsi alarak üzerinde ızgara yaptık. Çok güzel kızartıyor. Panelin denemesini böyle yaptık. Güzel ızgara oluyormuÅŸ.'
Enerji Bakanı'nın alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili çalışmaları bu yönde ilerliyor...
Fındık var mı?
Var...
GüneÅŸ paneli var mı?
Var...
Hamsi var mı?
Olmaz mı?
E ne duruyoruz o zaman?
Hemen ÅŸu panel iÅŸinin ihalesini yapsak ya?