İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

O sözlerin anlamı

CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'ün BaÄŸdat yolundaki sözleri baÅŸka pek çok göstergeyle birlikte ele alınması gereken önemli bir geliÅŸmedir. Fiili bir gerçekliÄŸin resmi ağızlardan ilk kez telaffuz edilmesi tesadüflerin sonucu deÄŸil de büyük bir planın yansımasıdır. Gül'ün Irak dönüÅŸünde 'Ben o ifadeyi kulanmadım' demesi dikkat çekicidir. Kürdistan dedi mi demedi mi tartışmalı. Seçime 4 gün kala, öyle bir ifadenin kullanılmış olmasının siyasal sonuçlar doÄŸuracak olması ihtimal dahilindeydi. Anlaşılan CumhurbaÅŸkanı bir düzeltme ihtiyacı hissetti. Geziye katılan gazetecilere de tepki göster-miÅŸ. CumhurbaÅŸkanı Kürdistan dememiÅŸ olsa da o gezinin zamanlaması ve uçaktaki diÄŸer cümleler, EsenboÄŸa'daki düzeltmenin ardından gelen açıklamalar, Ankara'nın Irak'la ilgili politikasını radikal biçimde deÄŸiÅŸtirdiÄŸini gösteriyor. O sözler tepkiye yol açıyor. Çünkü bağımsız bir devlet algısı yaratıyor. Oysa oluÅŸan yeni bölge dengelerinde buna yer yok. Lakin olup bitenlerin arka planını, birtakım somut iÅŸaretlere bakarak görmeliyiz.
ABD BaÅŸkanı Barak Obama'nın 'sürpriz bir kararla' Ankara'ya gelecek olması bütün geliÅŸmelerle yakından ilgili.
ABD, Irak'tan çekiliyor. Bu süreci bütün bölge ülkeleri destekliyor, Rusya dahil... Bunu unutmayalım...
Çekilme sürecinin sonrası hayli riskli, özellikle güvenlik açısından. Türkiye'ye burada önemli ve tarihi bir rol düÅŸüyor. Åžu anda buna iliÅŸkin müzakerelerin sürdüÄŸü anlaşılıyor. Beklentimiz PKK teröründen kurtulmak. İki önemli hassasiyetimiz var: Birisi PKK belasının bitmesi, diÄŸeri üniter devlet yapımızın Irak'taki geliÅŸmelerden etkilenmemesi. OrtadoÄŸu'da Kürt siyasetini yönlendirenler ayrılıkçılık yapamayacaklarını anlıyorlar. Söylemler ciddi manada deÄŸiÅŸiyor. Barzani ve Talabani ve hatta DTP bunu deklare ediyorlar.
Irak'taki muhataplarımızdan bu iki konuda olumlu sinyaller geliyor. ABD bu yönde ağırlık koyuyor. Ankara'dan beklenen, Irak'la ve Irak'ın kuzeyi ile iyi iliÅŸkiler içinde olmak. Siyasi ve ekonomik olarak Türkiye'nin önderlik yapması bekleniyor. Dikkat edin, Irak'ın petrol ve doÄŸalgaz kaynaklarının Türkiye üzerinden geçeceÄŸi açıklamaları peÅŸ peÅŸe geliyor.
ABD, BaÄŸdat ve Kuzey Irak yönetimi, Ankara'yla saÄŸlıklı iliÅŸkinin tesis edilmesi için bu iki ön ÅŸartı yerine getiriyor. Biz de güçlü iÅŸaretleri gördükçe Irak'a yaklaşıyoruz. Olup bitenin özeti bu... Gül'ün Irak'a ziyareti ve açıklamaları, Türkiye'nin tek başına inisiyatif almasından ziyade, bütün OrtadoÄŸu'yu ilgilendiren büyük bir planın sahneye konulmasıdır. Buraya da kolay gelinmedi, Kürtçe TV'nin ne kadar radikal bir karar olduÄŸu unutulmasın. Bölge politikalarında belirleyiciliÄŸini artırmak için Türkiye kendi Kürt kökenli vatandaÅŸlarıyla iliÅŸkisini geliÅŸtirmek durumunda. Bu, bir sorun olmaktan çıkmak zorunda. Devletin ÅŸefkat eli ÅŸimdi çok daha sıcak biçimde bölgeye uzanıyor. Tüm bunların sonucunda artık iÅŸlevsiz kalan PKK'nın tasfiyesi gerekiyor. Bundan sonraki tüm süreç bu sancılı dönemin nasıl gerçekleÅŸeceÄŸine dair müzakerelerle geçecektir.
DEĞİŞİMİN DİyarbakIr yansImalarI
Türkiye ÅŸu anda yerel seçim heyecanı yaşıyor. En çetin rekabet DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu'da. Çok gergin baÅŸlayan kampanyanın, ÅŸiddeti azalıverdi. BaÅŸbakan'la birlikte Diyarbakır'a gittiÄŸimde kepenkler açıktı. KorkulduÄŸu gibi olaylar çıkmadı. Aynı ÅŸey üç gün önce Nevruz kutlamalarında tekrarlandı. DTP de süreci görüyor ve çatışmanın, gerginliÄŸin kendisinin aleyhine olacağını anlıyor. Halk kavga istemiyor. Çatışma siyaseti yürütenler tepki görüyorlar.
Belki yüz bine yakın kiÅŸinin toplandığı Nevruz meydanında Leyla Zana 'BaÅŸbakan ErdoÄŸan' diye baÅŸlayan cümlesine kalabalıktan gelen protesto seslerini susturarak 'Sayın BaÅŸbakan' diye devam etmiÅŸti. Aynı günün akÅŸamında Diyarbakır'da AKP yöneticileri ve milletvekilleri yerel televizyonlarda Zana ile Ahmet Türk'e teÅŸekkür ettiler. AKP Milletvekili İhsan Arslan, DTP'li Belediye BaÅŸkanı Osman Baydemir'i arayarak, 'seçim geride kalacak, yine yüz yüze bakacağız. Rekabet olsun, bakalım kim kazanacak. Ama önemli olan bölgede barışın hakim olmasıdır. Taraftarınızın ÅŸiddete baÅŸvurmasını engelleyin' demiÅŸ. Bu görüÅŸmeden sonra Baydemir 'AKP'ye atılan taÅŸlar benim başıma geliyor' açıklamasıyla taraftarlarını sakinleÅŸtirmiÅŸ.
DTP, etnik milliyetçilik siyasetinden ne kadar sıyrılabilir bilinmez. Ama ÅŸu anda çatışma stratejisinden zarar gördüklerini anlıyorlar. Ankara, cesur ve bir o kadar da riskli bir tavır takınıyor. Bu yol, Türkiye'yi sahip olduÄŸu tüm avantajlarla birlikte bölgenin gerçek lideri konumuna getirebilir.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan'a da yakınlığı ile bilinen ve bölgenin etkili isimlerinden AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan'ın ÅŸu sözlerini hatırlatmak isterim:
'Tarihi bir fırsat yakaladık. Ankara'da devlet kurumları arasında ahenk var. ABD, AB, Irak, Barzani ve Talabani gibi bütün aktörlerin dikkate alındığı bir süreç yaÅŸanıyor.'
OrtadoÄŸu'da dengeler deÄŸiÅŸiyor. Atılan adımların ardında büyük bir siyasi plan yatıyor. Ama o plan bağımsız yeni devletlerin kurulmasına dönük deÄŸil.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3