Türk seçmeninin dinamik tavrı sandığa yansıdı. Seçmenin iradesi, geçmiÅŸteki oyların ödünç verildiÄŸinin koyu tonla altını çizdi.
Toplumsal saÄŸduyu, iktidarı ve demokrasiyi, bütün siyasi partileri hesaba katarak bir manada rahatlattı.
Yüzde 40'ın altında kalması, AKP'yi çoÄŸunlukçu parti olmaktan alıkoydu.
Siyasetin pusulası AKP'ye 2000'li yıllardaki durduÄŸu siyasi istikameti gösterdi.
Türkiye haritasındaki siyasi dağılım AKP'nin hala tek Türkiye partisi olduÄŸunu iÅŸaret ediyor...
Bütün illerde yapılanmış teÅŸkilatıyla, 2007 seçimlerine nazaran düÅŸen oyuna raÄŸmen varlığını devam ettiriyordu.
Yani Türkiye genelinde siyasi temsili bünyesinde barındıran tek partiydi.
CHP'nin batı ve güney sahil ÅŸeridinde kalması, DTP'nin bölge milliyetçiliÄŸini sergileyen tavrının bölgesel teyidi de belli bölgelere sıkışmış siyasetin tezahürüydü.
MHP ise oyunu artırmış ama Anadolu'da eskiye oranla yaygınlığını kaybetmişti.
Kemal KılıçdaroÄŸlu ve CHP İstanbul İl TeÅŸkilatı, İstanbul'un varoÅŸlarındaki somut çalışmalarıyla varoÅŸ seçmenine ve onların oylarına ulaÅŸtılar.
CHP'nin katı zihniyetini aÅŸan gayret ve sonuçlarla CHP'yi Anadolu'ya da taşıyabilirler.
CHP'nin politbüro üyelerini ikna etmeye kalkarlarsa da yine çok geç olabilir.
AKP'nin yaygınlığı 2000'lerin dünya siyasi konjonktürüne uygun yapılanmasından geliyordu.
KüreselleÅŸmenin dayattığı siyasi kalıba uygun bir parti...
AKP' hem saÄŸ hem sol siyasetlerden kendine aldığı renklerle özgün bir siyaset yürütüyordu.
Muhafazakar deÄŸerler, AB hevesi, demokratikleÅŸme paketi, reformist bakış, küresel ekonomik uygulamalarla,sosyal yardımlarla yeni bir siyasi kimlik geliÅŸtirmiÅŸti.
Klasik siyasi tarihin sağ ve sol kalıplarıyla okunamayacak bir siyasetti.
Bu alan Türk siyasetinde bir üçüncü hattı çizdi.
Bu hat üzerinden Anadolu'nun sosyal ve ekonomik dönüÅŸümü hızlandı...
Åžimdi ise bu üçüncü hattın gerisine düÅŸmüÅŸ bir merkez saÄŸ partisi gibi duruyor.
İktidar olmanın aşındırıcı etkisini fark etmeyen AKP, eski siyasi mevziinde kendini yenileyebilecek mi?
AKP'yi yeni ve farklı kılan yanlarını yine üretebilecek mi?
İktidarla kurulan iliÅŸkinin mutlaklaÅŸması ve çoÄŸunlukçu söylemlerin tehlikesini kavradı mı?
Bunlar da AKP'nin 6.5 yıllık iktidar sürecinde oluÅŸan siyasi zaafları ve zafiyetlerinin sonucu.
AKP'nin iktidarları dönemindeki yıpranması, atalete giren kadroları ve kendinde yuvalanan rantçı çevreyi, seçmen tabanı gözlemledi.
Ve seçim sonuçları seçmenin kısa sürede zenginleÅŸen çevrelere verdiÄŸi ahlaki bir tepkidir de aynı zamanda...
AKP'nin özellikle kendi içinden çıktığı geleneÄŸin moral deÄŸerlerine karşın artan yolsuzluk, suiistimaller seçmenini incitti.
AKP, iktidar olmanın bedelini yüklenirken bu ahlaki tepkiyi de derin analiz etmelidir.
İktidar körlüÄŸünü artıran yanlış ve yanlı deÄŸerlendirmelerin bedeli zamanla ağırlaşır.
Kendini eleştirme refleksini kaybetmiş AKP sıradan bir partiye evrilebilir.
AKP'nin yapacağı kadrolarındaki tazelenme kaçınılmaz görünüyor...
Büyük ÅŸehirlerin CHP tarafından alınmasının bir nedeni de AKP'nin ÅŸehirli sosyal sınıflara kendini halen anlatamamış olmasıdır.
Yaşam tarzı tehdit algısının devam ettiğinin işareti.
AKP'nin bu izlenimi 6.5 yıldır silememesi de bir başka eksikliğidir.
İktidar yıpratan hele uzun iktidarlar sistemdeki çürümeyi daha da kışkırtan süreçlerdir.
Muhalefette kalmanın ise, güçlü ve yeni adaylarına raÄŸmen CHP'nin oylarını artırmaya yetmemesi de hazin ötesi bir durumdur.
Türkiye'nin bütünlüÄŸünün temsilinde AKP dışındaki partilere de görev düÅŸmektedir.
Türkiye sosyolojisine nüfuz edebilecek yeni siyasetlerin üretileceÄŸi zamanlardayız.