Mediacat dergisi reklamcının parlak zekasını gösterdi ve bir fotomontaj ile günlerdir kendinden bahsettiriyor. Atatürk'ün kara tahta önünde yeni Türkçe harflerini gösterirken fotoÄŸrafı vardı ya; o fotoÄŸrafa ABD BaÅŸkanı Obama'nın fotoÄŸrafını montajladılar.
Ancak Obama'nın kara tahtanın üzerine öÄŸretmek için iÅŸaret ettiÄŸi harflerin Türkçe olması hem tarihi geliÅŸme hem de sosyal realite açısından yanlıştı.
Bence Atatürk resminin yerine koyulan Obama, kara tahtada Kürtçe bazı harfleri iÅŸaret ederek öÄŸretiyor gibi durmalıydı.
ÖrneÄŸin; kara tahtaya bir W, bir X harfi konulsaydı mesaj gayet de net verilmiÅŸ olurdu.
Bunu düÅŸünmeye baÅŸladğım andan itibaren aklıma, bir zamanlar ATAKÜRT baÅŸlıklı yazısından dolayı Milliyet gazetesinde büyük sorunlar yaÅŸamış olan Ahmet Altan'ın o yazısı ve baÅŸlığı geliyor.
Bugün de dergi, montajında dediÄŸim tür bir iÅŸ yapmış olsaydı, Ahmet Altan'ın da Yasemin Çongar'ın da bu fikri çok beÄŸeneceklerine ben eminim.
Montajlı fotoÄŸrafta Atatürk, Kürtçe harfleri iÅŸaret ediyor olsaydı bu tarihsel geliÅŸmelere çok daha uygun düÅŸecekti. Çünkü ABD'nin Kuzey Irak'ta bir Kürdistan oluÅŸturma projesi bulunduÄŸu ve bu proje içinde Türkiye'ye de bir rol seçmiÅŸ olduÄŸunu bilmeyen kalmadı.
Özellikle Obama'nın bu konuda hayli duyarlı ve ilgili olduÄŸu da biliniyor. Kendisine baÅŸkan yardımcısı olarak seçmiÅŸ olduÄŸu Joseph Biden'ın en yakın danışmanlarından birisi Peter Galbraith.
O, Kürdistan hedefi yolunda neredeyse bir militan gibi mücadele etmiÅŸ insandır ve onun baÅŸkan yardımcısı aracılığıyla Obama'yı çok etkilediÄŸi de biliniyor. Ayrıca Talabani ve Barzani'ye arkadaÅŸ olacak kadar yakın bulunan Peter Galbraith'ın bir süre sonra oluÅŸturulacak Kürdistan'a Amerika'nın ilk büyükelçisi olarak atanacağı da biliniyor.
İşte bu nedenle o fotomontajda kara tahtada Kürt harflerinin yer alması ve Obama'ya da 'Atakürt' imajı daha çok yakışırdı. Çünkü bu gerçek gündemi de yansıtıyor olurdu.
ABD BaÅŸkanı gelince muhalefet liderleriyle de görüÅŸeyim dedi ya; Allah aÅŸkına siz Obama'nın MHP'nin veya CHP'nin ne diyeceÄŸini merak ettiÄŸini mi sanıyorsunuz?.. Obama ve Amerikan heyeti Ankara'da asıl, DTP'yi görüp konuÅŸmak istiyor. Bunu da Peter Galbrith'ın BaÅŸkan Obama'ya tavsiye etmiÅŸ olduÄŸuna eminim.
KeÅŸke CHP ve MHP gelen teklife 'hep birlikte görüÅŸmeyiz, ancak tek teke görüÅŸürüz' diye tavır koymasalardı diye düÅŸünüyorum. Çünkü üç parti birlikte Obama'yla görüÅŸselerdi biz en azından DTP'nin Amerika'dan ne istediÄŸini ve karşılığında da ne vermeyi taahhüt ettiÄŸini öÄŸrenme fırsatını bulacaktık.
Bu ziyaretinde Amerika BaÅŸkanı'nın DTP'liler ile baÅŸ baÅŸa konuÅŸması bizim açımızdan son derece tehlikelidir.
Son günlerde, yakında PKK ile ilgili önemli geliÅŸmeler olacağının heyecanı ortalığı çoktan sardı.
Kuzey Irak ile PKK ile ve genelde Kürtler ile ilgili her geliÅŸmede herhangi bir tavır almadan önce iyice bir durup düÅŸünmek ve sonra da olabildiÄŸince temkinli olmak gerekiyor.
Yıllardır bu konuda hiçbir ders almadıksa en azından bu basit gerçeÄŸi artık görmeye baÅŸlamalıyız.
19'uncu yüzyılın sonlarında baÅŸlayıp 21'inci yüzyıla da bütün ağırlığıyla sarkmış olan 'Büyük Oyun' dünyada Kürtler üzerinde oynanıyor.
Büyük Oyun'ların özelliÄŸi, hiçbir detayın ÅŸansa bırakılmaması ve önceden planlanmış olmasıdır.
İngiltere 20'inci yüzyılın başında eline cetveli alıp OrtadoÄŸu'da yeni sınırları belirler, yeni ülkeler yaratırken hiç ÅŸüpheniz olmasın ki dağılmakta olan Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun küllerinden doÄŸacak yeni ülkenin de başına uzun yıllar boyunca problemler çıkartacak, onu uÄŸraÅŸtırıp devlet enerjisini harcatacak geliÅŸmeleri de planlamıştı.
Bu benim tahminim deÄŸil. İngiliz imparatorluÄŸu üzerine yapılan çalışmalarda bu konularda her türlü belge var. (Bu konuda sadece tek bir kitap okuyacaksanız size David Fromkin'in yazdığı 'A Peace to End All Peace' yani 'Tüm barışların sonunu getiren barış' kitabını tavsiye ediyorum. Burada, bugün PKK meselesinin geldiÄŸi noktanın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin karşı karşıya gelmiÅŸ olduÄŸu sorunların tarihi kökenlerini, bahsettiÄŸim 'Büyük Oyun'un detaylarını bulabilirsiniz.)
Kolonyalist/emperyalistin kafası net. O ne yapacağını biliyor, ortaya çıkmış olan belgelerin tümünde bu net gözüküyor. Onların birbirlerine yazmış olduÄŸu mektuplar, aralarındaki esprilerde de kafalarının nasıl net çalıştığı çıkıyor ortaya.
Oyunu oynayanın kafası net de üzerinde oyun oynalınanın kafası daima karışık oluyor nedense.
Üzerinde oynalınan taraf oyunu hiçbir zaman net göremiyor.
Kürt meselesini İngiltere'nin elindeki ülke çizmeye yarayan cetvelden bağımsız görmek imkansızdır.
GÖRDÜÄžÜM O CETVEL ŞİMDİ OBAMA'NIN ELİNDE
Amerika, İngiltere'den devraldığı dünya imparatorluÄŸu tahtında ve ondan devraldığı cetvelle Kürt kartını aynı hızla ve acımasızca oynamayı sürdürdü ve sürdürecek
Ben Amerika'nın İngiltere'den devraldığı o cetveli yıllar önce bir gün tesadüfen Pentagon'da bir odada kullanılırken gördüm.
Cetvel yine birtakım kağıtlar üzerinde ülke yaratmakta uzman olanların elindeydi ve o gün o odada cetvel üzerinde Türkiye'nin de bulunduÄŸu bir haritanın üstüne konulmuÅŸ ve bir ÅŸeyler çiziliyordu.
Odada o gün Amerikalı casustan baÅŸka bugün CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'ün ziyaret ettiÄŸi Talabani'nin Washington temsilcisi, ayrıca Barzani'nin görevlendirdiÄŸi yetkili ve PKK'nın Washington'daki adamı vardı. Üçü de Amerikalı casusun harita üzerinde cetveliyle yaptığı deÄŸiÅŸikliklere konsantre olmuÅŸlardı ve konuÅŸuyorlardı. (Casus nitelendirmesi benim kızgınlıkla söylediÄŸim laf deÄŸil adam casus olmakla övünürdü ve bunu her zaman da gururla ifade ederdi. Türkçe de dahil çok sayıda lisan bilirdi ve bana söylediÄŸi yılda en azından iki kez DoÄŸu'dan Batı'ya otobüs ile seyahat etmek için Türkiye'ye geldiÄŸiydi. O günlerde Amerika'nın baÅŸkentinde Hürriyet'in temsilcisi olan bir insana bunu açıklayabilmesi adamın yaptığı iÅŸte ne kadar da rahat olduÄŸunu gösteriyordu bence...)
O gün loÅŸ odada gördüklerim bir korku filminin enstantanesi gibiydi ve beni hayli endiÅŸelendirmiÅŸti. Åžimdi o cetveli BaÅŸkan Obama'nın adamları devralmış durumda.
Aradan yıllar geçti... O gördüklerimin de etkisiyle ben, PKK ile Kürtler ile ve Kuzey Irak ile ilgili hiçbir geliÅŸmeyi bana anlatıldığı ÅŸekliyle kabul etmem. Edemem. Açıklamaları sadece anlatıldığı gibi kabul ettiÄŸim takdirde, aptal yerine koyuluyormuÅŸum gibi hissederim kendimi. Anlatılanların gerisinde daima baÅŸka ÅŸeylerin olduÄŸunu bilirim. Bu her zaman da böyle çıkmıştır.
Åžimdi bugünlerde PKK'nın tasfiye edileceÄŸi yolunda birtakım laflar dolaşıyor ya etrafta. Ben herkese 'Lütfen Abdullah Öcalan'ın yakalanıp getirildiÄŸi günü hatırlayın' demek istiyorum.
Amerika, Öcalan'ı 'Büyük Oyun'un planı doÄŸrultusunda yakalayıp bize verdi. O getirildiÄŸi gün büyük zafer duygusuna kapıldık, çok gururlandık ve ucuz gösterilere daima prim veren cahiller, bu geliÅŸmeyi sömüren siyasilere de tabii ki prim verdiler.
Ama daha sonraki yıllar oyunun acı yönünü de çıkardı ortaya.
Kısa süre sonra 'Acaba Öcalan'ı getirtmek mi iyi oldu yoksa almasa mıydık' diye düÅŸünmeye bile baÅŸladı insanlar.
Åžimdi bugünlerde PKK ile ilgili yeni bir geliÅŸme olacak. İşler hızlı geliÅŸiyor. GördüÄŸüm kadarıyla, galiba Büyük Oyun'da galiba son perdeye gelindi.
Lütfen hemen sevinme ve siyasi zafer konuÅŸmaları filan yapma yerine biraz durup iyice düÅŸünelim. Bu atılan adımın manası ne, ardından gelebilecek adımlar neler olabilir?. Bu adım gerçekten Türkiye'nin lehine mi yoksa bizi çok daha zor duruma sokabilecek bir adım mı atılıyor acaba?
O cetvelin nasıl kullanılabildiÄŸini görmüÅŸ bir insan olarak bu geliÅŸmelerden Türkiye açısından çok da hayırlı ÅŸeyler gelebileceÄŸini hiç düÅŸünemiyorum.
Umarım yanılıyorumdur...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.