Türkiye'yi sevmek ne demektir? Bu sorunun kendisi, masum görünüÅŸüne raÄŸmen çok da tehlikeli. Desem ki 'Ben Türkiye'yi böyle böyle seviyorum', diyebilirsiniz ki: 'Türkiye öyle sevilmez, seni gidi Ergenekoncu, laikçi, dinci, ulusalcı, faÅŸist, liboÅŸ...' Bir yerlerden saldırı almadan Türkiye'yi sevmek mümkün görünmüyor. Bırakın ülkemi gönlümce seveyim, karışmayın sevgime, ellemeyin gönlüme... Diyebilirler ki: 'Türkiye'yi Sevenleri Denetleme Kurumu'ndan onay almadan bu ülkeyi sevemezsiniz.' 'Muhtar onaylasa yetmez mi?' deseniz kızabilirler. Belki de Avrupa BirliÄŸi standartlarına uygun biçimde sevmeniz gerekir. 'Herkes bu ülkeyi kendi gönlüne göre sevse ne olur bu ülkenin hali? AnarÅŸi çıkar anarÅŸi!'
Türkiye'yi nasıl seveceÄŸimiz konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden yasa çıkarmamız da gerekebilir: 'Yasaya aykırı sevdiÄŸiniz için ülkenizi, Türkiye Cumhuriyeti Ceza Yasası falanca maddesine göre üç yıllık mahkumiyetinize karar verildi.' Bir gün kulaklarımız iÅŸitebilir mi bu sözleri?
Yok, Türkiye'yi sevmeyi bilmiyor, bizim insanımıza, ilköÄŸretim okullarından baÅŸlayarak Türkiye'yi Sevme Dersleri okutmak gerek.
Peki, kim belirleyecek ülkemi nasıl seveceÄŸimi? Hangi makamın onayı ile sevgim meÅŸru kılınacak? 'Bana bak sen ülkeni komünist gibi seviyorsun. Evet, öyle seviyorum, çünkü ben komünistim. Olur mu canım, bu ülke senin gibi komünistlerin, Allahsız kitapsızların sevgisine mi kaldı. HiÅŸt komünist, bak bana, bir daha Türkiye'yi sevdiÄŸini görmeyeyim kırarım kafanı, hadi ÅŸimdi defol git, kötü komünist!'
Belki ÅŸöyle haberlere de rastlayabileceÄŸiz, medyada: 'Dün gece Koca Mustafa PaÅŸa'da iÅŸlettiÄŸi kahvesinde, resimde görülen M.K., Türkiye'yi gizliden gizleye kendi gönlüne göre severken Emniyet MüdürlüÄŸü Türkiye'yi Sevme Masası ekipleri tarafından gerçekleÅŸtirilen ani bir baskınla suçüstü yakalandı.'
Bu ülke laubalilikle sevilmez. Bu ülkeyi sevmenin bir kitabı, eÄŸitimi olmalı. EÄŸitimsiz yığınlar bu ülkeyi seveyim derken maazallah yıkıverir.
Diyorsun ki ya sev ya terk et. SevmediÄŸimi nereden biliyorsun? Bir kez olsun, merak edip, saygı duyarak, küçümsemeden, dudak bükmeden dinledin mi kalbimi? Benim bu ülkeyi nasıl seveceÄŸimi belirlemeye kalkıyor, üstelik bir de demokrasiden söz ediyorsun. O zaman çıkarırsın fermanını, dersin ki: 'Bundan böyle bu ülke aÅŸağıda belirtildiÄŸi gibi sevilecek. Sevmeyenler, kapı önüne konulacak. Bakın bu nasıl olur diyenlerin yüzüne açık açık söylüyorum: Demokrasinin ve Avrupa BirliÄŸi'ne girme çabalarımızın gereÄŸi budur.'
Özgürlük diyorsun. En özgür olabileceÄŸim yerime, düÅŸlerime, düÅŸüncelerime, sevgime karışıyorsun.
Ey bu ülkeyi sevenler! Hesapsız, korkusuz, pazarlıksız, öylesine derin, öylesine içten. Gelin sevgilerinizle, sevme biçimlerinizle, bu ülkeyi sevme meydanına. Olanca farklılıklarınızla, korkmadan, ürkmeden gelin. Bu ülke sizin yüreÄŸinizdeki sevgilerin gücü ile geleceÄŸe doÄŸru yürüyecek. Bu sevgi meydanında çatışan sevgiler tanıyacak birbirlerini. Gerçekten de sevgiyse onlar, farklı sevgilere saygı göstermeyi, onları anlamayı öÄŸrenecek. Sevgimiz içtenlikle, derinlikle, hesapsız sevgiyse, nasıl olacak da bir baÅŸka içtenlikli sevgiyi ortadan kaldırmaya çalışacak?
Bu ülke, gönülleri olan, gönülleri çiçek açmaya hazır insanların, birbirlerini dinlemeye eÄŸilimli sevgileriyle geliÅŸir. Bu ülkeyi sevmeyenleri de severiz elbette. Anlamak isteriz onları, acep kalplerindeki mührün sebebi ne ola?
Biliriz ki sevmek çok zordur. Uçucu, temelsiz, duygusal dolduruÅŸlarla yaÅŸanan, salya sümük sevgiden söz etmiyorum. Çile çekmiÅŸ, acı görmüÅŸ, zulüm yemiÅŸ sevgi, benim sevgim; emeÄŸin anlamlı kıldığı sevgi.
Sevgiyi kolay, sevgiyi ucuz, sevgiyi hayalci, boÅŸ bulanları da anlarız. 'Bu ülke aç, azizim. Önce iÅŸ, önce aÅŸ. BaÅŸlarını sokacak ev ver onlara. Sevgi sonra. Sevgi sevgi diye seni aldatabilirler kardeÅŸim. Sakın yumuÅŸama, her zaman öfkeli, her zaman burnundan soluyan, saldırgan, kabadayı biri ol. Ezdirme kendini.'
Sevgiden korkanlara sevginin söyleyeceÄŸi çok ÅŸeyler vardır. Neden sonra onu dinlemeye kalktıklarında, vakit çoktan geçmiÅŸ olabilir.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.