Amerika BaÅŸkanı Obama, Türkiye ziyaretine resmen yalan söyleyerek baÅŸladı. Anıtkabir'deki özel deftere güzel cümleler yazan Obama, Atatürk'ün 'Yurtta Barış Dünyada Barış' sloganını da kullandı.
Dünyada barış amacına gerçekten inanan bir insanın, Amerika'nın baÅŸkanı olabilmesine imkan yoktur. KiÅŸi bu hedefe gerçekten inansa ve bu amaç uÄŸruna çalışmak istese bile buna izin vermezler. Sistemin gizli güçleri, baÅŸkanlarını hep savaÅŸtırır. Barışa çok angaje olan baÅŸkanlar ya bir ÅŸekilde yola getirilir ya da yok edilir.
Bu neden böyledir? Acaba Amerikan karakterinde bir deformasyon mu var da hep böyle oluyor?.
Genetik açıklamaları bilemem. Belki de orada güç sahipleri hep savaÅŸa savaÅŸa yönettiklerinden, sonunda ABD'de lider konumuna gelen kiÅŸinin karakteri de genetik evrim sonunda 'savaÅŸçı' olmuÅŸtur.
Ama bunun dışında, bu savaÅŸçılığın ve Obama'nın dünyada barış çaÄŸrısına inanmanın neden mümkün olmadığının daha sistematik bir açıklaması var.
Birçok insan Amerika'nın anayasası doÄŸrultusunda yönetildiÄŸini sanır. Bu gündelik bazı rutin kararlar açısından doÄŸrudur da... Ancak Amerika'nın büyük çıkarları açısından yönetim anayasa metnine göre yapılmaz.
Amerika'yı asıl oluÅŸturan, ona yön veren ve liderlerine yol gösteren asıl metin 'Manifest Destiny' adlı bir baÅŸka metindir.
Amerika daha oluÅŸturulurken ortaya çıkan bu metinde, Amerikalıların durmadan Batı'ya doÄŸru geniÅŸleyip büyümeleri gerekmektedir. Üstelik bu bir tercih deÄŸildir. Bu, Tanrı tarafından Amerikan insanının alnına yazılmış bir kaderdir. (Manifest Destiny'nin anlamı budur. Kıtanın doÄŸusunda kurulmaya baÅŸlanan Amerika, Batı'ya doÄŸru önünde hiçbir engel tarafından durdurulamayarak gidecektir. Engel olmak isteyen çıkarsa da her kim olursa olsun onunla savaşılacaktır. Amerikan yerlilerine karşı uygulanan soykırımın temelinde de bu metin yatar.)
Sonra yıllar içinde Amerikan sistemi bu durmadan geniÅŸleme politikasını Kanada, Meksika, Küba ve tüm Latin Amerika'yı alma anlamında yorumlamışlardır. Amerikan müdahaleciliÄŸin ve savaÅŸçılığının temelinde o metinde yazılanlar vardır. 20'nci yüzyılda ise tüm dünyaya bu ÅŸekilde bakmaya baÅŸladılar.
'Manifest Destiny' hayli dini bir metindir. Amerikan yönetici sınıfları durmadan büyümezlerse ve savaÅŸmazlarsa, kendilerini Tanrı'nın emrine ve Tanrı'nın Amerika'nın önüne koyduÄŸu kadere karşı çıkıyormuÅŸ gibi hissederler.
Amerikan emperyalizmini motive eden gerçek neden de budur. Amerika iÅŸte bu yüzden yıllardır hiç durmadan savaÅŸmakta, bir savaşı biter gibi olunca durmadan baÅŸka savaÅŸlar da çıkarmak zorundadır.
11 Eylül saldırısının aslında savaÅŸ gerekçeleri yaratmak zorunda olan yönetici sınıf tarafından gerçekleÅŸtirildiÄŸi yolundaki komplo teorisinin temelinde de bu 'Manifest Destiny' metninin tarihinin geliÅŸiminin bilinmesi yatar.
11 Eylül saldırısı olur olmaz BaÅŸkan Bush, 'Haçlı seferi'ne çıkacağını söylerken, aslında bu 'Manifest Destiny' metnine atıtfa bulunuyordu.
O nedenle, Obama istediÄŸi kadar barışa inansın, hiç ÅŸansı yok. Madem ülkenin başına geçti, o da mutlaka savaÅŸmak zorunda.
Aslında bırakınız dünyayı, bu 'Manifest Destiny'nin yurtta barışa bile izin verdiÄŸi ÅŸüphelidir.
Amerika'nın içte de devamlı sorunlar çıkarılmadığı takdirde yönetilemeyeceÄŸi yolunda bir yönetim felsefesi vardır. (Bazıları buna 'Åžok terapisi yoluyla yönetmek' diyor.)
Özetle; 'Yurtta Barış Dünyada Barış' sloganı bir Amerikan BaÅŸkanı'na yakışan bir slogan katiyen deÄŸildir.
Umarım BaÅŸkan Obama bunu sadece ev sahiplerini mutlu etmek amacıyla yazmıştır. Çünkü buna gerçekten inanıyorsa iÅŸi zor. Biraz Amerikan baÅŸkanlık sistemi tarihi kitapları okursa kendisi açısından hayırlı olacak gibi geliyor bana...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.