Nihal KemaloÄŸlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Avrupa'nın Rasmussen'ı

Geçen zamanla büyük bir geriatri merkezine benzeyen Avrupa, içindeki faÅŸizmini muhafaza etmekte.
Yıpranmış ve yorgun kıtanın geçmiÅŸinden geriye bir avuç genç neo-nazi kaldı.
Danimarka BaÅŸbakanı aşırı saÄŸcı Rasmussen, Avrupa'daki yabancı düÅŸmanlığının siyasetçi figürlerinden.
Basın özgürlüÄŸü diye Müslüman kutsallarına karşı densizliÄŸi ve terbiyesizliÄŸi ÅŸiddetle savunan militan ırkçı.
Åžimdi de Rasmussen NATO Genel SekreterliÄŸi görevine getirildi.
Dün İstanbul'da da yaptığı konuÅŸmada da 'ifade özgürlüÄŸüne' olan hassasiyetiyle dengelemeye çalıştığı fanatik tavrında maalesef tatminkar olamadı.
Kutsal olanla, rasyonel ifade arasındaki ayrıma varabilmek bir medenilik ölçütüdür oysa.
Hakaretle, fikir özgürlüÄŸü arasındaki nazik ölçüde olduÄŸu gibi keza.
Avrupalı siyasetçilerin ırkçılık üstüne yaptıkları gaflar bir ortak bilinci iÅŸaret ediyor.
Bu bilinçte yabancıları kıtalarından temizlenmesi gereken 'kirlilik' olarak niteleyen takıntı capcanlı yaşıyor.
Rasmussen'in kimliÄŸi ve düÅŸünceleri ortalama Avrupalı'nın zihniyetinden çok farklı deÄŸil.
Avrupa BirliÄŸi geniÅŸlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de 'Rasmussen'i veto ederseniz AB süreci tehlikeye girer' itirazını dillendirdi.
Avrupalı siyasetçilerin ırkçısından, sosyal demokratına, sahip oldukları Avrupa dayanışması ortaya konuldu.
Aynı tezgahtan geçerek ÅŸekillenmiÅŸ  düÅŸünceleri, tehdit mahiyetine getirildi.
Kolonyalist kültürün derin izleri ve tecrübeleriyle kurulan bu zihniyet açık bir yabancı düÅŸmanlığını barındırıyor.
Bütün sermaye birikimini Batı dışından elde edenler için zenofobi anlaşılır bir korku olmalı.
Avrupa'nın 600 yıldır baÄŸrındaki barbarlığı bir türlü yaÅŸlanamıyor.
Avrupa'nın kendini inÅŸa etmesi için bir 'öteki' ÅŸarttı.  
Kendine yönelik saflaÅŸtırma ve homo-jenizasyona büyük katkı saÄŸlayacak Avrupa'nın ötekisi bundan önceki yüzyıllarda 'DoÄŸu 'idi, bu yüzyıl ise tamamen 'Müslümanlara' uyarlanmış görünüyor.
Bu öteki imgesi ve düÅŸüncesi ortadan kalktığında Avrupa'dan söz edilemez.
Avrupa'daki yabancılar bu iÅŸlev için sonuna kadar kullanılıyorlar.
Türkiye de aynı çaÄŸrışımla iç kamuoylarında kullanılan bir baÅŸka yabancı imgesi.
Tabii ki bu Müslümanlar arasında Suudi Kralı, Katar Emiri, Körfez Åžeyhleri yer almıyor.
Avrupa finans partnerlerinin yeri her daim çok özel.
Müslümanlar, Avrupa'daki göçmenler, genç nüfuslarıyla gayet dinamik bir yeni 'Öteki' onlar için.
Avrupa'da yaÅŸayan Müslüman göçmenler gün geçmiyor ki yeni bir yaptırımla karşılaÅŸmasın.
VatandaÅŸlık sınavları, teröre karşı önlemler adıyla bir dizi zorunlulukla insan hakları  ihlallerine maruz kalıyorlar.    
Avrupa Birliği de misyonunu kaybetmiş, kırılgan yapısıyla bir enkazı andırıyor.
Kapitalizmin son evresine intibak edemeyen siyasi ve ekonomik üstünlüÄŸünü kaybeden  ikincil aktörlerin kıtası artık.
Tarih dönüyor geliyor ve Avrupa'nın   üzerine katlanıyor.
Belli ki yeni dizayn edilen kapitalizmden fazla kazanımı olmayacak.
Küresel hareketlerin içine ancak mevcut silah sanayisiyle girebilecek.
İsveç, Belçika; Almanya, İngiltere, İsveç, Fransa belki de yeni çatışma bölgeleriyle ekonomilerini ayakta tutabilecek.
Kraliçeden fırça yiyen saray soytarısı siyasetçilerin ırkçı, ayrımcı ÅŸakaları da tarihlerinin bir baÅŸka ibretlik dönemi olarak 'Fiyasko' diye anılacak.
Huzurevi Avrupa'nın üretmeyen nüfusuna ve tazeleyemediÄŸi nefesine can katacak fazla bir seçeneÄŸi kalmamış gözüküyor.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3