ABD BaÅŸkanı'nın Türkiye ziyareti sırasında bir mucize gerçekleÅŸti.
Öyle alelade bir mucize deÄŸil bu; mucize-i ekber sınıfından bir olay.
Kendi ülkesinde, Fransa'da, İngiltere'de birçok türbanlı kadın ile karşılaÅŸan Amerikan BaÅŸkanı, kadınların yüzde 70'inin örtülü olduÄŸu söylenen Türkiye ziyaretinde bir tek örtülü hanım ile karşılaÅŸmadı!
Dikkat ediniz, öÄŸrencilerle söyleÅŸisi sırasında bir tek 'türbanlı' bulunmuyordu.
Katıldığı davetlerde, tesadüf bu ya, hiç türbanlı kadına rastlamadı.
'Nasıl oluyor da oluyor,' diye düÅŸünürken ben...
'İlginç bir olay,' dedi, hikmet sahibi, Amerikalı bir dostum;
'Sanırım, türban konusu, Türkiye'nin politik tartışma gündeminden dışarı çıkartıldı bile...'
Notumuzu aldık.
'Başkan Obama' mı? 'ABD Başkanı Obama' mı?
Dİllerde bir 'BaÅŸkan Obama' sözü dolanıp duruyor. Sanki Barack Obama 'Türkiye BaÅŸkanı'ymış ya da 'Dünya Federasyonu' kurulmuÅŸ da onun baÅŸkanı olmuÅŸ gibi sahipleniyoruz, 'BaÅŸkan Obama' sözünü...
Sadece medya cenahında dile yerleşmedi bu deyim...
Türkiye'nin en milliyetçi, en ulusalcı figürleri bile 'BaÅŸkan Obama' demeyi tercih ediyor.
MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli de onlardan biri...
Tamam, anlaşılıyor, Barack Obama'yı ulusça sevdik ama... Bu onu, kendimize dil düzeyinde baÅŸkan atamamızı zorunlu kılmıyor herhalde.
Hürriyet'e neler oluyor?
Amerikan BaÅŸkanı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiÄŸi gün...
Bir yazının baÅŸlığı: 'Ona Söyleyin...'
Diyor ki: 'ABD çeksin elini umutlarımızdan.'
Bir baÅŸka köÅŸe yazarı ise... 'Fuck' fiiline gönderme yaparak 'ittifak, mittifak bir yere kadar,' diyor.
Dün ise yazısının baÅŸlığı aynen ÅŸöyleydi:
'Böyle baÅŸa böyle Barack!'
Hürriyet'teki dostlarım hiç kusura bakmasınlar; 'ayıp' demek zorundayım...
Kahve muhabbeti düzeyinde yazı yazdırılmasını anlayabilirim... Posta ile yarışılıyor olabilir.... İlk köÅŸe yazısı bunun örneÄŸidir.
Ama basit dil oyunlarıyla düÅŸülen seviyeyi, muhalif-muvafık hiç kimsenin Hürriyet'e yakıştırabileceÄŸini zannetmiyorum.
O saygın bir gazetedir.