Alaattin Metin alaattin.metin@aksam.com.tr

kategori2

Koşarak geldi sakat çıktı

Alex'e ne oldu! İspanya milli maçı öncesi verilen beÅŸ günlük arada eÅŸi ve çocukları ile Dubai'ye tatile gitti. Güle oynaya İstanbul'a döndü. Samandıra tesislerine saÄŸlam, koÅŸarak girdi, iki gün sonra sakat çıktı...
Neden!
Kocaelispor maçı oynanalı neredeyse bir ay olacak...
O maçtan önce bir idmanda 'saÄŸ bacak arka adalede birinci derecede zorlanmadan' sakatlanmıştı...
Sonra...
Sakatlığı bir türlü geçmedi... Geçti, tam iyileÅŸti derken yine devam etti...
Ve en önemlisi Fenerbahçe'de bu sene Alex gibi adale sakatlığı yaÅŸayan bir sürü futbolcu var...
Neredeyse bütün sakatlıkların tamamı adale üzerine..
Peki neden oluyor...
Uzmanların 'Futbolcu kendine iyi bakmazsa, yaÅŸamasa' teÅŸhisine 'hayatını evi ve idman sahasına adamış sabıkası olmayan örnek futbolcular' girmeyeceÄŸine göre bu görüÅŸ tez elden çürütülüyor...
Geriye ne kalıyor, idman öncesi ve çalışma düzenindeki çarpıklıkların yarattığı risklerden gelen oluÅŸan depremler...
Oysa günümüz futbolunda, bir takımın başına gelecek teknik direktör kadar, futbolculara kondisyon verecek hoca da önemli..
Hatta, taktiÄŸi, tekniÄŸi verecek hocadan da önemli...
Avrupa Åžampiyonası'nda Milli Takım futbolcularının doksan artı üçlerdeki mücadele gücünü hatırlayın..
Bir de bugün altmışıncı dakikadan sonraki hallerini!
O zamanlar futbolculara kondisyon veren Amerikalılar vardı..
Åžimdi!
İşin uzmanını bulmak önemli..

Polat'a Fenercell telefonu..
Anlatacağım olay, Acıbadem Hastanesi'nin Maslak'ta yaptırdığı Avrupai güzellikteki yeni tesislerinin açılışında geçti. Kurdela kesildikten sonra, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan biraz dinlenmek ve sohbet etmek için Mehmet Ali Aydınlar'ın odasına çıkar. Galatasaray BaÅŸkanı Adnan Polat ile Futbol Federasyonu BaÅŸkanı Mahmut Özgener'i 'kırgınlık olmaz' diyerek barıştırdıktan sonra sohbetin bir anda Fenerbahçe Kulübü'nün Fenerbahçeliler'in hizmetine sunduÄŸu Fenercell projesine gelir...
Hatta o gün Aziz Yıldırım, karşılaÅŸtığı birçok Fenerbahçeli'ye telefonunu sorar, Fenercell'e geçip geçmediÄŸini araÅŸtırır. Galatasaray baÅŸkanı da Galatasaraylılar için telefon yapacaklarını söyler.
İşte o anda, Fenerbahçe BaÅŸkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray BaÅŸkanı Adnan Polat'a, 'Sana da bir Fenercelli telefonu göndereceÄŸim' der.
Hatta hediyenin gideceÄŸi gün de konuÅŸuluyor..
Bu konuÅŸma cumartesi günü akÅŸam üstü olduÄŸu için sayın Polat, 'Gaziantep'e gideceÄŸini, pazar günü İstanbul'da olmayacağını' söyler. Fenerbahçe baÅŸkanı da 'o vakit önümüzdeki hafta hediyeni alırsın' cevabını verir...
O gün bir ÅŸey daha olur..
Fenerbahçe BaÅŸkanı, yanına gelen her Fenerbahçeli'ye Fenercell'i, taraftar kartını sorar. Formalı olanların da, ürünlerini Fenerium'dan alıp almadıklarını kontrol eder... Ve bu durumu görenler de, 'Fenerbahçe'nin pazarlamadaki baÅŸarısının sırrını öÄŸrenmiÅŸ' olurlar..

Başkanlık sistemi varsa her şeye karışacaksın..
Türkiye'de baÅŸkanlık sistemi var... Siyasi partilerde de, spor kulüplerinde baÅŸkanlara oy veriliyor... Yerel seçimlerde belediye meclis üyelerine, genel seçimlerde milletvekillerine ve kulüp seçimlerinde de yönetici listelerine kimse bakmıyor... Liderine bakıyor... Ona güveniyorsa, mührü basıyor...
Kazanan parti baÅŸkanı, bakanlarını, kulüp baÅŸkanları da yöneticilerini seçiyor... Ve iyi de yapsa, kötü de yapsa fatura o liderlere çıkıyor...
Åžunu demek istiyorum:
Türkiye'de liderlik sistemi olduÄŸuna göre, liderler kurduÄŸu, atadığı, kendisine baÄŸlı her kuruluÅŸa karışmalı... Zaten o kurulların da doÄŸal baÅŸkanı... İsterse toplantılarına bile katılabilir...
Bizim ülkemizde kurulların hatalarının sıkıntısını baÅŸkanlar çekiyorsa, direksiyon da onların elinde olmalı...

Kirlenen beyaz mendiller
16 bin kongre üyesi, 20 milyona yakın taraftarı olan Fenerbahçe'de sayısal olarak küçük de olsa bir grup aylardır cebinde beyaz mendillerle maça geliyor. Organize yapılmak istenen bu hareketin nedeni, Fenerbahçe maç kaybetsin, antrenör, yönetim pretosto edilerek kulüp kavga ortamına çekelim..
Hatta, 'Maç kaybedilirse, doksan dakika sonunda televizyonlara çıkarak' reyting planları yapanlar bile var...
Neden!
Kulübünü seven bir kiÅŸi takımının yenilmesini niçin istesin!
İşte bunu anlayamıyorum..
Yönetimi beÄŸenmeyebilirsin, hocayı yetersiz bulabilirsin. O vakit çıkar kongrede aday olursun.
Muhalefet her yerde olmalı. Ama yapıcı olmalı, belden aşağı vurma yerine 'Ben daha iyisini yapacağım'ı anlatmalı...
Ve 'Aziz Yıldırım yoksa, varım' sözünü de anlayamıyorum.
Neden!
Kulüp sevgisi, hizmet aÅŸkı ÅŸartlı olur mu! Dünyanın neresinde var...

Üzülelim, ama başımızı dik tutalım..
İspanya milli maçından sonra Milli Takım'a ve Fatih Terim'e biraz haksızlık yaptık. Nihat'ın dediÄŸi gibi 'Yenersen kahraman, yenilirsen vatan haini' anlayışından vazgeçmeliyiz.
Gidemeyebiliriz, üçüncü, hatta dördüncü de olabiliriz. Ama hiçbirisi dünyanın sonu deÄŸil. Bu hocalar, bu futbolcular kolay kolay yetiÅŸmiyor. Kendi öz evlatlarımıza ne zaman sahip çıkacağız. YendiÄŸin vakit alkışlamak, aslansın, kaplansın diye sırtını sıvazlamak çok kolay. Önemli olan yenildiÄŸin, kötü gününde destek vermek.
İspanya bizi Ali Sami Yen Stadı'nda futbol olarak ezse, beş-altı gol atıp, yirmi pozisyona girse hadi bir derece... Ne yaptılar? Basit, kendi hatalarımızdan goller yedik...
Maç 1-0 iken Nihat golü atsa, skor 2-0 olsa ve maçı kazansak o vakit ne yapacaktık? Kızdıklarımız kahraman mı olacaktı?
Teknik direktörün, baÅŸkanın kaderi sahada futbolcunun çekeceÄŸi ÅŸutun, üç direk arasından geçip geçmemesine baÄŸlı olmamalı. Hatalar, yanlışlar konuÅŸulmalı ama iÅŸ öldü bittiye götürülmemeli.
Yenilsek de başımızı dik tutmalıyız... Bunu yapabilirsek, o zaman çok ÅŸey kazanırız...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3