AKŞAM GAZETESİ | Ahmet İnam | 2009-04-09
Neden mutlu olamıyorum? Çünkü bu soruyu kafama takmışım. Çünkü sanıyorum ki, bu sorunun yanıtını bilsem mutlu olacağım.
Bir kurs yok mu? Gitsek.
Örneğin, on saatte mutluluğu öğrenip gelsek. Böyle düşündüğüm sürece mutluluk bana haram.
Örneğin, kutsal kitapları okusak. Evliyanın sözünü öğrensek. Öğrenince mutluluk hemen gelir mi sanıyorum? Demek ki, mutluluk haram bana.
Ben neden mutlu olamıyorum? Geri zekalı sınıf arkadaşım, benden daha çirkin komşum, cahil bir hemşerim mutlu olduğunu söylüyor. Ben nasıl mutlu olamam? Başkalarının mutluluğuna özendiğim sürece mutlu olamayacağım anlaşılıyor.
Ben nasıl mutlu olamam? Hekimim bana mutluluk hapı verdi. Demek ki hapı yuttum. Hapla gelen mutluluğun sapı elimizde kalır.
Ben nasıl mutlu olamam? Teyzem üfledi, dua etti bana. Demek ki ben hazır değilmişim, kapımdan içeri girecek mutluluğu konuk edecek hazırlığım yokmuş, kendimi bu hazırlık için dönüştürememişim.
Ben nasıl mutlu olamam? 1) Akıllıyım. 2) Zekiyim. 3) Güzelim. 4) Herkes beni seviyor. 5) İşyerinde en beğenilen kişiyim.
Demek ki hala hamım. Hala hazır değilim mutluluğa.
Mutluluk tesadüfen gelmez. Hazırlık ister. Anten açıklığı. Mutluluk, mutluğu hak edecek karakter ister. Mutluluğu hak edecek ne yaptım ki mutluluğu diliyorum? Ey ben, ey gafil ben!
Paylaşmayı biliyor muyum? Örneğin, yarıştığın, geçmeye çalıştığın bir rakibin, seni aşarak başarılı oldu. Onu tebrik edebilir misin, için yanmadan?
Evin yandı, sigortan yok. Sevdiğin bütün eşya kül oldu. Ne kadar sindirebilirsin içine?
Tüm varlığını kaybettin. Bir işe girdin ve battın. Sevdiğin bir insan gülümseyerek selam verdi sana, içtenlikle, sevgiyle, selamını alır, selamlaşabilir misin?
Hayatta sürekli başarısız olduğunu düşünüyorsun. Ne kazandın ise yitirdiğini düşünü-yorsun. Çok sevdiğin bir müzik çalıyor, çok sevdiğin bir kahvede, güneş batarken. Güneşe ve müziğe gülümseyebilir misin?
Düşmanların seni sürekli sıkıştırıyor. Eleştirilip aşağılanıyorsun. Canın sıkkın. Yorgun ve bıkkınsın. Bir köpekçik, yağmurda ıslanmış, elinde tuttuğun bir simidi istiyor senden. 'Defol git köpek!' mi dersin, yoksa sevgiyle titrer mi için?
Hastasın ve yorgunsun. Hasta yatağında öleceğini düşünüyorsun. Hiç sevmediğin bir insan geçiyor tesadüfen odanın önünden ve sana 'geçmiş olsun!' diyor. Yüzünü çevirir, 'defol git lanet adam' mı dersin?
Trafik kazası yapmışsın. Sıkışmışsın arabada. İnim inim inlemektesin. 'Hayat bir mutluluktur' diye nutuk attığın biri yardımına koşuyor. Ne yaparsın?
Mutluluk sınavlardan geçiyor. Mutlu olmak için ne yaptım ben? Soru bu. Hak ettim mi mutluluğu? Neden mutlu etsin hayat beni, dünyada bunca mutsuz varken?
Örneğin, diyebilirsiniz ki: 'Çocuğum için mutlu olmak istiyorum, ona mutluluk vermek amacıyla mutlu olmayı diliyorum.' Amacınız saygın bir amaç ama mutluluğa hazır mısınız?
Ne demek mutluluğa hazır olmak? Ne yapalım ki mutluluğa hazır olalım?
Burada sorular şöyle gelebilir:
1. Mutluluğu hak ettim mi? Mutluluk bana yakışıyor mu? Bedeli varsa, ödedim mi mutluluğun?
2. Benim iç dünyamda ne gibi engeller var ki, bir türlü mutlu olamıyorum? Bir hesapla mutlu olabilir miyim? Planlasam? Düşünsem?
Nasıl gelir mutluluk bana? Kendimi nasıl mutluluğa teslim edebilirim? Mutluluktan korkmayarak.
Mutluluk bir cesaret işidir. Birçok insan mutluluğu kaybetmekten korktuğu için mutlu olamıyor. 'Şimdi, mutluyum dersem nazar değer, mutsuz olurum.' Korkaktan mutlu olmaz. Yitirmekten korkmamalı. Bulmuşsak yitirebiliriz de, bundan doğal ne olabilir ki? Mutluluğuyla, mutsuzluğuyla yaşadığımız bir ömür bitecek bir gün. Nasıl dayanamayız kayıplara? Kayıplar olduğu için mutluyuz. Mutsuz olabildiğimiz için.
Mutluluk bir karakter özelliği. Bir ömür boyu bu ahlak karakterini elde etmek için hazırlamalı kişi kendini, mutlu olmak istiyorsa. Geçici hazların, yaşantıların adı olmamalı mutluluk. Rastgele keyiflerin adı. Mutluluğu hak ettiğini irdeleyerek düşünen insanın mutluluğunun üstüne yoktur.
Mutluluk, bilinçle, sorgulayarak, anlama çabasıyla yaşanan mutluluk olsa gerek.
Mutluyum diyen insan sorarım sana mutluluk ne demektir? Bu soruyla asılıyorsa yüzün, bu nice mutluluktur?