AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-04-09
Gaziantep
Nevruz'u ve Diyarbakır'ı ardımızda bırakıp Gaziantep'e doğru yola çıktığımızda aklımda, bölgede AKP'lilerin dillendirdiği 'DTP artık mağdur rolü oynayamıyor, söyleyecekleri çok bir şey kalmadı' sözleri vardı.
Devletin şefkati, somut adımlarla desteklenince bölgedeki hava hızla değişiyor. 15 günde yaptığım iki Diyarbakır seyahatinde bu değişimi net biçimde hissettim.
Bakalım seçim sonrasında Doğu ve Güneydoğu'daki iklim iyice yumuşayacak mı?
Halk, 'gerginlik değil hizmet istiyoruz' hissiyatını yansıttıkça, şiddetten medet umanlar hayal kırıklığına uğruyor. DTP, bu nedenle kavga stratejisini terk etmeye mecbur kalıyor. Seçim yarışı, sırf bu zemini yarattığı için bile tarihi misyon üstlenmiş durumda.
Eskİ bakan
devreye gİrİnce
Seçim demişken, Gaziantep'te kıyasıya bir yarış yaşandığını aktarmalıyım. AKP'nin favori olduğu kentte, CHP'nin eski bakanlardan Mustafa Yılmaz'ı aday yapmasıyla dengeler değişivermiş. 'Yılmaz kazanabilir' havası yayılıyor. Yılmaz, bakanlığı döneminde Gaziantep'e yaptığı yatırımlar nedeniyle iyi anılıyor buralarda.
Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'i, Gaziantep'e yollamış, köy köy dolaşıyor hazineden sorumlu bakan. Telefonlaştık, Antep rekabetini yerinde görmek için yola çıktık.
Diyarbakır'dan Gaziantep'e karayoluyla 3.5 saatte geçtik. Her yer yeşil, bahar geldi. Üstelik geçen yılki kuraklıktan sonra su sorunu da yok bu kez, yağış bol.
Arabaya bindik, bir yandan gazeteleri okuyorum. Şoför arkadaş Ferhat'a 'Müzik dinleyelim' dedim, 'Abi Türkçe mi Kürtçe mi' diye sordu. Güldüm, 'Hem Türkçe hem Kürtçe dinleyelim' diye rica ettim. Yolun büyük bölümünde Ahmet Kaya bize eşlik etti.
Yolda Şanlıurfa Havaalanı'nı gördük nasıl modern, nasıl gösterişli... Ferhat, 'Diyarbakır yerinde sayıyor, Urfa aldı başını gitti, belediyeyi AKP kazanamazsa Diyarbakır beş yıl daha kaybeder' dedi.
Gaziantep'teyiz, Bakan Mehmet Şimşek seçim bölgesine çadır kurmuş. Son bir ayda, dün 23'üncü gününü geçirdi Antep'te.
Kürt seçmene ŞİmŞek üzerİnden mesaj
Rekabet kızışınca, Kürt kökenli olan Şimşek sahaya sürülmüş. Mitingden mitinge koştururken bir yandan bürokratlarla telefonlaşıp, ekonomik verileri izliyor. Zor iş...
Arada Başbakan arayıp, finans soruları iletiyor, bilgi alıyor bakandan.
Şimşek'le beraber gezdik. Uzak mahallelerde yaşayan Kürt vatandaşları ziyaret edip Kürtçe konuşuyor Şimşek.
Vatandaşa, 'Bakın gariban bir Kürt çocuğu olan Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyeti'nin hazinesini yönetiyor' mesajı verilerek, ayrımcılık söylemlerine karşı canlı bir örnek sunuluyor. Bu tezin, Türkiye'ye haksızlık yapılan kimi yurtdışı toplantılarda da seslendirildiğine şahit olmuştum. Şimdi DTP'nin söylemlerine karşı, Şimşek üzerinden yürütülen bu kampanyanın da etkili olduğu görülüyor.
Şimşek ve diğer Gaziantep vekilleri dün ilçelerdeydi, Nizip'te başarılı bir miting düzenlediler. Türk bayraklarıyla dolu meydan yoğun katılımlı bir siyasi etkinliğe ev sahipliği yaptı. Teşkilat iyi çalışmış, Erdoğan'sız bir miting için bayağı kalabalık toplamışlar.
Bakanlar, ErdoĞan'In yükünü paylaŞmIyor
Şimşek'i izlerken aklıma bir soru takıldı. Ben, uzun zamandır Erdoğan'ın yükünün kabine tarafından iyi paylaşıldığı kanaatinde değilim. Hükümet hep Başbakan'ın şahsi popülaritesi ve gayretleriyle yürüyor. Bu sağlıklı bir tablo değil. Bir-iki istisna dışında bakanların performansının yüksek olmadığını düşünüyorum. Belki de seçim sonrası bir kabine revizyonu gündeme gelecek. Bazı illerdeki sandık sonucuna göre bakan değişikliği söz konusu olabilir. AKP grubu büyük. Bakanlık yapacak daha nice isimler bulunabilir.
Aynı şey seçim kampanyasında da dikkatimi çekiyor. Erdoğan yine tek kişilik bir kampanya yürütüyor. Güneş gibi parlayan belediye başkan adayları olmadığı gibi Erdoğan'ın omuzlarındaki yükü paylaşacak bakan da pek yok.
Bu durum hiç de olumlu değil. İnsan üstü bir çabayı gerektirir ve bir yığın komplikasyonu vardır. Bu handikabın seçime etkisi, bakanların çabasının oy açısından önemi beni zerre kadar ilgilendirmez, parti işidir. Ama yaşananların Türkiye'ye etkileri endişe kaynağına dönüşebilir. Vatandaş üzerindeki etkisi göz ardı edilemez. Hele kırsal kesimde, Doğu illerinde halkın devlete bakışını ve devletle ilişkisini geliştirmek için bu büyük bir fırsattır.
Gaziantep'teki Şimşek'in çabası dikkat çekiciydi. Tarım Bakanı Eker Diyarbakır'da İhsan Arslan'ın yürüttüğü kampanyada, Milli Eğitim Bakanı Çelik de Van'da benzeri çabaları gösteriyor. Bir de Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, Doğu illerini gezip duruyordu. 10 gün önce Elazığ, Erzurum ve Malatya'daydı ki, oralarda AKP sıkıntılı. Başka kim nerede bilemiyoruz, göremiyoruz. Tamam bizde lider önemlidir, dominanttır ama Özal'ın bile hem kabinede hem de kampanyalarda yükünü paylaşan parlak bakanları vardı.
Türkiye'de ortalama bakan ömrü 1,5 yıl. Bu hükümetin bakanları iki dönemdir işbaşında. Çoğu 6.5 yıldır bakanlık yapıyor. Kabinenin hangi bakanı, mesela rahmetli Adnan Kahveci gibi parlıyor, bu bir soru işaretidir. Bu büyük imkana rağmen Türk siyaset tarihine altın harflerle yazılacak bakanlar kimlerdir söyler misiniz?