AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-04-09

kategori2

TRT'nin 'şort açılımı'

Düm Tek'in görücüye çıktığı ilk yayında, Hadise'yi yırtık jean ve büstiyer içinde görünce, TRT'nin Hadise'ye karşı gerekli toleransa sahip olduğunu düşündük (hayret de ederek). O gün bu gündür medyada, Hadise'nin elbiseleri özel takibe alındı. 'Pamuklu kumaştan yapılmış spor elbiseyi mi giysin? Yeşil satenden mini elbiseyi mi?' tadında, resimli anketler magazin sayfalarının baş tacı oldu. Fakat gelinen aşamada, Metin Arolat'ın çektiği 'Düm Tek' klibinin, TRT ile Hadise arasında krize yol açtığı öne sürüldü. 
Gerçi ben bu yazıyı yazarken hem TRT, hem de Hadise'nin menajerinden basın açıklaması geldi. Şort krizinin doğru olmadığını, sadece bazı sahnelerle ilgili problem olduğunu, klibin henüz son haline kavuşmadığını söylüyor iki taraf da. Konuyu yumuşatmaya çalışıyorlar anlaşılan...  
Sorun şu ki; minik bir şortun içindeki poposunu ekrana dönüp dönüp, 'Düm Tek' diye attırdığı klibi izleyen TRT yöneticileri, Hadise'nin şeklini şemalini fazla 'erotik' bulmuş. Kriz konusunun şortla ilgisi olmadığı da pek inandırıcı değil. Çünkü klipteki en seksi sahne, beyaz şortlu yakın plan Hadise poposu!
Son hali yakında ortaya çıkar klibin ama görünüşe göre iki seçenek var:
BİR: TRT, içinde bulunduğu trend gereği açılımlarına bir yenisini, 'şort açılımı'nı ekleyecek; böylece Hadise'nin güzel hatırını kırmamış olacak.
İKİ: Hadise, TRT'ye taviz verecek. Şortun üstüne şifon bir şalvar falan giyip, durumu kurtaracak.
Dileğim, birincinin olması. Fakat korkarım, 'Düm tek' diye bir sağa bir sola attırmak yerine el çırpmasını falan isteseler bile, bir şekilde uyum gösterecektir Hadise. Zira, 'Kıyafet konusunda anlaşamasaydık bu iş olmazdı' dediği günlerden bu yana çok zaman geçti. Bu coşkulu sevgiye çok alıştı ve 'Türkiye'nin kızı' olmayı çok sevdi Hadise... Kıyafet polemiği yüzünden caaanım arabanın bal kabağına dönüşmesine seyirci kalmayacak; masalın burada bitmesine razı olmayacaktır.
Genç yaşında, işini bu ciddiyet ve profesyonellikte yapmayı başaran bu hırslı kız, ayakları kan revan içinde kalacak olsa bile ne yapıp edip             o 'cam'dan ayakkabıyı giyecektir...
***
Umarım TRT'ye şu soruyu sormamıza gerek kalmaz önümüzdeki günlerde: Kuzum bunun kapalısı zaten vardı... Madem aşırı buluyorsunuz tarzını tavrını, ne diye 'Hadise Hadise' diye tutturdunuz? En seksi kadını almak için can atan, ama evlenince yakasını yırtmacını bir türlü rahat bırakmayan kocalar gibi davranmak yakışıyor mu devletin televizyonuna?

Sevgili günlük - 2
BEŞ mitingli ve yapyağmurlu bir pazar günü... 24 katlı meşhur bir plazanın çatısına tırmanıyorum. İn cin top oynuyor binada. Çekimlerine yeni başlanan 'Masumlar' dizisinin, terasta kurulu setine ulaşıyorum sonunda.
Monitörün başında ünlü yönetmen 'O'... Kameranın karşısında 'Güneşi Gördüm'deki doğum sahneleriyle herkesleri kendine hayran eden güzel oyuncu 'D'... İstanbul 'lego kent' gibi görülüyor buradan... Yağmur, bütün renkleri silmiş. Seçim otobüslerinden yayılan anonslardan başka ses yok koca şehirden. Kapişonumu burnuma kadar çekip, yönetmen 'O'nun yanındaki tabureye ilişiyorum... Yeni bir erkek oyuncuyu daha şöhretle tanıştırmaya hazırlanıyormuş... Bu yönetmen bunu hep yapıyor... 'Kurtlar Vadisi'nin fenomen karakteri 'P' de onun keşfi...  'Kriz, bütçeleri çok vurdu mu?' diye soruyorum... 'Feci' diyor, 'Yüzde 40'lara vardı düşüş'... 'Karlı bir iş değil artık dizi yapmak'... 'Baksana şu eziyete' diye gösteriyor 'O'...
O sırada 'boom' mikrofonu tutan sesçi, üstüne çıktığı takozda dengesini kaybedip yere yuvarlanıyor, başrol oyuncusu 'D' soğuktan tir tir titriyor ve gözyaşı akıtması gereken bir sahnenin 5'inci tekrarı için yeni baştan ağlamayı bekliyor. Hile hurda yok, esastan ağlıyor. 'Kestik' diyorlar, duruyor... 'Oyun' diyorlar, ağlıyor... O ara biri elime küçük bir kağıt veriyor ve listeden yemek seçmemi söylüyor... Nasıl da açım...
Plastik bardakta mercimek çorbası... Yağ, limon ve tuz yüzü görmemiş birer tutam havuç, turp ve kırmızı lahana... Yanında da şehriyeli pilav... Merdiven altına bir tabure atıp, 'Slumdog Millionare'deki ayağı çıplak başı kabak çocukların iştahıyla yiyorum set yemeğini...

BİLGELİK:Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirlerini incelemesi için Shakespeare'e gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:
Dostum! Siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın...