AKŞAM GAZETESİ | Hüsnü Mahalli | 2009-04-09
Yerel olmasına karşın kampanya, genel seçim havası içinde sürüyor. Yerel bağlamda adayların önemli olmasına rağmen herkes genel olarak Başbakan Erdoğan, CHP Lideri Baykal ve MHP Lideri Bahçeli arasında süregelen gergin tartışmaya kilitlenmiş durumda.
Elbette diğer parti liderlerinin söylemleri önemli ama seçimin kaderini belirleyecek ilk üç parti bu partiler oldukları için herkes sonuçları bu açıdan merak edip önemsiyor.
Oysa seçim sonuçları başka nedenlerden dolayı da çok önemli.
1- Yerel olmasına rağmen Baykal, Bahçeli ve medya seçime bir referandum niteliği kazandırdı. Yani AK Parti 2007 seçimlerinde aldığı oy oranını yakalamazsa başarısız sayılacak ve böylece yeni bir tartışma başlayacak. Bunun farkına varan Başbakan Erdoğan gecikmeli de olsa 2004 seçim sonuçlarının kriter alınacağını söylüyor.
2- CHP ve MHP, Cumhuriyet'in başkenti Ankara'ya yüklenerek AK Parti'ye önemli bir darbe vurmayı hedefliyor ve Erdoğan'ın moralini bozmak istiyor.
3- İzmir ise farklı bir çatışma alanı. AK Parti bütün gücü ile buraya yüklenmiş durumunda. AKP'nin, CHP ve 'laiklerin kalesi' olarak bilinen bu kenti alıp almayacağı belli değil ama burada alacağı oyun 2007'de aldığı oydan ne kadar fazla ya da az olacağı önemli .
4- Konya ise önemli başka bir kent. Burada gerçek çekişme AK Parti ile Saadet Partisi arasında. Saadet'in kazanması veya oyunu ciddi bir şekilde artırmasının iki önemli mesajı olacak:
Numan Kurtulmuş'un başarısı ve Saadet'in 2012 seçimlerinde AK Parti'yi sıkıştırabilme olasılığı.
5- Saadet'in Türkiye genelinde %5-6'yi geçmesi ise genç lider Kurtulmuş ve parti için 2012 seçimleri açısından çok şey ifade edecektir.
6- Gelelim AKP'nin manevi ve psikolojik kalesi İstanbul'a. Herkes bu kentteki sonuçları merak ediyor.
Elbette Kılıçdaroğlu'nun kazanması çok büyük sürpriz ve bir o kadar önemli. Ancak kazanmasa da Kılıçdaroğlu'nın burada alacağı oy oranı CHP'nin geleceği açısından çok şey ifade edecektir.
Özetle; İstanbul ve Türkiye genelinde artıracağı oy ile CHP ve Genel Başkanı Baykal yeni ve parlak isimlerle Türk halkına kendini kabul ettirebileceğini anlayacak ve 2012 seçimlerine doğru, farklı stratejilerle hazırlanacaktır.
7- MHP ve lideri Bahçeli için önemli olan 2004'te kazanılan belediyeleri korumak ve 2007'de alınan oy oranını artırmaktır.
8- İçte ve dışta herkesin merak ettiği en önemli konu ise Güneydoğu'daki seçim sonuçlarıdır. Başta ABD, AB, bölge Kürtleri ve Türkiye'deki bazı çevreler DTP'nin 2004'te kazandığı belediyeleri koruyup koruyamayacağını merak ediyor. Başka bir ifade ile aynı çevreler bu bölgede etnik söylemci DTP ile devlet ve 'din' söylemli AKP arasındaki tarihsel karşılaşmanın sonucunu merak ediyor.
Diyarbakır ise bu merakın odak noktasında.
Hükümetin son aylardaki açılımları ile bu bölgede ve Diyarbakır'da Kürt seçmenlerin oyuna talip olan AK Parti, Kürt ve PKK sorununu çözmeyi planlıyor. Yani AKP; DTP'nin kontrolündeki belediyeleri ve özellikle Diyarbakır'ı alarak Türkiye'deki Kürtlere ve tüm dünyaya 'PKK paralelindeki DTP, Kürt halkını temsil etmiyor. Kürtlere AK Parti hükümetinin açılımlarını onaylıyor ve destekliyor' diyecek.
Bu söyleme direnen DTP ise var gücü ile elindeki belediyeleri korumak, Siirt, Van, Şanlıurfa, Mersin ve başka kentleri de kazanmak, 2007 oy oranını artırmak için bütün olanaklarını seferber etmiş durumda.
Osman Baydemir ise hem Diyarbakır hem de tüm bölgede DTP için büyük bir avantaj gibi gözüküyor ve AKP'nin kazanma şansını azaltıyor. Belki de bu durumu gören AK Parti, Diyarbakır'a asılmaktan vazgeçer gibi gözüküyor.
Belki de AK Parti 'DTP'li belediyeleri ve özellikle Diyarbakır'ı alırsak PKK yenilgiyi kabullenmeyerek dağdaki militanları ve sokaktaki Kürtleri kışkırtabilir, terörü yeniden tırmandırarak bölgedeki istikrarı bozar' diye düşünüyor. Böylesi bir durum hükümetin çok olumlu gelişen Bağdat, Erbil ve Washington diyaloğu ile PKK sorunun çözümüne dönük tüm çaba ve uğraşlarını olumsuz etkileyebilir.
Üstelik DTP ve PKK'nın bu diyaloğa sıcak baktığı, onayladığı bir sırada.
Ancak buna rağmen AK Parti ve hükümet Güneydoğu'da zafer kazanmış, genel olarak oylarını artırmış bir DTP'nin devlet ve dış güçlerle pazarlıklarında daha da sertleşebileceğini, şimdiye kadar gerçekleşen açılımları zorlayabileceğini düşünüyor.
Pazar gecesi ya da pazartesi sabahı tüm bu tespitlerin ne anlama geleceğini hep birlikte görecek ve şimdiki tablonun değişmemesi durumunda herkesle birlikte AKP'nin daha uzun bir süre iktidarda kalacağının işaretini almış olacağız.
Bu seçimden zaferle ya da kazançlı çıkacak bir AK Parti bundan böyle hiç kimseyi dinlemeyecek, kendi bildiği yolda kararlı, hırslı ve tavizsiz bir şekilde yürüyecektir.
Yok tersi olursa erken de olsa seçim sath-ı mailine girilir, iç ve dış politikada çok şey tartışılmaya başlanır.