AKÅžAM

Obama, mollaya elini uzatacak

20 Ocak'ta baÅŸkanlık koltuÄŸuna oturacak olan Barack Obama, radikal Sünni Taliban'dan kurtulmak adına bir türlü yenemedikleri Åžii İran'da Mollaların elini sıkıp onlarla birlikte bölgeyi dizayn etmeye çalışacak


Radikal Sünni Taliban'dan kurtulma ve Afganistan'da iÅŸleri yoluna koyma konusunda kararlı gözüken Barack Obama ve ekibi hiç tereddüt etmeden gerektiÄŸinde 'yılana bile sarılmayı' göze almayı düÅŸünmektedir. İşte bu nedenle Obama çevresinden sızan bilgilere bakılırsa önümüzdeki dönemde İran belki de bölgenin en önemli aktörlerinden biri olabilir. Yani ABD, İsrail ve müttefik Sünni Körfez ülkeleri için büyük tehlike oluÅŸturan Åžii İran'dan kurtulmak için Saddam'ı bu ülkeye saldırtan sonra 1996'da radikal Sünni ve Vahabi Suudiler ile Pakistanlıların desteÄŸindeki Taliban'ı Kabil'de iktidara taşıyarak Tahran'ı sıkıştırmayı planlayan Washington, ÅŸimdi bir türlü yenemediÄŸi Mollaların elini sıkarak onlarla birlikte bölgeyi dizayn etmeye çalışacak.
BaÅŸka bir ifade ile Mollalara farklı yerlerde farklı avantajlar saÄŸlamayı düÅŸünen Obama, Tahran'ın nükleer programı konusunda da çözümler üretmeyi ve böylece klasik müttefik İsrail'i de rahatlatmayı hedeflemektedir.
YoÄŸun bir Åžii nüfusun yaÅŸadığı Afganistan'da Tahran ile anlaÅŸabilecek bir Obama doÄŸal olarak Mollaların Irak'taki etkinliÄŸine göz yumacak ve belki de klasik yönteme baÅŸvurarak baÄŸnaz Sünni Suudiler ile müttefiÄŸi Sünni Körfez ülkelerini Åžiilik'le yola getirmeyi planlamaktadır.
Yani Obama, Büyük OrtadoÄŸu Projesi çerçevesinde kendi yandaşı Arap ve Müslüman ülkelerde demokrasiyi getirmeyi amaçlayan Bush'un son 8 yılda baÅŸaramadığını baÅŸarmak isteyebilir.
Çünkü Obama'ya göre Arap ve İslam alemindeki tüm radikal, baÄŸnaz, gerici ve karanlık ideoloji, akım ve örgütlerin kaynağı Suudi Arabistan'dır. ABD tarafından iktidara getirilen ve 30-40 yıl iktidarda kalmaları saÄŸlanan baÅŸta Mısır olmak üzere anti-demokratik ve dikta Arap yönetimlerden de hoÅŸlanmadığı ve 2002-2005 yılları arasında bu duygularını net bir ÅŸekilde yazan ve söyleyen Obama 'takiyeci ve pragmatik' Mollalarla kolay anlaÅŸabileceÄŸini hesaplamaktadır.
Böylesi tarihsel bir fırsatı kaçırmayacağı bilinen Mollalar ise Obama ile flört edebileceklerinin ilk iÅŸaretini ABD-Irak anlaÅŸmasına karşı koymamakla verdi.
Mollalar haziranda yapılacak baÅŸkanlık seçimlerinde radikal Mahmud Ahmedinecad yerine ABD ve Batı ile diyalogdan yana olan eski baÅŸkanlardan Rafsancani ya da Hatemi'yi seçerlerse o zaman Tahran ile Washington arasında yeni bir dönemden söz edebiliriz. Çünkü petrol fiyatlarının düÅŸmesi ile çok ciddi mali ve ekonomik kriz içine hızla sürüklenmesi beklenen İranlı Mollalar yeni OrtadoÄŸu'da hedef olmak yerine küçük manevralarla baÅŸrol oyuncusu olmayı tercih edebilirler. Önce nükleer programları Batı ile anlaÅŸarak bir çözüme kavuÅŸturulacak, Irak ve Afganistan'da söz sahibi olacak ve içeride Molların gücü ve egemenliÄŸi daha da pekiÅŸecek. Peki Mollalar özünde anti-emperyalist, anti-siyonist inanç ve ideolojilerinden vazgeçerek böyle bir pazarlığa girebilir mi?

İran çabaları darbe yer
ABD'de bazı çevreler ise Tahran ne yaparsa yapsın ona fazla dokunulmaması gerektiÄŸine inanır. Çünkü  bu çevrelere göre radikal İslamcı tüm teröristler sonuçta Sünni'dir ve Filistin'den dolayı giderek ABD ve genel olarak Batı'dan nefret eden Arap ve Müslüman ülkelerin insanlarının ezici çoÄŸunluÄŸu da Sünni'dir. Üstelik Åžiilerin de İsa'nın 12 havarisi gibi 12 imamı var. Ama ABD'de baÅŸka çevreler yani klasik Neo-Con'cular da ne olursa olsun Tahran'a mutlaka ders verilmesi gerektiÄŸine inanır. Onlara göre 30 yıl süreyle İsrail ve ABD'ye hizmet eden Åžah'ı deviren ve bölgedeki dengeleri ters yüz eden Mollalar ortadan kaldırılmalıdır. İşte bu nedenle bu çevreler Obama'nın İran'a yönelik olası açılımlarını engellemek için yoÄŸun bir çaba harcıyor.  Washington'dan gelen haberlere bakılırsa sözü edilen çevreler neredeyse baÅŸarmak üzere. Bunu saÄŸlayıp saÄŸlayamadıklarını önümüzdeki günlerde göreceÄŸiz. Ama BaÅŸkan Obama, İran dosyasını eski BaÅŸkan Clinton'ın OrtadoÄŸu Özel Temsilcisi ve İsrail yanlısı olarak bilinen Dennis Ross'a teslim ederse Washington'da hiçbir ÅŸey deÄŸiÅŸmeyecek demektir.

'Mollalar olmadan Obama baÅŸaramaz'
Irak'ta Amerikan iÅŸgali ile iÅŸbirliÄŸi yapan ama Lübnan'da ABD ve İsrail'e kafa tutan milyonlarca Åžii'yi harekete geçirebilecek güce sahip olan, baÅŸta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri ile ABD iÅŸgali altındaki Afganistan'daki Åžiileri kullanma ÅŸansı bulunan ve ABD'nin klasik düÅŸmanı Rusya'nın desteÄŸi ile hızlı bir ÅŸekilde nükleer bombayı üretme çabalarını sürdüren Mollaların Obama yönetimi ile masaya oturup oturmayacağı ya da masadan hangi koÅŸullarla kalkıp kalkmayacağı  önümüzdeki dönemin en önemli sorusu olacaktır.
Çünkü Obama kadar Mollalar da biliyor ki; Tahran'ın desteÄŸi olmadan Obama hiçbir alanda hiçbir baÅŸarı saÄŸlayamaz. BaÅŸka bir ifade ile İran'ın karşı koyması ya da problem yaratması durumunda ABD; Irak'ta, Afganistan'da, Lübnan'da ve Suriye üzerinden Arap aleminde hiçbir planını gerçekleÅŸtiremez ya da en azından bu planlarının maliyetini yaÅŸanan mali kriz döneminde karşılayamaz ya da karşılamakta çok zorlanır.
Afganistan, Irak ve Körfez ülkelerindeki Åžii nüfus kartı ile nükleer programını uygulamayı sürdüren ve Suriye ile birlikte Lübnan'daki Hizbullah üzerinden İsrail için büyük tehlike oluÅŸturan İran bunun bilincinde olarak ABD ile pazarlığında çıtayı hep yüksek tutacaktır.
Beyaz Saray'ın yeni patronu Obama ise kendi söylemlerine uygun olarak diyalog yolunu tercih ederek ABD'nin eski stratejik müttefiÄŸi Åžah'ın İran'ı ile anlaÅŸma zemini arayacaktır.

İRAN ETKİSİ MÜHİM
Bu çabasında sonuç almaması durumunda  Obama ülkesinin de içinde bulunduÄŸu ekonomik kriz ve Irak baÅŸarısızlığının psikolojik ezikliÄŸi içinde İran'a karşı ABD'nin  geleneksel politikalarını sürdürmek zorunda kalarak İsrail'in dediklerini yapacak ve bu ülkeye karşı yeni planlar uygulayacaktır.
İşte bu nedenle Obama öncelikli olarak Afganistan sorununu çözerek OrtadoÄŸu'da daha rahat manevra olanaklarına kavuÅŸmak istiyor. Afganistan'da rahatlamış ve dolayısıyla Hindistan-Pakistan dengesini kurabilmiÅŸ bir Obama doÄŸal olarak OrtadoÄŸu'nun iki temel sorununa daha kolay el atabilecektir. Çünkü her iki konuda yani Irak ve Filistin konularında İran'ın dolaylı ya da dolaysız rol ve etkisini herkes bilmektedir. Bunu bilen İran da taktik ve stratejik planlarını  ona göre hazırlamakta  ve geleceÄŸe dönük politikalarını belirlemektedir.
İran böylesi karmaşık iliÅŸki ve hesaplarla Irak ve Afganistan sonrası dönemin en karlı ülkesi olarak kendini herkese kabul ettirmeye çalışıyor. Böyle bir kabulden dolayı İsrail bile İran'a yönelik tehditlerini uygulayamadı ve Tahran'ın nükleer bomba sahibi olma yolunu kesemedi. Çünkü Irak'ta zor durumda olan bir ABD, Tahran'ın Åžiileri kışkırtması ile bu ülkede ve dolayısıyla bölgede çok kayıplar vereceÄŸini bilir.
İsrail ise İran'ın nükler tesislerini vursa bile Tahran destekli Hizbullah füzelerine karşı koyamayacağını bilir. Temmuz 2006 savaşı bu gerçeÄŸi İsrail ve ABD'ye kanıtlamıştı.

Yarın: Obama ile Türkiye ne olacak?
Hüsnü Mahalli

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3