AKÅžAM

Hedef Sudan'ı parçalamak

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Darfur'da 'savaÅŸ suçu ve insanlığa karşı suç iÅŸlediÄŸi' iddiasıyla hakkında tutuklama kararı çıkarttığı Sudan Devlet BaÅŸkanı El-BeÅŸir'in ülkesi 30 yıldır emperyalistlerce parçalanmak isteniyor. HÜSNÜ MAHALLİ




ic
Uluslararası Ceza Mahkemesi geçen hafta aldığı karar ile Sudan Devlet BaÅŸkanı Ömer El-BeÅŸir'in tutuklanmasını istedi. Arap kökenli El-BeÅŸir, kendi ülkesinin kuzey batı bölgesinde yani Darfur'da yaÅŸamakta olan kendi dindaÅŸ ve ırkdaşı olan insanlara karşı 'soykırım' uygulamakla suçlanmaktadır.

Peki gerçek nedir?
Konuya özel ilgi gösteren Türk medyası ve bazı köÅŸe yazarları (ABD, İsrail ve Avrupa'dan daha az) her nedense Darfur gerçeÄŸini Türk halkına anlatmak yerine BaÅŸbakan ErdoÄŸan'a saldırmayı tercih etti. Onlara göre; Gazze'de İsrail katliamlarına karşı çok sert tepki gösteren ErdoÄŸan her nedense soykırım yapmakla suçlanan radikal İslamcı El-BeÅŸir'e destek veriyor.

Kısa notlarla bakalım...
Sudan denilen ülke 2.5 (Türkiye'nin üç katı) milyon kilometrekare yüzölçümü ile Afrika'nın en büyük ülkesi. 1956'da bağımsız olan bu ülke dünyanın en verimli topraklarına, hayvancılık potansiyeline ve baÅŸta petrol, uranyum ve bakır olmak üzere birçok yeraltı zenginliklerine sahip. Emperyalist ülkeler için çok önemli 9 ülkeye sınır olan Sudan aynı zamanda herkes için stratejik öneme sahip Kızıl Deniz'i de kontrol ediyor. Tüm 'Kara Afrika' halklarının anti-emperyalist, anti-sömürgeci ve anti-siyonist mücadelesine hep destek veren Sudan, doÄŸal olarak bu güçlerin nefretini kazandı. İntikam yemini eden bu ülke ve güçler son 30 yıldır Sudan'ı parçalamak için ellerinden gelen her ÅŸeyi yaptı.

Ocak 2005'te merkezi Sudan yönetimini güneydeki ayrılıkçı güçlerle federalizm konusunda anlaÅŸmaya zorlayan Batılı güçler bu ülkeyi 5 ayrı devletçiÄŸe ayırmak için yoÄŸun çaba harcadı, harcıyor.


ÖrneÄŸin; yüzölçümü 700 bin kilometrekare olan güney eyalette yaÅŸayan 2.5 milyon insanın %17-18'i Hıristiyan olmasına karşın Batılı ülke ve güçler bu eyalette Hıristiyan bir devlet kurmak için her türlü pis oyunu oynamaktadır.
Son bir yılda AB üyesi ülkelerden ve ABD'de bu eyaleti ziyaret eden bakan sayısı 23. Bölgeye çok yoÄŸun bir Hıristiyan ve Yahudi misyoner akını var. Amaç 2011'de yapılacak ‘ayrılma' referandumunda Hıristiyan sayısını artırmak. Çünkü eyalet nüfusunun % 17-18'i Müslüman, geri kalanlar ise ateist. Üstelik bu güney eyaleti Etiyopya, Kenya, Uganda, Kongo ve Orta Afrika gibi çok önemli ülkelere sınır ve yemyeÅŸil bir bölge. Topraklarının %40 otlaklık, %30 tarıma elveriÅŸli, %23'ü ormanlar ve %7'si yüzeysel su alanları ile kaplı. Bu eyaletin 2011'de Sudan'dan ayrılma kararı alacağına kesin gözü ile bakılmaktadır.

2003'e gelindiğinde işler karışmaya başladı
Kuraklığın ağır bir ÅŸekilde hissedilmeye baÅŸlandığı (BM raporları ve Genel Sekreter Ban Ki Moon'a göre çatışmaların baÅŸlama nedeni  kuraklık) bu bölgede su ve mera konusunda sıcak çatışmalar yaÅŸanmaya baÅŸlanır. BaÅŸta İsrail ve ABD olmak üzere Batılı emperyalist ülkeler de hemen devreye girerek grupları birbirine karşı kışkırtır. Bu güçler ne pahasına olursa olsun Çin ile yakın iliÅŸki kuran stratejik konumdaki Sudan'ı parçalamayı kafaya koymuÅŸtu. Onlara göre 1989'da askeri darbe ile iÅŸbaşına gelen Sudan yönetimi baÅŸta El-Kaide olmak üzere radikal İslamcı gruplara destek veriyor. Bu nedenle de ABD; Bin Ladin'in sahibi olduÄŸu ve kimyasal silah ürettiÄŸi iddia edilen baÅŸkent Hartum'daki  ilaç fabrikasını bombaladı (1998) ve Sudan'a karşı uluslararası ambargo uygulanmasını saÄŸladı.


DIÅž GÜÇLER DEVREDE
Bu arada gruplar arasında su ve otlaklıkların paylaşımı nedeniyle baÅŸlayan çatışmalar dış güçlerin de kışkırtması ile siyasal bir içerik kazanıyordu. Ayrılıkçı bir söylemle giderek yayılan bu çatışmaların durdurulması amacıyla merkezi hükümet 'Cencevid' denilen ve güneydoÄŸudaki koruculara benzeyen grupları kullanmaya baÅŸladı. Yani bir tarafta İsrail, ABD ve Batılı güçlerin desteklediÄŸi ayrılıkçı Müslüman ve ateist gruplar, öbür tarafta devlet destekli Cencevid milisler.


Çok farklı, çeliÅŸkili, abartılı bilgi ve rakamlar olmasına karşın bu çatışmalarda son beÅŸ yılda yaklaşık 40 bin insan öldü, yaklaşık 2 milyon da bölgeden kaçarak komÅŸu ülkelere sığındı. Bunu fırsat bilen ABD destekli Kofi Annan, Ekim 2004'te özel bir komisyon oluÅŸturulmasını kararlaÅŸtırdı ve bu komisyonu Darfur'a gönderdi. Böylece emperyalist ülkelerin Sudan'a yönelik ikinci parçalama operasyonu baÅŸlıyordu. Geçen hafta Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kararı bu çabanın en önemli halkalarından biridir. Yani emperyalist ülkeler ve yandaÅŸları, baÅŸta Afrika olmak üzere dünyanın dört bir yanında iÅŸledikleri ve iÅŸlettikleri cinayetleri unutarak bir kez daha ne denli ikiyüzlü ve çifte standartlı olduklarını kanıtladılar. ÖrneÄŸin; milyonlarca insanın sokaklarda öldürüldüÄŸü Ruanda, Brundi, Uganda, Nijerya ve benzeri Afrika ülkeleri için kılını bile kıpırdatmayan emperyalist ülkeler, İngiltere BaÅŸbakanı Tony Blair'in dediÄŸi gibi bu katliam görüntülerini magazin haber olarak izliyordu.

Hollanda Barış Gücü'nün Sırpların Bosnalılara karşı katliamlarını, Çeçenistan'da Rusların vahÅŸetini, KarabaÄŸ ve çevresindeki bölgelerde Ermenilerin Azerilere karşı saldırılaları ve herkesin vicdanını sızlatan İsrail'in Filistin'e karşı 60 yıldır sürdürdüÄŸü soykırım ve vahÅŸeti görmezlikten gelen ve İsrailli yöneticilerin yargılanmaktan kurtulması için kendi yasalarını bile deÄŸiÅŸtiren emperyalist ülkeler Sudan için timsah gözyaşı dökmeyi marifet sanıyor.

İNGİLTERE İŞGAL ETTİ
Yaklaşık 6 milyon insanın yaÅŸadığı 550 bin km, alana yayılan Darfur güneyden farklı olarak kurak bir bölge. Petrol, uranyum, bakır ve benzeri önemli yeraltı doÄŸal zenginliklere sahip. 1821'de Mehmet Ali PaÅŸa Darfur'u Sudan ile birlikte Mısır'a ve dolayısıyla Osmanlı'ya baÄŸlamıştı. Çok dindar ve kültürlü insanların yaÅŸadığı Darfur'da insanların yarısından fazlası Kuran'ı ezbere bilmektedir. 11 Åžubat 1914'te Osmanlı Sultanı'nın cihat çaÄŸrısı üzerine Darfur Sultanı Ali Dinar, binlerce Darfurlu ve Sudanlı'yı Anadolu'ya gönderir. Bu insanların torunları hala İzmir, Adana, Tarsus, Mersin ve Ege'nin çeÅŸitli yörelerinde yaÅŸamaktadır. Sultan Dinar'ın tavrına kızan İngilizler 1916'da Sudan'ı iÅŸgal ettiklerinde ilk iÅŸ Dinar'ı tutuklayarak topraklarını Sudan'a kattılar. 40 yıl süre ile Sudan ve Darfur'u iÅŸgal altında tutan İngilizler çekildiklerinde buralarda çok karmaşık sosyal, ekonomik ve siyasi bir yapı bıraktılar.


ÖrneÄŸin Darfur'da yaklaşık 1000 kabile yaÅŸamaktadır. Bu kabilelerden Arap kökenli olanlar genellikle tarım ile uÄŸraÅŸmaktadır. 'Kara Afrika' kökenli olanlar hayvancılıkla uÄŸraşıyor.

Yarın: Emperyalist ülkeler bunu neden yapıyor?

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3